m

m
@zeowieg
16 okur puanı
Temmuz 2022 tarihinde katıldı
görüntülerin mantığı neden ibarettir? Bulut bulut sigara dumanlarıyla oluşan, sıra sıra belirtilerden ibaret şüphesiz. tesadüf! bu dünyanın en derin ritmi ve şiirin ruhudur tesadüf. ey benim tatlı tesadüf yaratığım! şu benim sessiz, mütevazı, sıradan yaşayışım bile, gündelik hayatın ufak tefek, bin bir şeyiyle örülmüş bir pindaros şiiridir. gündelik hayat! gündelik ekmeğimizi bugün ver bize! alelade günün ufak tefek bin bir şeyini bağışla bana, tanrım! ne büyük acılar ne de büyük sevinçler öldürür insanları; bu yüzden bu acı ve sevinçler, küçük küçük değersiz şeylerden oluşmuş muazzam bir sisle sarılı gözükürler. evet, işte hayat dediğin; bir sis olup olacağı! hayat bir sistir.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"o harap halinde bile, benim azabım fazlaydı seninkinden. çünkü pişmanlığın zehirli iğnesi, yaralarımı sızlatmayı sürdürecek; ölüm bu yaraları ebediyen kapatıncaya dek. fakat yakında öleceğim," diye bağırdı, kederli ve ağırbaşlı bir şevk içinde, "şu an hissettiklerimi hissetmeyeceğim artık. çok geçmeden, bu yakıcı acılar sona erecek. cenaze ateşimin odunlarını muzafferane dizecek, alevlerin işkencesini bir zafer sevinciyle çekeceğim. o büyük yangının ışığı sönüp gidecek; küllerim rüzgârla denize savrulacak. ruhum huzur içinde uyuyacak ve eğer düşünürse, elbet böyle olmayacak düşünceleri. elveda."
Ah Frankenstein, herkese hakkınca davranıp sadece beni ayaklar altına alma. senin adaletini, hatta merhametini ve sevgini en fazla ben hak ediyorum. senin yaratığın olduğumu unutma. adem'in olmam gerekirken, düşkün melek oldum; hiç günahım yokken sevinçten mahrum ettin beni. her yerde eksiksiz bir mutluluk görüyorum; bir tek ben telafisi imkansız biçimde bu mutluluğun dışına itilmişim. iyilikseverdim, güzel huyluydum, acılar yüzünden bir ifrite döndüm. beni mutlu edersen, yine erdemli olurum.
yapısı böyle tuhaftır ruhlarımızın: başarı yahut yıkımla aramızdaki bağ bu kadar zayıftır. geriye bakınca bana öyle geliyor ki, heveslerim ve arzularımda gerçekleşen âdeta mucizevi değişim, hayatımın koruyucu meleğinin anlık telkiniydi; esirgeyici ruhun, daha o zamandan beni kuşatmak üzere yıldızlarda asılı bekleyen fırtınayı engellemek için harcadığı son çabaydı. kazandığı zafer, eskimiş ve son zamanlarda bana azap çektiren çalışmalardan vazgeçmemi takip eden sıradışı bir sükûnet ve ruh huzuruyla kendini duyuruyordu. kötülüğü bu çalışmaları sürdürmekle, mutluluğu onları hiçe saymakla ilişkilendirmem böyle oldu. iyiliğin ruhu çok çabalamıştı, fakat çabası boşa gitti. kader çok kuvvetliydi ve değişmez yasaları benim mutlak, korkunç yıkımımı hükme bağlamıştı.
ama henüz gideremediğim, yokluğunu en yaman musibet olarak hissettiğim bir ihtiyacım var: dostluktan yoksunum margaret. başarı tutkusuyla yanıp tutuşurken, çoşkumu paylaşacak hiç kimsem yok. hayal kırıklığı üzerime hücüm ettiğinde, hiç kimse kederimi hafifletmeyecek. düşüncelerimi kağıda dökeceğim gerçi; ama kağıt, duyguları iletmek için kifayetsiz bir araç. benimle gönüldeşlik kuracak, gözleriyle bana yanıt verecek bir insanın dostluğunu arzuluyorum.