0'dan başlamak için bütün 1'lerini feda eder miydin?
10/10
·522 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 02:26
__"Sıfır'ı değersiz gördü insanoğlu. Oysa her şeyi değiştiren tek şey, sıfır. Canını yakan o enkazı yıkmak mı istiyorsun? Trilyonlarca acına 'BİR' de sonra 'SIFIR' ile yık o binayı. Artık hiçbir bir'in önemi olmaz. Geçmişlerimiz her ne kadar kirli olursa olsun, ruhumuza sıfr'ı karıştırıp silik bir beyaz nokta olacağız hepimiz. Yeniden, her güne yeni bir unutla Yergahva'da uyanacağız..." -ZERO__ Beyza Demirkubuz'un kaleminden muhteşem bir hikaye; Zer0 (Zerziro) Ülkenin gölgelerde yetiştirdiği Birinci birimin en gözde askeri 'Turna' ile başlayan macerada, altyapısı zekice kurgulanmış muhteşem bir bilim kurgu romanı okudum diyebilirim. Kitap bütünüyle 'ilahi bakış açısı' ile karşılıyor bizleri. Her bir karakterin zihnine aynı anda girebiliyoruz bölüm içerisinde bu beni hikayeye bağlayan en önemli şeylerden biri oldu diyebilirim. Bölümler toplam 32 Bölüm fakat asıl bilim kurgu benim için 12. bölüm ve sonrasında başladı. Aşırı pozitif bir hikaye arıyorsanız başka kitaba bakabilirsiniz ama zer0; duygusal, psikolojik, travmatik bir yapı sunuyor bizlere. Aynı şekilde aşırı smut ve romantik sahneler de beklememeniz şiddetle tavsiye edilir, sonuçta bu kitap bir darkromance değil. Hikayede birkaç açıdan farklı türde kötü karakter barındırıyor. Birkaç bölüm önce üzülüp, gözyaşı döktüğün kişi bile aslında kötü biri çıkabilir! Romanın genelindeki o tekinsiz hava gerçekten beni kendisine çeken detaylardan... (Ama illa birini kötü karakter olarak başa koy derseniz o kişi kesinlikle EKREM DAĞHAN'dır. Adamı resmen sayfalardan çıkarıp boğmak istedim.) Betimleler muazzam, hikaye muazzam, kurgu muazzam... Kelimelerim yetersiz kaldı ciddiyim. Uzun zamandan beri Türk yazar tarafından kaleme alınmış, sağlam temelli bir bilim kurgu okumamıştım vallahi ilaç gibi geldi.
1000Kitap
Zer0Beyza Demirkubuz · Morva Yayınları · 20267 okunma
8/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 09:20
Zero adlı bir hacker grubu dronlarla ABD Başkanının mahremiyetine girerek kişisel bilgilerin ‘veri sülükleri’ adı verdikleri şirketler ve kamu kuruluşları tarafından kullanılmasına dikkat çeker. CIA içinde oluşturulan gizli bir grup hemen Zero’yu bulma çalışmalarına başlar. Londra’da Daily gazetesinde çalışan dijital dünyaya mesafeli Cynthia Bossant ve diğerleri Zero’yu avlamak için kullanıcıların da katıldığı interaktif bir av başlatma konusunda teklif alırlar. Dünyadaki 4 milyardan fazla insanı dijital kullanıma göre sıralayıp rekabet ortamı yaratan çoklu uygulamaya sahip bir platform Freemee kullanıcıların kendi isteğiyle verilerini sattığı bir sistem yaratıp onları manipüle etmeye başlamıştır bile. Bundan rahatsız olan Cynthia ve kızının arkadaşı Freemee kullanıcısı Eddie de farkında olmadan şirketin hedefi olurlar. Artık av sadece Zero değildir; Cyn ve Eddie için de yaşam mücadelesi başlamıştır. Kitap 2014’de yazılmış, günümüze ve geleceğe dair teknolojik öngörülerle dolu; büyük bir kısmının da gerçekleştiği söylenebilir. Dijital dünyanın gerçek yaşamın yerini alması ve insanların özgürlükten çok rahatına düşkün oluşu, maddi kazanç için kişisel verilerini satması gözler önüne seriliyor. Kitapta Freemee’nin Devlet Güvenlik kurumları ile işbirliği yapmaya karar vermesi son günlerde şahit olduğumuz Open AI haberlerini hatırlattı. Temponun hiç düşmediği sürükleyici bir roman ama çeviriyi beğenmedim ki Almancadan çevirilerde bunu çok yaşıyorum.
ZeroMarc Elsberg · Pegasus Yayınları · 201720 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 134. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 15:31
Agatha Christie’nin “Sıfıra Doğru” (Towards Zero) romanı, kader, tesadüf, insan psikolojisi ve “cinayetin başlangıç noktası” fikri etrafında dönen, zekice örülmüş bir polisiye. Romanın adı boşuna değildir. Her bölüm, okuyucuyu “sıfır noktasına” biraz daha yaklaştırır. - Küçük tartışmalar - Eski defterlerin açılması - Yanlış anlaşılmalar - Bastırılmış duygular Hepsi birer “geri sayım” basamağıdır. Christie bu romanda klasik “katil kim” yapısını ters yüz eder. Hercule Poirot ya da Miss Marple yoktur; odak, cinayetin neden ve nasıl başladığıdır. - Cinayet, olay anında değil, çok daha önce başlar. - Karakterlerin geçmişleri, ilişkileri ve kırılma anları “sıfır noktasına” doğru ilerleyen bir çizgi oluşturur. - Christie, polisiye türünde nadir görülen bir şekilde, “kader” ve “zaman” kavramlarını merkeze alır.
Agatha Christie
Sıfıra DoğruAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20221,698 okunma
10/10
·522 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
Merhaba kitap dostlarım Bugün sizlere kalemiyle yeni tanıştığım Beyza Demirkubuz'un zer0 kitabıyla geldim. Bu kitapta en çok hissettiğim şey aslında bir başlangıç hikâyesinin ne kadar ağır olabileceğiydi.Yergâhva öyle sıradan bir şehir değil;birinin umutla,sabırla,adeta kendinden parça kopara kopara kurduğu bir yer.Ama ne kadar emek verirsen ver bazen tek bir şüphe her şeyi altüst edebiliyor ya işte tam olarak o hissi çok derinden veriyor.Karakterin omuzlarındaki yük gerçekten kolay değil.Kendi için değil kardeşi için mücadele etmek zorunda oluşu insanın içine dokunuyor.Çünkü bazı savaşlar vardır kaçamazsın istemesen de içine çekilirsin.Ve o görünmez zincirler aslında hepimizin hayatında biraz var gibi.Zero,Zer ve sıfır kavramı sadece bir gizem değil bana göre insanın kendi içindeki boşlukla yüzleşmesi gibi.Bazen sıfırdan başlamak umutken,bazen de her şeyin silinmesi demek. Bu ikilem çok güzel işlenmiş.Kitabın en sevdiğim yanı ise o ince çizgiyi hissettirmesi oldu.Doğruyla yanlış,umutla umutsuzluk,varlıkla yokluk arasında gidip geliyorsun.Okurken sürekli “acaba şimdi ne olacak?” diye düşünüyorsun ama bir yandan da karakterin iç dünyasında kayboluyorsun.Kısacası bu hikâye sadece bir şehir ya da bir görev değil biraz kader,biraz mecburiyet,biraz da insanın kendini bulma yolculuğu gibi.Ve gerçekten okuduktan sonra insanın aklında tek bir cümle kalıyor. “Bazen her şey sıfırdan başlar…ama o sıfır, sandığımız kadar boş değildir.”
Zer0Beyza Demirkubuz · Morva Yayınları · 20267 okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
The Guardian gazetesini okurken geçenlerde Zadie Smith bir söyleşi yazısına denk geldim. Kendisi konuşmasında, 'En son ne zaman erkek yazar okudum hatırlamıyorum... Ölmüş erkek yazarları çok tartıştık ve konuştuk artık,' demiş. Sonra gidip kitaplığıma baktım; ne kadar kadın yazar, ne kadar erkek yazar var? Daha önce bu açıdan bir ayrım yapmamıştım, okuduğum sadece 5 kitap vardı. Hep erkek yazarların gözünden bakmıştım kadınlara. Yazarları 'iyi' veya 'kötü' olarak ayırmıyorum ancak hiçbir kadın yazarın perspektifinden bakmamıştım dünyaya. Sonrasında kendimden utandım ve birkaç kitap daha aldım . Bu kitapla o dönem karşılaştım; yazarın kendisini zaten 'Middle East, Middle East of whom?' videosundan tanıyordum. Biyografisini okuyunca daha detaylı ve derinden incelemek istedim. Nawal El Saadawi dünyaya ne diyordu? Kitabın İngilizcesi Pdf hali mevcut internetten aratabilirsiniz. Toplumsal konular; özellikle siyaset, eşitsizlik ve cinsiyet meseleleri ilgimi çekiyorken, bu merakı beslemek adına ülkemizin komşu ülkelerini tanımaya ve anlamaya başladım. Çünkü kendi kültürümün bağlantıları da oralardan geliyor. Bizimle %60 oranında ortak kültür paylaştığımız bu ülkelerde din ve cinsiyet rolleri nasıl yaşanıyor? Örneğin, 2008 yılına kadar genital mutilasyon (kadın sünneti) Mısır'da yasal bir uygulamaydı. Böyle bir toplumda kadın olmanın çok daha zor olduğuna eminim. Kendimizi 'liberal(!)' olarak nitelendirdiğimiz toplumumuzdan farklı ama benzer kültürlere sahip toplumlardaki kadınların neler yaşadığını ve bu konunun nerelere vardığını merak etmiştim. Kitap, inanılmaz güzel betimlemeleriyle beni gerçekten içine çekti ve sarıp sarmaladı. Başkarakter Firdevs'i (Firdaous) düşünmeden edemiyorum. Aslında kitap sonunda erkeklere nefret aşılamıyor; aksine erkeklere karşı bir nefret
Woman At Point ZeroNevâl El-Seddavi · Zed Books · 201526,3bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 28. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 23:08
Kitap Jung’un yazığı arkaik insan makalesiye başlıyor. makalede ilkel insanın dünyaya bakış ele alınır . Jung makaleyi yazarken kitaplara gömülüp teoriler üretmemiştir. İlkel insanı bizzat kendi gözlemek için modern topluma az iletişimde olan yerleri ziyaret etmiştir . Afrika’da kabilerin; ritüellerini , rüyalarına verdikleri önemi , dünya bakış açasını derinlemesine incelemiştir. Peki bu ilkel insan kim? Uygar insan ile arasındaki farklıklar nelerdir ? İlkel insan kendi başına gelen ölüm , doğa olaylarını kontrol edilmeyen bir güç Tarafından yapıldığına inanır ,çevresinde gelişen olaylara “bunun bir anlamı var mı? Bu Ne anlama geliyor?” Diye sorarken uygar insan ise bu olayları neden-sonuç ilişkisinde inceliyor onlarda çevresinde gelişen olaylara “ bu nasıl oldu? Neden oldu?“ şekilde düşünmeye, sorgulamaya , olayları çözmeye çalışır. Jung makalesinde uygar insan ile ilkel insanı karşılıklı olarak ele aldığı için Aralarındaki farklıkları görebiliyoruz. Bizim anlam arayışımız neden- sonuç ilişkisinde olduğundan, Jung rasyonalist bir dünyaya evrimleştiğimizi söyler. Ama zihnimizin derinliklerinde bir yönümüz hala ilkel insan gibi davrandığında belirtir. Kitabın aslında ana konusu birey ve kitle diyebilirim . Kitlerin büyüdükçe insan kendi önemsiz biri olarak göremeye başlar. Karar yetsini kitlere bırakır. Kendi benliğinden uzaklaşır . Jung işte burda tehlikenin başaladığını vurgular . Çünkü insanın kendi içindeki karanlık dışardaki silahlardan daha tehlikelidir. Birey yalnızken daha kibar ve nazik olabilir ama kitlerin içindeyken birsel sorumluk azalacağında karanlık yüzünü serbest bırakır. Arkadaş çevremizde karşılaşmışsınızdır topum içinde farklı bireysel farklı davran insanlara… Kitlerin ne kadar tehlikeli olabileceğini başka bir örnekle göstermek
Keşfedilmemiş BenlikCarl Gustav Jung · Barış İlhan Yayınevi / Psikoloji Dizisi · 20132,753 okunma