“Allah birdir ammaa, kapısı bin… Kul sıkışmazsa Hızır yetişmezmiş. Gamlanma Seyfali gamlanma, hangi günü gördün akşam olmamış? Kaç geceyi gördün sabaha varmamış?”
Bir dağ başıymış, uçsuz bucaksız Kafdağlarının başıymış. Silme bir karanlık varmış, kurşun bile geçmezmiş. Yolcular yollarını şaşırmışlar. Hiçbir yerden bir damla ışık sızmazmış. Kafdağları gümbürdüyor, hiç de sabah olmuyormuş. Haramiler yolcuları kovalıyormuş, gelmişler, başlarını karanlık duvarına çarpmışlar. Yaa, çarpmışlar işte. Tam bizim gibi olmuşlar. Yığılmışlar bizim gibi.
İşte o karanlığın üzerine bir top ışık düşmüş.”