"İşte erkekler! derdi, asla memnun değildirler, artık sevmemek isterlerse bütün düşüşün, bıkkınlığın suçlarını kadınlara yüklemek için çare bulduktan sonra sevmemek suçunu da onlara bırakmak için zavallıları aşağılayacak şeyler ararlar."
Bu kitap bende çok derin bir etki bırakmadı. Yozo’nun iç dünyası, yalnızlığı ve karanlığı çarpıcıydı ama okurken karakterle güçlü bir bağ kuramadım. Hikaye insanın kendine yabancılaşmasını ve hayata tutunamamasını anlatıyor; bu yönüyle düşündürücü. Ancak atmosferi bana zaman zaman fazla ağır ve bunaltıcı geldi. Bazı cümleler akılda kalıcı olsa da genel olarak çok sevdiğim bir kitap olmadı. Yine de insan psikolojisini farklı bir pencereden göstermesi bakımından okunmaya değer bir deneyimdi.