Dolayısıyla yazmış olduğum bir düzine kitap arasından, bana
hiçbir zaman ün sağlamayacak şekilde isimsiz olarak yayınlanmasını amaçladığım bu kitabın böylesine bir başarı kazanması
benim açımdan garip ve dikkate değer bir olaydır. Bu nedenle
Avrupa ve Amerika’daki öğrencilerime tekrar tekrar aynı uyarıda
bulunuyorum: “Başarıyı amaçlamayın. Bunu ne kadar amaç haline getirip bir hedefe dönüştürürseniz, kaçırma olasılığınız da o kadar artar. Çünkü mutluluk gibi başarının da peşinden koşamazsınız; kendisi ortaya çıkmalı, kendisi oluşmalı ve sadece kişinin, kendinden daha büyük bir davaya kişisel adanışmışlığının bir yan etkisi olarak ya da kişinin kendini başka birine
bırakışının bir yan ürünü olarak oluşmalıdır. Mutluluğun
kendiliğinden olması gerekir, aynı şey başarı için de geçerlidir:
Ona aldırış etmeyerek, kendi kendine olmasına izin vermeniz
gerekir. Bilincinizi dinlemenizi ve bilginiz dahilinde bilincinizin
sizden yapmasını istediği şeyi yerine getirmek için elinizden ge
leni yapmanızı istiyorum. O zaman, uzun vadede — uzun vade
de diyorum!— başarı sizin peşinizden gelecektir, çünkü başarıyı
düşünmeyi unutmuşsunuzdur.”