Öyle bir yaşta idim , öyle bir mizaçta idim ve çocukluğumda o kadar az oyun oynamıştım ki, yalan bana suçların en ağırı gibi geliyordu; ve bir yalan söylendiği zaman insanların değil, eşyanın bile buna nasıl tahammül ettiğine şaşırıyordum
.
Ateş oldum
yanıp tutuştum kendi düşüncelerimden.
Niye bu katılık,bu güvensizlik,bu nefret?
Derisini değiştiremeyen yılan,kafasını değiştiremeyen insan ölmeye mahkumdur.
Sadece bir aptal sürekli taşlara ya da insanlara takılır.
Bazı sırlar vardır,yalnız dostlara anlatılacak.
Bazı sırlar vardır,dostlara bile anlatılmayacak.
Bazı sırlar vardır,kendimize bile açıklanmayacak.
Neyse doğrular ve yanlışlar yoktur,sadece yorumlar vardır.
Beni anlamıyorlar.
ben, bu kulaklara göre ağız değilim.