Zeynep Akbaş

Zeynep Akbaş
@zeynep_akbas
Çok gezer, çok okur, çok izler, çok yer, çok güler, çok sever, çok az umursarım... Bende böyleyim huyum kurusun...
Tıbbi Laborant Tıbbi Sekreter
önlisans
İzmir
istanbul, 26 Ağustos
16 okur puanı
Ekim 2021 tarihinde katıldı
Mutlu bir yaşam sürmek için ışıklı, aydınlık bir dünyaya çıkın; buraya uzanan yol bakın nasılda gözalıcı, gönülçelici ve nasılda kolay; gelişme, bu yolun adı gelişme, gelişme... Çevrenize bakın, izleyin, düşünün yaşamın tertemiz tatlarını, insanın iyi ve mutlu olabileceğini anlatan yazarlar var, onların kitaplarını okuyun. Evet, okuyun bu kitapları, çünki bu kitaplar insanın yüreğini sevinçle doldurur;yaşamı izleyin, yaşamı izlemek son derece ilginçtir; düşününüz, düşünmek çok çekici, sürükleyici bir şeydir. Evet, hepsi bu! Sizden ne bir şey vermeniz, ne bir şeyden yoksun olmanız isteniyor! Hayır, gerek yok bunlara! Yanlızca mutlu olmayı istemek! Bunun için gelişmenize büyük bir zevkle özen göstereceksiniz... Çünki mutluluk gelişmedir. Ah, gelişmiş bir insanı ne tatlar bekler! Hatta bir başkasının kendinden bir şeyler verme diye niteleyerek acı duyduğu şeyleri, o isteklerinin yerine getirilmesi olarak duyumsar, tat duyar bundan! Hele yüreği!.. Sevinçlere öylesine açık ve sevinçlere öylesine doludur ki!.. Yine siz bilirsiniz ama, bir deneyin derim ben, gelişmişlik gerçekten güzel bir şeydir!
Sayfa 119·Kitabı okudu
"Çernişevski Vera Pavlovna tipiyle kendini toplumun devrimci dönüşümüne adıyan kadının destanını yazmıştır. Çernişevski, Rus edebiyatında bütünüyle olumlu kadın tipini yaratan, devrimci kadın
Sayfa 12·Kitabı okudu
"Hareketin olmaması, emeğin olmaması demektir. Çünki antropolojik tahlilde emek, hareketin en köklü biçimidir, bu öylesine bir biçimdir ki, diğer bütün biçimlere içerik kazandırır, onlara temel görevi görür; eğlence, dinlence, neşe, coşku... eğer bunlarda öncelikli olarak bir emek söz konusu değilse gerçeklikten yoksun olurlar. Öte yandan hareket yoksa yaşam, yani gerçeklik yoktur. Bu durumda söz konusu olan fantastik, yani çürümüş çamurdur..."
Sayfa 234·Kitabı okudu
"Daha çok anlat." dedim. "Hoşuna gidiyor mu?" "Çok. Elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum." "Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?" "Gider gibi yaparız." ...