600 sayfalık bir romanı kimse okumuyor, 3.5 saatlik bir filmi sabredip izleyen kişi sayısı çok az ve bu tüketim çağında kimse kimseye yıllarca sadık kalamıyor.
Sadakat; sürekli her yerde dolaşan ancak gerçeği zerre yansıtmayan pis bir dedikodu gibi dillerde..
“70'lerde olsak bir sürü plak alırdım sana, 80'lerde açık hava sinemasına götürür, izledikten sonra muhallebi ısmarlardım, 90'larda mahallenin bütün güzel misketlerini kazanır dökerdim avuçlarına, 21. yüzyılda nasıl sevilir inan ki bilmiyorum, içim ısınmadı bu yüzyıla, bağışla.”
@_zeynepbakan_
"Sen, bana nakıs namütenahiden zait namütenahiye dek vız gelirsin.
Bunu; herkes de bilir, sen de bilirsin.."
(bilmem kim demiş, güzel demiş, burda dursun)
Ucuz bucaksız başlangıç ve uçsuz bucaksız sonsuzluk diye abartı var ya.
Yani evvelinden ezeline umrum değilsin, herkes gibi sende bilirsin.. Manasında..