"Birini çok sevmişsem adını asla başkalarına söylemem. Ona ait bir parçayı başkalarına teslim ediyormuşum gibi gelir bana."
"Erkekler yoruldukları için, kadınlarsa meraktan evlenir."
Dorian Gray'in Portresi Hiç hayatınızda ellerinizle bir canavar oluşturdunuz mu? Oluşturduysanız bunu kontrol mu ettiniz yoksa ipini bıraktınız mı? Aslında Dorian Gray'in Portresi benim için bu iki sorunun cevabından oluşuyor. O kadar derin bir kitaptı ki her karakterde kendimden bir parça buldum. Çok güzeldi ve akıcıydı. Benim reading slump'tan kurtulma aracımdı. Güzel ve etkileyici roman arıyorsanız mutlaka okuyun, aramıyorsanız da okuyun! Okuyun ve okutun... Kitapla ilgili anlatacağım çok şey var aslında ama hepsi spoiler içeriyor. Bu nedenle yazdığım her kelimeyi aklınızda tutun ve okuyun. Oscar Wilde
Oscar Wilde İrlanda'nın tanınmış göz cerrahlarından olan Sir William Wilde ve başarılı bir yazar, genç İrlandalı devrimcilere örnek bir şair olan Jane Francesca Wilde'ın ikinci çocuğu olarak Dublin'de doğdu. Babası 1864’te tıp bilimine hizmetleri nedeniyle şövalye unvanı almıştı.
Haziran 1855'te aile lüks bir bölgeye taşındı. Wilde’ın kardeşi Isola burada doğdu. Jane Wilde burada cumartesi akşamları Sheridan le Fanu, Samuel Lever, George Petrie, Isaac Butt ve Samuel Ferguson gibi isimleri davet ettiği partiler düzenlerdi. Wilde 9 yaşına kadar evde eğitim gördükten sonra Portora Kraliyet Okulu’na kaydoldu. Yazları aileyle geçiren Wilde kardeşler George Moore’la oyunlar oynardı.
Portora’dan mezun olduktan sonra Dublin’deki Trinity Kolejinde 1871'den 1874'e kadar eğitim gördü. Sıra dışı bir öğrenciydi, Trinity öğrencileri için en büyük ödül olan Berkeley altın madalyasını ve aynı zamanda Oxford Üniversitesi Magdalen Koleji’nden bir burs kazandı. Burada 1874'ten 1878’e kadar eğitimine devam etti ve en
"İnsan bir garip hayvandır, her şeye alışır, her alışmadığı şeyden korkar."
"Saf olmayan bir aşkın ne zaman kesilmeye kalkışılırsa şefkatsiz bir kine dönüşmesi doğaldır."
"Meşhurdur, son pişmanlık fayda vermez"
İntibah Varsa yoksa dersler diyen ve bu nedenle sosyal hayattan müzdarip olan Ali Bey, bir gün arkadaşlarıyla çok sevdiği yer olan Çamlıca'ya gider ve Mehpeyker ile tanışır, aşık olur. Fakat bu kadının içindeki saf kötülüğü hesaba katmaz ve biz de bu kadın yüzünden başına gelen olayları okuruz.
Türk edebiyatının ilk edebi romanı olan İntibah, gerek kişi tahlilleriyle gerek de olay örgüsüyle beni etkiledi ve kitabı elimden bırakmamamı sağladı. İyinin çok iyi, kötünün çok kötü olduğu bu eser, her söylenene inanmamayı, ateşe körükle gitmemeyi bir kez daha hatırlattı. Ben Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarından okumayı tercih ettim. Bölüm bölüm koymuşlar fakat her bölümün başında iki dize şiirler vardı. En çok 'yeni bölüme geçsem de o iki dizeyi okusam' diye geçirdim. Eğer güzel bir roman okuyayım, hem güzel olay örgüsü olsun hem de edebiyatımızdan olsun derseniz kesinlikle size öneririm. Bence bir şans vermelisiniz çünkü herkesin hayatında bir Mehpeyker vardır. Belki de bu kitap sizi sizin hayatınızdaki Mehpeyker'i bulmanızı sağlar. Namık Kemal
Namık Kemal : (21 Aralık 1840; Tekirdağ - 2 Aralık 1888; Sakız Adası), Türk milliyetçiliğine esin kaynağı olmuş, Genç Osmanlı hareketine bağlı yazar, gazeteci, devlet adamı ve şairdir.
Yurtseverlik, özgürlük, ulus kavramlarına bağlı bir Tanzimat aydınıdır. Bu kavramları Türk düşün hayatına ve edebiyatına sokan kişi kabul edilir. Heyecanlı, kavgacı kişiliği, akıcı ve parlak biçemi nedeniyle döneminin diğer yazarlarından daha fazla tanındı. “Vatan Şairi” ve “Hürriyet Şairi” olarak anılan Namık Kemal, şiirin yanı sıra eleştiri,