zeynep

"Sen bana hiç gelmedin, ama ben de senden hiç gidemedim. En acısı da ne biliyor musun? Gözümün önünde etimi kemiğimden sıyırdın, yine de vazgeçemedim senden. Ve yine de bilmiyorsun beni. Hiç bilmedin. Belki de hiç bilmeyeceksin.
Sayfa 93·Kitabı okudu
Edebiyat
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
"Sanki yarım elmalarla donatılmış bir yere kapatılmıştık ve herkes eşini bulmuştu ama biz... Onun fazla tarafları vardı. Birleşmeye çalıştığımızda, o fazla olan tarafları karşılık bulamıyordu ve boşlukta kalıyordu. Benim fazla olan taraflarım ise onda karşılık bulamayarak boşlukta kalıyordu. Bazen dayanamıyordum, dikiyordum o fazla taraflarımızı kesip biçerek. Ama bu daha da acıtıyordu. Öyle çok acıtıyordu ki, söküp atmak istiyordum kalbimi. Yapamıyordum yine de."
Sayfa 82·Kitabı okudu
Edebiyat
"Hemen ardından ne olurdu biliyor musunuz? Gözlerim dolardı. Çünkü içimdeki kötü kız uyanır, bana acıdığını ve bu hayalin bir acizlik olduğunu söylerdi. İyi kız ise susardı çünkü artık o da anlamıştı hayallerimin acıttığını. Hayaller acır mıydı? Benimkiler acıyordu.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Edebiyat
"Rüyalarımda görürdüm onu hep... Bir keresinde, omzumda uyuduğunu görmüştüm. Hissetmiştim, rüya olması imkânsız gibiydi, yemin ederim. Ama rüyaydı işte. Basit, aptal bir rüya. Omzumda uyuduğunu gördüğüm saniyeler boyunca hayatımda hiç olmadığım kadar huzurluydum. Sonra ise uyanmış, okula gitmiş ve onunla beraber el ele okula giren sevgilisini görmüştüm. İmkânsızlık ne demek işte o zaman anlamıştım. Biz imkânsızdık. O benim gibi birine fazlaydı, ben de ona yetemezdim. Çünkü o her yönden artılarla doluyken ben hep eksiktim."
Sayfa 54·Kitabı okudu
Edebiyat
"Unutur muydum onu? Unutur muydum sahi? Bir gün gerçekten de unutur muydum? Onun kalbimde açtığı yara geçse, iyileşse, izi kalmaz mıydı? Hiç olmamış gibi... Öyle yapabilir miydik? Hiç olmamış gibi? Hiç olmamış gibi yaşayabilir miydik bir gün? Yapar mıydık sahi..."
Sayfa 45·Kitabı okudu
Edebiyat