Beni tanıyanlar iyi bilir ki, en sevdiğim Türk yazar Cengiz Aytmatov dur. Grup kitaplarına ara vermek için ve ağır, yorucu birkaç grup kitabının ardından en sevdiğim Türk yazar ile kendimi ödüllendireyim, rahatlatayım dedim. Bence iyi de oldu.
Kitabın Kırgız dilindeki adı Kıyamat tır. Dilimize Dişi Kurdun Rüyaları olarak çevrilmiş. Yine ne alaka be abicim dediniz değil mi? Ama Sil Baştan filminin çevirisinden sonra isim çevirilerine takılmayı bıraktım.
Kitap, iki kurdun bakış açısından genellikle bizlere anlatmak istediğini yazarın anlatır. Bu iki ana karakter dişi kurt Akbar ve erkek kurt Taşçaynar dır. Akbar, ideal bir anne figürüdür. Akbar ın anlamı En Ulu dur. Sevgi, şefkat gibi bir annede olması gereken tüm özellikler bu dişi kurtta mevcuttur. Babası şehit edildikten sonra annesi tarafından büyütülen Aytmatov un da zaten bu anne figürünü yazması tahminim çok da zor olmamıştır. Taşçaynar da taş çiğneyen anlamına gelir ve güçlü erkek baba figürünü bence güzel bir şekilde bizlere sunar.
Akbar ve Taşçaynar ın aslında sadece insanlardan dolayı bir şekilde hayatlarında bir düzen tutturamaması kitabın ana şemasıdır. İnsanlar gelir, helikopter, silah, at, ok, yay gelir. Zarar gelir, özel alan ihlalleri gelir, yavrular çalınır, kan dökülür, katliam yapılır, avlayacağı hayvanları avlarlar. Kısaca insan gelir, sorun gelir.
Boston ve Akbar ın son sahnelerine bayılacaksınız. İyi bir mesaj içeriyordu o sahne yaşadığını yaşarsın tarzında.
Hayvan karakterler bildiğiniz üzere Aytmatov un en az 5 6 kitabında bu şekilde geçmektedir. Hayvanların davranışları, konuşturulması, düşünüşü gibi kavramları çok doğal ve şüphe uyandırmaz bir şekilde bize sunmayı başarmış bir yazardır Aytmatov.
Kitapta asıl hayvanlaşan insanlar mı yoksa mesajını çok net bir şekilde görürüz.
Dinin yanlış uygulanışı, ekolojik