Bireyselliğinden geriye kalan tek şey ve dolayısıyla özgürlük tanımı, komşusuyla ekonomik anlamda yarışma özgürlüğü müdür? Yani bir diğer deyişle, banliyöde oturan bir vatandaş her yıl yeni bir araba alamasa, daha büyük bir ev alamasa ve onu komşusununkinden biraz daha farklı renge boyayamasa hayatının amacının kalmadığını ve birey olarak var olmayacağını mı hissetmeye başlardı? Rekabetçi, müdahalesiz ekonomiyle gelen özgürlüğün sırtlandığı yük, kanımca özgürlüğe dair gerçek bir anlayışı nasıl yitirdiğimizin de bir göstergesidir.