ah, bu boşluk, burada göğsümde hissettiğim bu korkunç boşluk. sık sık düşünüyorum onu yalnız bir defa olsun bir defacık şu bağra basabilsem, bütün boşluk dolardı.
mezarıma atılan toprak kurur
ve sen beni unutursun anacığım!
yaban otları kaplar mezarımı
ve boğulur sesinde acın, yaşlı babam.
bacımın gözünde yaşlar kurur, acısı uçar gider yüreğinden.
ama sen beni unutmazsın ağabeyciğim öcümü almadıkça.
sen de beni unutmazsın küçük kardeşim yanı başıma uzanmadıkça.
sımsıcaksın kurşun, ve getirdiğinse ölüm ama sadık kölem değil miydin sen benim?
ey üzerimi örten kara toprak, sen değil miydin atımını toynakları altında inleyen?
soğuksun ey ölüm, ama bendim senin efendin. bedenimi toprak alsın, ruhumsa göklerin.”