Serra Çoban

Serra Çoban
@zeyysese
İg:bookswithzeyysese tt:z.serracbn •17
Puan vermedi·480 syf.··
2026 24. kitabı
Canım yazarımın canım kitabııı Benim gerçekten okuduğum en iyi kitaplardan birisiydi. Konusu, karakterleri, yazım dili… Hepsine ayrı hayranım. Eğer samimi bir arkadaş ortamı ama bir yandan da o karanlık, psikopat havayı veren çok iyi bir karakter var ;)) TikTok ve Instagram hesabımda daha önce bir çok kez alıntılarını paylaştım. Konu ve yaşanan olaylar herkese hitap edebilecek bir seviyede değil çünkü hem psikolojik derinliği çok yüksek bir kitap hemde psikolojik ve fiziksel şiddet içeriyor. Ama bu konuları seven insanların beğeneceğini düşüyorum. Serinin diğer iki kitabınıda okudum, heyecanla 4. kitabı bekliyorum. Yazar hanımcığım yeni kitap ne zaman acabaaaaa Benim için ️️️️️ bir kitap Işıl Limae
OyunbazIşıl Limae · Martı Yayınları · 2024986 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Emma Bovary aslında hepimiziz galiba?
Puan vermedi·396 syf.··
2026 21. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 01:54
Madame Bovary'yi hep 'çok ağır, çok sıkıcı bir klasik' diye biliyordum. Meğer yanılmışım, bayağı bildiğin günümüzdeki 'daha fazlasını, daha heyecanlısını istiyorum' diyen insanların 1800'lerdeki haliymiş bu kitap. Kitabı okurken Emma’ya hem sinir oldum hem de içten içe üzüldüm. Evleniyor, koca desen dünyanın en sakin, en düz adamı (Charles). Emma ise sürekli bir arayışta, sürekli 'hayatım bundan ibaret olamaz' diye kendini parçalıyor. Kendi kafasında öyle bir hayat kurmuş ki, gerçek hayat ona çok sönük ve çekilmez geliyor. Bence kitabın olayı şu: İnsan, elindekinin kıymetini bilmeyip hep ulaşamadığı şeyin peşinden koşunca kendine ne büyük kötülük ediyor. Emma da tam olarak bunu yapıyor; sürekli daha fazlasını ararken kendi hayatını ve mutluluğunu elinden kaçırıyor. Okurken bazen "Ya kızım dur, otursana oturduğun yerde!" diye bağırasım geldi, bazen de "Hepimiz zaman zaman böyle hissetmiyor muyuz?" diye düşündüm. Kendine, hayata ve ilişkilere dair beklentilerin nasıl bir bataklığa dönüşebileceğini çok iyi anlatmış Flaubert. Eğer hayatınızda biraz dram, biraz "ben nerede hata yapıyorum?" sorgulaması ve sağlam bir taşra betimlemesi okumak istiyorsanız kesinlikle şans verin. Klasik deyip geçmeyin, gerçekten insanın içine işliyor.
Madame BovaryGustave Flaubert · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201940,8bin okunma
Puan vermedi
Wilde’ın o meşhur sivri dili yine her sayfada kendini belli ediyor, adamın her cümlesi bir laf sokma sanatı resmen. Başta sadece bir tiyatro oyunu diye "hızlıca okur geçerim" demiştim ama karakterlerin arasındaki diyalogları okurken "helal olsun, ne güzel oturtmuş lafı" dediğim çok yer oldu. Kitapta toplumun iki yüzlülüğünü, insanların "önemsiz" gördüğü kişilere karşı takındığı o sahte tavırları öyle güzel eleştirmiş ki, zaman geçse de insanların ve toplumun hiç değişmediğini fark ediyorsun. Özellikle o dönemki aristokrat kesimin kibirli hallerini izlemek sinir bozucu olsa da bir o kadar keyifliydi. "Önemsiz" dediğimiz insanların aslında olayların merkezinde durması ve hikayenin akışını belirlemesi çok ironik bir detay olmuş. Wilde’ın o ironik anlatımını sevenler bu kitabı kesinlikle kaçırmamalı. Okurken sıkılmaya vakit bile bırakmıyor, diyaloglar yağ gibi akıyor. Sizin en çok hangi karakterin tavrına gıcık olduğunuzu merak ettim; ben bazılarını okurken gerçekten kitabı kapatıp biraz sakinleşmem gerekti. Sadece bir tiyatro metni değil, üzerine oturup biraz düşüneceğiniz, "Vay be, günümüzde bile ne kadar benzeri var" diyeceğiniz bir eser olmuş. Okumayı düşünen varsa hiç beklemesin, kısa ama etkili bir Wilde dokunuşu.
Edebiyat
Önemsiz Bir KadınOscar Wilde · Kapra Yayıncılık · 20216,7bin okunma
Puan vermedi
Alexandre Dumas fils’in kaleminden çıkan Kamelyalı Kadın’ı sonunda bitirdim. Açıkçası beklediğimden çok daha fazla etkilendim. Başlarken "klasik işte, belki sıkılırım" demiştim ama hiç öyle olmadı, bir çırpıda bitti. Marguerite Gautier karakteri o kadar gerçekçi işlenmiş ki, sanki kurgu bir karakter değil de gerçekten yaşamış birinin günlüğünü okuyormuşum gibi hissettim. Kızın o hayatı, toplumun ona bakış açısı, herkesin onu sadece dış görünüşüyle ya da mesleğiyle yargılaması... Bunları okumak gerçekten sinir bozucu oldu. İnsanın hayatta kalma çabasıyla duygularının çatışmasını çok iyi anlatmış Dumas. Armand ile olan aşkları desen, zaten bambaşka bir dünya; saf, temiz ama bir o kadar da imkansızlıklarla dolu. Kitabın ortalarına doğru "tamam artık her şey düzeliyor, mutlu olacaklar" diye umutlanıyorsun ama olaylar öyle bir yere bağlanıyor ki, insan ister istemez üzülüyor. Özellikle son sayfalarda resmen boğazım düğümlendi, bir süre kitabı kapatıp boşluğa baktım. Eğer elinize alıp henüz başlamadıysanız, bence kesinlikle bir şans verin ama yanınıza peçetenizi de alın derim. Hem çok sürükleyici hem de bittikten sonra bile insanın aklında kalmaya devam eden, o eski, "gerçek" aşk hikayelerinden. Okuyanlar ne düşünüyor merak ettim, sizce Marguerite en başta farklı bir karar verseydi sonu böyle olur muydu?
Duygu ve Düşünce
Kamelyalı KadınAlexandre Dumas (fils) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201924,1bin okunma
Puan vermedi·126 syf.··
2026 12. kitabı
Öncelikle ben bu kitabı ilk 13 yaşımda okumuştum ve tabii haliyle hiçbir şey anlamamıştım… Tekrardan okurken şunu fark ettim: bu kitap bir olay kitabı değil, bir his kitabı. Werther’in başına ne geldiğinden çok, her şeyi ne kadar çok hissettiğiyle ilgili. Mektuplar ilerledikçe insan “Ay tamam anladım üzgünsün.” demiyor aksine onun üzüntüsünü taşıyor. Werther’in doğaya bakışı, küçük şeylerden anlam çıkarışı, Lotte’ye duyduğu ama bir türlü yerini bulamayan aşk, hepsi çok tanıdık duygular. Özellikle Lotte’yle geçirdiği anları abartısız ama içten anlatmadı çok vuruyor. Sevdiğin birinin, seni sevmeyeceğini bilerek yaşama halini çok iyi anlatıyor. Beni en çok etkileyen şeylerden biri ise Werther’in her şeyde “fazla” oluşu. Fazla seviyor, fazla düşünüyor, fazla hissediyor. Kimse onun kadar yoğun hissetmiyor ve bu yüzden de yalnız. Werther’in sürekli kendimi sorgulaması, topluma uymaması, “ben niye böyleyim” hali çok iç burkucu derecede. Dili yer yer eski ve ağır duygular o kadar net ki altını çizmeden geçmek çok zor. Bazı cümleler var sanki gerçek birinin günlüğünden çıkmış gibi. O yüzden kitabın yavaş yavaş okunması gerektiğini düşünüyorum. Peki Kimler Okuyabilir? -Duyguları yoğun yaşayanlar. -Aşkı mantıkla açıklayamayanlar. -Kendisini “fazla” hissedenler. -Duygusu güçlü kitap arayanlar. Kimler Okumamalı? -Daha olay odaklı, tempolu kitap sevenler. -“Biraz neşelenelim.” modunda okuma yapanlar.
Edebiyat
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150bin okunma