8/10
·238 syf.··
2026 8. kitabı
Felsefe ve tarihin iç içe geçtiği, okuyucusunu gerçek anlamda doyuran bir roman. Kurgu doğrusal bir zaman üzerinde ilerlemiyor, yer yer sizi geçmişe, geleceğe ve o ana götürebiliyor. Okuyucuyu her an zinde tutan bir olay örgüsü var. Osmanlı Dönemi ile ilgili araştırmalar yapma ve daha fazla bilgi edinme isteği uyandırıyor bu da bonusu :) Keyifli okumalar..
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,8bin okunma
İnsan mıyız robot mu?
6/10
·271 syf.··
2026 11. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 16:52
Jules Payot'un İrade Terbiyesi adlı eseri yazıldığı dönemden bu yana pekçok toplumda başucu kitabı haline gelmiş, insanların beğenisini kazanmıştır. Ben de o sebepten; "Disiplini bu kitaptan öğrendim." diyen, bu kitabı daha önce okumadığı için pişman olduğunu dile getiren okurların tavsiyesine uydum. Aldım, başladım okumaya. Ne var ki, kitap pekçok kişisel gelişim kitabından farklı bir perspektif sunmuyordu. "Yapmalıyız, etmeliyiz" dolu sayfalarda aklımda tek bir soru vardı: "Nasıl?" Çünkü lafla peynir gemisi yürümüyor arkadaşlar. Bugün bir karar alıyoruz ancak yarın kaçımız o kararların arkasında durabiliyor? Bu noktada kitabın, bizi zaaflarımızla yüzleştirecek kadar ilham verici olduğunu söyleyemeyeceğim maalesef. Buyurun size zaten hepimizin âşinâ olduğu ancak bu kitabın tekrar değindiği nüansları kısaca sıralayayım. 1. Başladığınız her işi bitirin. Önceden planlayın ve kendinize hedef koyun. Vaktinize önem verin. Verimsizleşince devam etmeyin. Aynı anda bir sürü iş yapmayın. 2. Devam edin. Motive olun. Zaaflarını fark edin, kendinize potansiyel sonuçları hatırlatın. Tembellik sadece başarısızlık getirir, bu da kendinizle gurur duymanızı sağlamaz. 3. Beden sağlıklı kalmalıdır. Yorgun beden, zihin enerjisi sarf edemez. Zorlayıcı fiziksel aktiviteden kaçınması gerektiği gibi, erken yatıp erken kalkmalıdır. Bununla birlikte insan asla haddinden fazla uyumamalıdır. 4. Kendimizi tanımalıyız. Özgürlüğün fazlası da zararlıdır. Neysek o olduğumuz doğru değildir. Hepimiz daha iyisi olabilmek için çalışmalıyız ve potansiyelimize kavuşmalıyız. 5. Arkadaş seçimi sanıldığından daha önemlidir. Aptallık bulaşıcıdır. Tembellik ve şehvet insan için en büyük tuzakları kurar. Evet, işte kitabı okumuş kadar oldunuz sayın kitapseverler. Tüm bunların 270 sayfada çeşitli
İrade TerbiyesiJules Payot · Olimpos Yayınları · 202138,5bin okunma
Reklam
8/10
·160 syf.·
2026 106. kitabı
Karatay Diyeti Canan Karatay Bu kitap, 1000Kitap uygulamasında sevdiğim bir profil ve okurumun, yani https://1000kitap.com/Kafkas_Terekeme_Queen Hanımın içinde yer alan diyetle diyabeti yenmesinden dolayı dikkatimi çekmişti. Ben de Dolap uygulamasında ikinci el olarak 30₺ fiyatla görünce merak edip aldım. İnceleme Saat 03.38 İlk kez bir Canan Karatay kitabı okumanın merakıyla elime aldığım 160 sayfalık bu eser, dili o kadar akıcıydı ki 24 saat geçmeden bitti. Kitap, alışılagelmiş kalori hesaplama yöntemlerini bir kenara itip, kilo alımının asıl suçlusu olarak insülin ve leptin direncini hedef alıyor. Karatay’ın felsefesi netti. Şeker ve trans yağlar sizi yağlandırır, sağlıklı yağlar ise dostunuzdur. Günde en az iki yumurta içeren sağlam bir kahvaltı, kaya tuzu kullanımı, çiğ kuruyemişler ve hayvansal proteinler bu diyetin temel taşları. Mısır, patates, ekmek ve her türlü şeker (bal ve pekmez dahil) ise tamamen yasaklılar listesinde. Kitap, yemek tarifleri, örnek diyet listeleri ve bu diyeti uygulayan başarı hikayeleriyle pratik bir rehber sunsa da yer yer kendini tekrar eden bir yapıya sahipti. Karatay'ın işlenmiş et ve şekerin zararları konusundaki tespitlerine kesinlikle katılmamak elde değil, ancak burada esprili bir parantez açmam gerekiyor. Şekerin ve işlenmiş etli burgerlerin bu kadar zararlı olduğu bir dünyada, günde 12 tane Light kola içip fast-food ile beslenen Trump’ın 80 yaşında hâlâ nasıl bu kadar zinde olduğu gerçekten merak ediyorum :) Kitabın ve diyetin en kritik noktası ise bence sürdürülebilirlik. Karatay’ın "doğal tavuk" vurgusu ve her gün kırmızı et, balık, çiğ kuruyemiş önerisi, bugünün Türkiye şartlarında ekonomik olarak uygulanması oldukça zor bir tablo çiziyor. Büyükşehirlerde
Sağlık
Karatay DiyetiCanan Karatay · Hayykitap · 20111,473 okunma
Ey kardeş!En nihayet hepimiz ölüp o mezara gireceğiz değil mi?
Puan vermedi·208 syf.··
2026 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2026 20:41
Ödenmesi gereken en âcil borç Allah'a olan kulluk borcudur . Nefes aldığı sürece borçludur insan...Ve o nefesin ne zaman kesileceğini bilmemektedir. Borçlu gitmemek için ,aldığı ve verdiği her nefesin hesabını iyi yapmalı ve mutlaka kâr hânesine yazılacak şekilde harcamalıdır bu değerli sermayeyi . Şairin dediği gibi : -Büyük randevu..Bilsem nerede,saat kaçta ? Tabutumun tahtası , bilsem hangi agaçta . Ezelde tespit edilmiş ve Rabbimiz tarafından kesin bilinen ve fakat bizce bilinmeyen kesin son , ölüm için hazırlıklı olmak ; başka bir ifadeyle hazırlıksız yakalanmamak için her fırsatı ubûdiyet görevini yerine getirmek üzere kullanmalıdır müslüman. Ey gençliğine güvenen ! Nice meyve ,olgunlaşmadan düştü de çürüyüp gitti Şu gördüğün ve hallerine acıdığın ihtiyarlar da , bir zamanlar senin gibi genç ve dinç idiler. Bak Sims belleri nasıl büküldü, ayakları gövdelerini taşıyamıyor. Şu gördüğün buruşuk yüzler , deri solmuş gözler de bir zamanlar çok güzel diler , bakanlar bakmaya kıyamıyordu. Şu hastalıklı ve muzdarip insanlar da bir zamanlar sağlıklı ve zinde idiler. Şu gördüğün mezarlıkta yatanlar ; bir zamanlar diri idiler , tıpkı senin gibi , güler eğlenir, koşar ,atlar gönüllerince hayat sürerlerdi. Bak şimdi sesleri solukları bile duyulmuyor . Öyleyse aklını başına devşir; önünde sonunda öyle bir mekana gidersin ki adı kabirdir. Orada ; ne arkadaş ,ne de komşu vardır . Sana yoldaş olacak , bu fânî âlemdeki iyi veya kötü amellerindir . Sırdaşın ise, Allah Teâlâ'dır. Mezar denen o ebedî mekân, karanlıktır , oraya nur götür. Oranın nûru ,tevhid ve Kur'an'dır. Oraya yoldaş götürmek istiyorsan elinden geldiği ve gücünün yettiği kadar iyi ve hayırlı işler yapmaya ,güzel ahlâk sahibi olmaya çalış . * " Habîbim; Kullarıma söyle: Eğer Ben'i seviyorlarsa , Sana tâbî
İki Cennet Birdenİrfan Öztürk · Yüzakı Yayıncılık · 201724 okunma
Puan vermedi
Beni, “Kadın Yok Savaşın Yüzünde”yi okumaya iten üç neden var: İlki, Rus edebiyatını çok sevmem, ikincisi; kitabın harikulade bir isme sahip olması ve üçüncüsü ise; Svetlana Aleksiyeviç’in çok katmanlı, yürek burkan Nobel konuşması olmuştu. Açıkçası şunu itiraf etmek isterim, genel anlamda aldığım kitapların arka kapak yazısını okumayı sevenlerden değilim. Arka kapak yazısı okumama kuralı, bu metinde özellikle beni şaşırttı. Zaten sevmediğim savaş konulu kitapları, okudukça aslında belgesel roman ve II. Dünya Savaşı’nda savaşmış kadın gazilerin ağzından okumak oldukça vurdu beni. Savaşta çekilen çileler, psikolojik bunalımlar ve evi, aileyi tekrar görme umudu gibi korkunç koparılmışlıkların sona ermesini anlatıyor savaş gazileri. Anlatılanların yaşanmış olduğu düşüncesi bile yeterince ürkütürken insanı, yaşayanların yerinde olma hissi, kitabı biraz geç bitirmeme neden oldu, çünkü ziyadesiyle canlandırmaya başvurdu zihnim. Yazarın Sabri Gürses çevrisiyle “İkinci El Zaman” kitabını da almıştım. Onu da zinde bir vakte ayıracağım sanırım. Aleksiyeviç’in, Rus edebiyatının artık iyi yazar çıkaramayışı ve bitişi fısıltılarını boşa çıkaran isim olarak görülüyor. Katıldığımı dile getirmek istiyorum. Okumanız gereken bir yazar. Nobel konuşmasının girişinden: “ Sevgili dostlar, Bu kürsüde tek başıma durmuyorum. Etrafımda sesler var, yüzlerce ses… Sesler her zaman benimle, çocukluğumdan beri.”
Kadın Yok Savaşın YüzündeSvetlana Aleksiyeviç · Kafka Yayınları · 20161,320 okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 00:57
#Güçlübilinçaltımükemmelzihin Herkese merhaba arkadaşlar. Bugün sizlere Dr. Biliana Todorova'nın kaleminden Güçlü Bilinçaltı Mükemmel Zihin adlı kişisel gelişim kitabıyla geldim. Yazım dili oldukça akıcı, anlaşılır bu kitapta bakalım neler var? Zihnimiz aslında harika bir mekanizmadır. Bu mekanizmanın en büyük düşmanı ise olumsuz düşüncelerdir. Dr. Biliana bu olumsuz düşüncelerin beyni yanılttığını, yalan söylediğini ve bu yüzden yanılan beyne inanmamamız gerektiğini savunur. Çünkü her şey bilinçaltında toplanır. Bilinçaltında duygularla, arzularla, anılarla birlikte bizi biz yapan kimliğimiz vardır. Bu yüzden kimliğimiz bilinçaltını kontrol altına alır. Her ne kadar olumsuzluk yaşamış olsak da bunlara teşekkür etmek gerekir. Çünkü başarının bir parçasıdır. Zamanla sorumluluk sahibi yaptırır. Sorumluluk alan kişi de mükemmellik görülür. Bundan dolayı kişide eylemlilik başlar. Fakat beynimiz sorumluluk almaktan kaçar. Sorumluluk almayan beyin bizi çaresiz bırakır. Bu nedenle beynin bu tarz oyunlarından kaçmak için yeteneklerimizin bilince olmalıyız, kendimize zaman tanımalıyız ve sorumluluk sahibi olmalıyız. Yeteneklerinin bilincinde olan kişi zihinsel mükemmelliğe doğru ilerler. Bu sayede başta bahsettiğimiz olumsuz düşüncelerden de arınır. Zihinsel mükemmeliğe erişen özgün olur. Yazar sadece zihinsel olarak değil bedenen de su, egzersiz, yeme, içme, uyku düzenine de dikkat çeker. Çünkü bu durum zihinsel mükemmelliğe etken durumlardır. Genel olarak toparlayınca yazar, zihinsel mükemmelliğe giden yolda yapılması gerekenleri tane tane, madde madde ve bölümler halinde okuyucuya sunuyor. Daha iyi bir kimlik, daha iyi bir iletişim, daha zinde bir biz için kesinlikle okunmalı bir eser. Eser hem bedensel hem de zihinsel şifa dağıtıyor resmen.
1000Kitap
Güçlü Bilinçaltı Mükemmel ZihinBiliana Todorova · Altın Kitaplar · 202675 okunma
Reklam
Reklam