8/10
·288 syf.··
2024 13. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2024 00:04
Bu yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Gerilim romanı diyebiliriz bence. Çünkü okurken çoğu yerde gerim gerim gerildim. Karda mahsur kalan bir çiftle başlayıp sonra başka birinin kaybını öğrenerek devam ediyoruz. Çiftimiz bir eve bakmak için karlı yolda yola çıkıyor. Sonra o muhteşem evi görüyorlar. O evde kayıp olan yazarın evi. Kızımız evi karıştırırken bir sürü kaset buluyor. Onları dinlemeye başlıyor. Her sey öyle başlıyor zaten. Biz kayıp olan yazarı aradığımızı düşünürken olaylar çok daha farklı yerlere çıktı. Bu da okurken sıkılmamamı sağladı. Bir yerden fırt diye bir şey çıkacak diye korkmadım değil. Ama kitabın olaylarını birbirine bağlarken bir zırlama hissettim. Yalan yok. O olayı şuna bağlayayım. Dur şunu da buna bağlayayım derken zorlama bazı sahneler çıkmış. Diğer yandan gerilim romanı olduğu için de olabilir ama gerilmek haricinde hiçbir duygu hissedemedim. Nasıl çift ya bunlar diye sorguladım. Birkaç tahminim vardı onlar doğruydu ama sondaki olayı beklemiyordum. Bu da hikayeye çok da iyi bir hava katmadı. Sonuçta ilk 200 sayfaları okurken çok iyi hikaye dedim ama o sondaki olay hem şok ediyor hem de ne alaka dedirtiyor. Bunların haricinde 290 sayfa bir kitap. Bence okunur. Okuyun yani. Kısa sürede biter.
Sakın Yalan SöylemeFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20245,1bin okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2023 33. kitabı
Bu kadar etkileyici bir hikaye beklemiyordum doğrusu. Ortalarda birazcık sıkılıp sonlarda üzüntüden bi fena olmuşken yazar sona tamam zırlama der gibi bir sayfa eklemiş ki Allah cezanı vermesin dedirtti. Hikayemizin ana karakteri Sahra okulda dibindeki oğlanı arkadaş olarak görüp gidip asistan öğretmene aşık oluyor (seçimlerinde Sahra gibi ol) o da Sahra'ya aşık oluyor ve bir süre aşk yaşadıktan sonra adam ortalıktan kayboluyor. Kaybolmadan önce denize bakan arkası orman olan mavi bir ev hayali kuruyorlar bu da olsa olsa Karadeniz'de olur diyorlar, o yüzden de Sahra yıllarca Karadeniz kıyılarında onu arıyor. Buluyor mu bulmuyor mu ve sonrası spoiler olur yeter bu kadar. Elinize geçerse okuyun bence.
Kitaplar
Mavi EvKahraman Tazeoğlu · Destek Yayınları · 20112,179 okunma
Reklam
7/10
·372 syf.··
2023 45. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2023 11:06
normalde de kitaplara ağlayan biri değilim max gözüm sulanır ama burda o bile olmadı. 2 3 tık duygulandım onunla kaldı çünkü daha kitabı okumaya başlamadan kitabı, "ağlayacağım kitaba başlıyorum" falan diye paylaşanalar yüzünden sayfa 80lerde bize sezdirilen şeyin ilerde olucağını anlamış oldum. hazırlıklı olduğum, süpheye bi gıdım yer bırakmayacak şekilde olacaklardan emin olduğum için olay geldiğinde etkilenmedim. bi cacık bilmeden başlasaydım, ağlama zırlama tiktoklarını görmeseydim belki etkilenirdim dkdkd normal bi güzelliği vardı, sakin sessiz gitti. kitaba 5 vereni de anlarım 10 vereni de anlarım. kendi verdiğim 7den de emin değilim zaten odkdk sevmedim değil, çok sevdim de değil tatlu ve garipti. yemekten yemeğe izlenen, bölüm sonları merak ettirmeyen, dinlendirici ama yerini her an başka bi programa bırakılabilcek bi dizi gibiydi. egzotik yerler-yemekler görmeli, gezmeli, tırmanmalı, kız kardeşli bir şey okunmak isteniyorsa mis
1000Kitap
Benimle Cennette BuluşLibby Hubscher · Ren Kitap · 2023185 okunma
Puan vermedi·522 syf.··
2021 29. kitabı
Evet okuduğum son wattpad kitabıydı. Her saçma watty kitabında olduğu gibi burda da bir kavga ve nefretle başlayan aşk. Ağlama, zırlama, barışma vb. şeyler var. Buram buram ergenlik kokan ve 13 yaşındaki kızların sevdiği türden bir kitap. Eğer ağır ergenlik geçiriyorsanız ve liseye gidip orada yakışıklı erkeklerle bu tarz şeyler yaşayacağınızı düşünüyorsanız… Ah! Tam size göre bir kitap!!
Düşman OkullarDilara Keskin · Ephesus Yayınları · 20176,8bin okunma
10/10
·488 syf.·
2021 52. kitabı
“Bilime adanmış tüm hayatlara” diye başlayan bu mükemmel kitap pia mater serisinin ikinci kitabı olarak devam etmekte Serkan hoca yine isim konusundaki ustalığını ön planda tutmuş, bizleri yine adeta mest etmiştir. öyleki kitabın içinde bir yerlerde “civciv” olmak için kanat çırpıyorsunuz.. :)) incelememin başında her ne kadar kitaptan bana göre komik gelen bir sahneyi yakıştırma yollu alsam da, asıl duygusallığı yaşadığım anlar, “Çekmece içinde sırtüstü yatmakta olan bedeni çevirmekte hiç zorlanmayan adamların yaşadıklarına tanık olmak onları tanımaktı.” Hele ki sarılmanın insan vücudunda yarattığı o muazzam etkileşimi bir anlatışı vardı ki beynimin frontal korteksinde oluşan “sarmal” vurguyu şöyle tarif etmişti. “Sonuçta sarılma sonucu oluşan hormonu ne kadar mucizevi bir hormon olduğunu çok iyi biliyordu.” İşte aynı böyle yazıyordu ve yazmaya devam ediyordu Serkan hocam. O yazdıkça yazılan ve okunması gereken daha bir sürü sözler vardı...şimdi tüm kalbim ve hücrelerim sinirbilimsel komplo N0R9 ve NOR10roman serinin üçüncü kitabı olan “Dura Mater”i heyecan, hüzün, sevinç ve samimiyetle ve hatta, Üzerinde başkalarının kanı dahi olsa, sevdiğim o kitaba sarılmak için kollarım açık çaresizce bekliyorum.... Ayrıca kitap içerisinden bir kaç yeri kendimce yorumlayıp azıcık espiriktüel bir yaklaşımla sizlerle paylaşmak istiyorum. Gözyaşları dışarıdan sadece bir su damlası gibi gözükse de, aslında içerikleri birbirinden farklıydı . Bilime göre üç tip gözyaşı söz konusuydu; bazal gözyaşı, refleksel gözyaşı, duygusal gözyaşı...ama biz bunların hepsine “zırlamak” diyorduk ve her tür “zırlamaya” alışmış bedenimizin, beyinde amigdala aracılığıyla oluşan öfke hissi, adeta vücuttan dışarıya çıkmak için çabalarken, Limbik sistemde ilginç bir şekilde her ne kadar karşımızda duran
Arachnoid MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 202011bin okunma
Puan vermedi·171 syf.·
2020 13. kitabı
Şayet erkek ağlamaya ve gözyaşı dökmeye başlarsa insanlar ona, "Bir kadın gibi ağlama, bir kadın gibi zırlama; hanım evladı olma" der. Bu saçmalıktır çünkü erkeğin de kadın gibi gözyaşı bezleri vardır. Doğa onun ağlamasını ve gözyaşı dökmesini istememiş olsaydı, o zaman hiç gözyaşı bezleri olmazdı. Ben erkeklerin de kadınlar gibi ağlamasını isterdim. Gözyaşları akıyor, onlar senin Kalbini yumuşatacaktır. Onlar seni daha 'akışkan ve akıcı kılacaktır. Onlar senin pencerenin çerçevesini eritecektir. Ve onlar senin daha büyük bir gökyüzüne sahip olmana izin verecektir." Ne güzel anlatmıştı yazarımız.Erkekler ağlamaz diye diye onları sertleştirdik, taşlaştırdık.Kızlarımıza şunu yapamazsın bunu yapamazsın diyerek feminist kadınlar yetiştirdik.Bunları toplum olarak kendimiz yaptık.Suçlu aramayalım.İnsanların birbirlerine güveni kalmadı.Kadın erkek birbirimize zıt iki düşman olduk sanki... Cinsiyet ayrımcılığı felaketinden kurtulamadık.Tek taraflı değil iki taraflı bir ayrımcılık.Evet , ayrımcılık en çok kadınlarımıza yapılıyor.Ama unutmayalım ki erkeklerimizede yapılıyor.Erkekler ağlamaz, erkek çocuğu bebekle oynamaz gibi... Kimse cinsiyetini seçemiyor. Kimse cinsiyetiyle yargılanmamalı Hiç kimse hoşlaşmadığı birşeyi karşı cinsine yapmamalı.Empati kurulmalı.İşte bu ancak erkeğin ve kadının birbirini tek bir bütünün iki yarısı, birbirini tamamlayıcısı olarak gördüğü zaman olabilecek bir kavram.Beraberce pozitif olarak hareket eden kadın ve erkek tek bir bütündür.Bu da tabiki tek bir çizgide birleşiyor karşılıklı saygı ve anlayış... Kadın ve erkek ilişkileri üzerine mükemmel bir kitap.Hepimize birşeyler katabilecek bir eser.Kendimizden birşeyler bulabileceğimiz naif kitaplardan . Kitapla kalın...
Erkek ve Kadın Olmanın ÖtesiOsho · Ganj Yayınları · 2007595 okunma
Reklam