İnsan bir iptir, hayvan ile Üstinsan arasında gerilmiş - bir ip ki uzanır bir uçurumun üzerinde.
Tehlikeli bir öteye-geçiş, tehlikeli bir yolda-oluş, tehlikeli bir geriye-bakış, tehlikeli bir Ürperiş ve duraklayış.
İnsanı büyük yapan onun bir amaç değil, bir köprü olmasıdır: İnsanın sevilebilecek yanı bir öteye-geçiş ve bir batış olmasıdır.
s.8
Beni anlamıyorlar; ben bu kulakların dinleyeceği ağız değilim.
s.12
Bu arada akşam oldu ve pazaryeri karanlığa gömüldü; bunun üzerine halk dağıldı, çünkü merak ve korku bile yorgun düşer eninde sonunda.
s.14
“Taşımak zor yaşamı.” Yoksa neye yarardı sabahları gururlu olup da akşamları teslim oluşunuz?
Nedir ortak yanımız, üzerinde bir çiy tanesi durduğu için titreyen bir gül goncasıyla?
Doğrudur: severiz yaşamı, yaşama değil de, sevmeye alışkın olduğumuz için.
s.35
“-Oysa insanlar da ağaç gibidir.
Ne kadar yükseğe ve aydınlığa çıkmak isterse, o kadar kuvvetle toprağın altına inmek ister kökleri, karanlığa, derinliğe-kötülüğe.”
s.36