Demek ki keşfetme, yani ele geçirme, aynı zamanda sanatçının temasını belirlemesi anlamına da gelir. Sezai Karakoç'a uyarak söylersek;' varlıklardan yeni bir varlık, varolanlardan yeni bir varolan türetmek' anlamında eser, tüm yapılmışlışına rağmen yeni bir varolan olarak yine gerçekliktedir. Dolayısıyla sanat eseri mutlaka bir şeyi taklit ediyor değildir. Bir bakışmanın, duyuş ve sezişin ürünü olaral, orada kendisini temsilen vardır. Cemal Şakar
öyle ya, kim dönüp kendi gölgesine bakardı ki? Gölgesinin sadakatle sürünerek ve sessizce adımlarının arkasından geldiğini hissederdi insan, bazen bilincine varmadığı bir dilek gibi önünden acele ettiğini de bilirdi, ama gölgenin pardodi yaparcasına aldığı biçimleri gözlemlemeye ve bu çarpıtılmış şekillerin içinden kendi varlığını seçmeye çalışması çok nadirdir.