Merhaba kitap dostları bugün çok severek okudum ve okurken oldukça etkilendiğim bir kitabın yorumuyla sizlerleyim
Görkemli bir evin gölgesinde büyüdüğün çocukluğun seni nereye götürebilir
Kitabımız, İkinci Dünya savaşı atmosferi ile harmanlanmış olup iki kardeşin görkemli bir evde gölgeler içinde geçen çocukluğunu, aile bağlarını maddi ve manevi mirasla yaşadığı mücadeleyi anlatıyor. Danny ve Maeve kayıplarıyla yüzleşirken beraberinde insanlığın en temel duygularından olan kıskançlık ve hırs konusunda da bir yüzleşme yaşıyorlar. Yaşadıkları bu yüzleşme sonrasında da affedilmenin ve affetmenin o zor ama rahatlatıcı hissini yaşıyorlar.
Yazar, karakterlerin yaşanmışlıklarını ev metaforu ile işleyerek çok önemli konulara değiniyor. Ev, sadece maddi bir varlık değil bir başka jaraktermiş gibi düşünülerek gölgesi de geçmişte kalmışlığı işliyor. Satırlar arasında ailenin önemi, geçmişin etkileri, bir yere kök salmak ve affediciliğin ne kadar önemli bir o kadar da etkileyici olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda kırgınlıkların ve umudun iç içe geçerek çocukluktan yetişkinliğe gelen süreçte devam edilen yolculuğu da okutuyor bize.
Miras olarak sadece maddiyatı değil aynı zamanda yükleri, ebeveynlerin kaderini ve geçmişin o konuşulmaya ama hep hissedilen ağır havasını alan Maeve ve Danny kardeşler bir arada yeniden bağ kuruyor ve güçlenerek devam ediyor. Ama ne zaman ki o geçmiş ve çocukluk yaraları ortaya çıkıyor işte orada biz her ikisinin duygularını hislerini okuyoruz. Yazar bir bütün halinde tüm duyguları ince işleyerek derinlik katmış. Aile sırları, bağışlanma ve diğer tüm önemli konular bir roman havasında olduğundan empati yaparak ilerlemenizi ve karakterlerin sorduğu soruları kendinize sormamız sağlıyor.
Ben kitabı çok sevdim, aile, sırlar ve yaşanmışlıklar üstüne en