Puan vermedi·629 syf.··
2026 236. kitabı
Yaşar Kemal, Çukurova’nın o kavurucu sıcağını, tozunu ve toprağını bu kez isyanın ve efsaneleşmenin doruk noktasına taşıyor. Destanın bu üçüncü halkasında, Abdi Ağa’yı öldürerek köylünün gözünde bir kurtarıcıya, adeta yaşayan bir mitolojiye dönüşen İnce Memed’in omuzlarındaki yük daha da ağırlaşıyor. Zulmün sadece bir ağayı öldürmekle bitmediğini, sistemin yeni ağalar ve yeni zorbalar doğurduğunu gören Memed; hem dağların çetin şartlarıyla hem de kendi efsanesinin yarattığı o devasa beklentiyle savaşmak zorunda kalıyor. Yazarın o büyüleyici, lirik ve epik diliyle örülen bu ciltte; doğa, ağaçlar, karıncalar ve her bir toprak zerreleri bizzat hikayenin anlatıcısı haline geliyor. İnce Memed 3; adalet arayışının tek bir kurşunla bitmeyen, nesiller boyu süren amansız bir nehir olduğunu ve insanın insana kulluk etmediği bir dünya özleminin ne denli sarsıcı bir bedel gerektirdiğini yüzümüze vuran, Türk edebiyatının en görkemli zirvesidir.
İnce Memed 3Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202326,4bin okunma
Zorbamla birlik olup ona nasıl ihanet ettim
9/10
·344 syf.··
2026 50. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 01:39
Merhabalarrr bugün Zalim Prens'in incelemesiyle karşınızdayım. Öncelikle kısaca konusundan bahsetmek istiyorum. Jude, ikizi Taryn ve peri olan ablaları Vivi insan diyarında yaşayan çocuklar. Bir gün evlerine Madoc adında bir peri geliyor. Bu peri annelerinin eski sevgilisi ve Vivi'nin de babası. Annelerinin kaçıp buraya geldiğini, yıllarca onu ölü zannettiğini söylüyor. Olaylar karışıyor ve Madoc anneleriyle babalarını öldürüyor. Olaydan sonra Madoc kızları yanında götürüp yetiştiriyor. Bu esnada Jude insan olduğundan dolayı diyarda zorbalık görüyor. ❀︎İNCELEMEM: (spoi içerir) Son bölümler dışında kitap klişe ilerledi. Zorbalar, onlardan intikam almak isteyen bir kız, saray entrikaları vs... Ben klişe sever biri olduğumdan beni rahatsız etmedi, konuyu da sevdiğimden severek okudum. Lakin karakterlere bir türlü bağlanamadım. Çok yüzeysel anlatıldılar. Çeviriden dolayı böyle desem yayınevinden okuduğum yaklaşık 36. kitap. Diğer kitaplarda hiç böyle bir şey olmadı. Yazarın kaleminden diye düşünüyorum en azından kalemi diğer kitaplarda gelişiyormuş. Bir diğer rahatsız olduğum konu Locke ve Jude'un bir anda sevgili olması. Ya bir dur adam sana iyi davrandı diye neden hemen sevgili oluyorsun. Locke'un ihanetine kızdım ama pek koymadı. Kitaptaki ters köşeler de aman aman şaşırtıcı değildi. (Son bölümler hariç.) Jude'a zehirlenme sahnesinde bağlandım. Yok ondan önce bir türlü olmuyordu. Ayrıca Cardan bizim ana erkeğimiz değil mi? Jude'dan etkilendiği ortaya çıktı. Ki bu Cardan BİZİM ZORBA GRUBUNUN BAŞI. Jude bu oğlanı gitti öptü ama öperken kendisi de bir şeyler hissetmeye başladı. Benim için orada teller koptu. Düşmandan aşka güzel ilerliyordu ama oğlanı rahatsız edeyim tahakküm kurayım benden etkilensin diye ÖPMEK DE NEDİRRRR BU TARZ ŞEYLERİ HİÇÇÇ
Zalim PrensHolly Black · Dex Kitap · 20182,341 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·96 syf.··
2026 52. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 23:46
"Hepimiz Gogol'un paltosundan çıktık." Dostoyevski !!!(Spoiler içerir, rahatsız olacak olanlar okumayabilir, ancak sonunu bilseniz de kesinlikle okumak isteyeceksiniz. ) Akakiy Akakiyeviç, Rusya'da silik, utangaç, kendi halinde işini çok iyi yapan,kimsesiz bir devlet memurudur. St.Peterspurg dondurucu derecede soğuktur ve Akakiy'in yalnızca bir paltosu vardır. Onu senelerce dikip, yamayıp giymiştir. Ama artık paltosu eskimiş, kullanılmaktan incelmiş, perişan bir hale gelmiştir. Terziye gider, ama terzi paltoyu onarmayı reddeder, çünkü palto çok kötü bir durumdadır. Ona yeni bir palto dikmeyi önerir. Ama Akakiy'in palto diktirecek parası yoktur. Yeni palto onun için servet değerindedir. Akakiy'in dünyası başına yıkılır. Aylarca düşünür, hesap yapar, o arada maaşına da zam gelince çok üşüdüğü için paltoyu diktirmeye karar verir. Terzi ona muhteşem bir palto diker, o kadar mutlu olmuştur ki hemen giyer ve işe gider. Arkadaşları bu duruma çok sevinirler. Yeni paltoyu giyip işe gittiği ilk gün meslektaşları onun onuruna bir parti verir. Akakiy, gece evine dönerken zorbalar tarafından önü kesilir ve yeni paltosu gasp edilir. Akakiy kahrolmuştur. Çalınan paltosunu bulmak için polise ve dönemin yüksek rütbeli bürokratlarına başvuran Akakiy, herkesten azar işitir ve hor görülür. Polis ,devlet memurları ve 'mühim insanlar' tarafından derdi küçük görülür. Bürokrasinin bu umursamazlığı ve soğuk hava karşısında ağır bir hastalığa yakalanan Akakiy Akakiyeviç hayatını kaybeder. Sonunda, ölen memurun hayaleti sokaklarda dolaşıp insanların paltolarını sırtlarından çalarak intikam almaya başlar. Burda hayalet, hortlak ve gerçeküstü kavramlar Gogol tarafından bilinçli yapılmıştır. Ezilen insanların görünmezliğinin dramını yazmıştır. Dönemin Rusya'sında alt sınıfın karşılaştığı
PaltoNikolay Gogol · Ayrıntı Yayınları · 201546,3bin okunma
Herkes kitap yazmamalı adlı çalışma
Puan vermedi·224 syf.·
2026 7. kitabı
Toplumumuzda hamile ve yeni doğum yapmış kadınların yaşadığı zorbalıklar ve türevlerine baştan sona ironik bir yaklaşımla değinmiş. Yani bir ironi bu kadar itici ve bayağı olabilirdi! Kitabı yazmadaki amaç güzel aslında ama gram ciddiyet ve ağırlık yok. Ve bence bu kitabı illa birileri okuyacaksa bunu anne adaylarından çok zorbalar okumalı. Okuyucusu toplumdaki lohusa zorbaları olduğundan bence hedef kitleye de ulaşamadı. Buna bir kitaptan ziyade baştan sona instagramda reel kaydıran bir "şey" desek daha doğru olur. Hiçbir şey katmadığı gibi inanılmaz sıktı, yordu , oflayıp puflattı. Yazarı(!) da tanımıyorum.
1000k
Emiyor mu?Hande Birsay · İndigo Kitap · 2017398 okunma
8/10
·240 syf.··
2026 24. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 20:48
"Şimdi görebiliyorum özgürlük sandığım şeyin aslında sadece mücadele olduğunu ve özgürlük diye bir şeyin hiç olmadığını." İrlanda'da Olağanüstü Hâl Kanunu ile tüm gücü elinde tutan Garda Ulusal Hizmetler Bürosu devletin rejimine tehdit olarak gördüğü insanları hukuka aykırı olarak tutuklayıp sorguya alabiliyor. Tutuklanan insanlardan bir daha haber alınmıyor. Larry, İrlanda Öğretmenler Sendikası genel sekreter yardımcısıdır ve önemli bir protestoya hazırlanırken tutuklanır. Geride kalan eşi Eilish bir daha Larry'den haber alamaz ve bu baskıcı yönetim altında 4 çocuğuna tek başına bakmaya çalışır. Babası Simon'un da bunama belirtileri göstermeye başlaması sorumluluklarını arttırır. Yönetim 17 yaşındaki gençleri askere almaya başlar, isyancılar yönetime baş kaldırır, iş savaş çıkar. Hiçbir yerde adalet kalmaz, rejim taraftarı olanlar, isyancı tarafta olanları zorbalar ve dışlar. İç savaş sokaklarına kadar gelen Eilish büyük zorluklarla karşı karşıya kalır. Büyük acılar çekerek zorlu bir sınavdan geçer. Ortadoğu ülkelerinin çok yakından yaşadığı totaliter ve despot yönetimlerin zorbalıklarını, yazar Paul Lynch, İrlanda'da yaşansaydı nasıl olurdu diye düşünerek yazmış. Oldukça gerçekçi bir kurgu yaratan Lynch hukuku çiğneyip bütün gucu eline alan yönetimlerin, insanların yaşamını nasıl alt üst ettiğini ortaya koyuyor. Bir anda kendini hain olarak görüp içeriye alınabiliyor, işkenceye maruz kalabiliyor. Tüm bu kargaşa içinde tek başına bir kadın olarak Eilish işsiz kalıyor, çocuklarından büyük olanı isyancı gruplara karışıyor, küçük çocukları ve bebeğiyle vatan olarak bağlı olduğu toprakları terk etmekle etmemek arasında kalıyor. Bu yaşananların sonunda gerçekten özgür müyüz yoksa özgürlüğümüz bir insanın iki dudağı arasında olabilir mi diye sorgulatıyor. Aslında başka
Peygamberin ŞarkısıPaul Lynch · Delidolu Kitap · 20241,962 okunma
Ben Açlık Oyunları’nı ne okudum ne de izledim.
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 23:59
Bazen öyle saçma başlıklar atıyorum ki eminim Aybüke ne alaka diyorsunuzdur. Fakat bu sefer Aybüke ne alaka değil. (Çünkü gerçekten konuya hakim değilim) Bu kitapta olan olaylar benim hayal ettiğim Açlık Oyunları arkadaşlar. Bilgisizliğime verebilirsiniz alakasızsa ama benim aklımda böyle canlanıyor… Gizliman’a girdikleri gibi ölmek üzere küplere koyulan karakterlerimizden ana beşlimiz ve Beş Beter çıkmayı başarıyor başlangıçta. Ama Gizliman’da yaşayabilmeleri için bir Giz olmaları gerekli… ve bu da ölüm dolu görevleri başarıyla tamamlamaları gerektiği anlamına geliyor. Ancak bu süreçte karakterler hem kendi içlerinde hem de birbirleri arasındaki problemlerle boğuşup bunları çözmeye çalışıyor. Tabii çözülebildiği kadarıyla :, Konudan fazlaca bahsetmeyeceğim çünkü zaten ikinci kitap ve bu incelemeyi birisi okuyorsa muhtemelen hem evrene hakimdir hem de biliyordur konuyu diye düşünüyorum. Bu arada 2. kitaptan spoiler olmaz ama 1. için söz veremiyorum. İlk kitabı okumadıysanız incelememe devam etmeyin. Öncelikle karakterler hakkında konuşmak istiyorum, olumlu / olumsuz birçok gelişim aldılar çünkü: Bu kitapta evrenden önce karakterlerle bağ kuruyoruz. Hepsinde bizlerden birer parça var ve nefret edilesi şeyler yapsalar da onlardan tam anlamıyla kopamıyoruz çünkü yazar öyle bir kullanmış ki kalemini her şeyin sebeplerini anlayabiliyoruz. Yani bilmiyorum bana en azından öyle oldu. Belki siz nefret etmeyi başarmışsınızdır ama benim için öyle olmadı. İlk incelememde Arm’ın beyaza en yakın karakter olduğunu söylemiştim. Onun sessiz çığlıklarını duyduğumdan ve onu anladığımdan bahsetmiş, kendisine acımasından hoşlanmadığımı söylemiştim. Zaten beyaz değildi ama bu kitapta daha çok siyaha yaklaştı Arm. Bu hali o kadar içimi acıttı ki size tarif bile edemiyorum. Gazap ve
1000Kitap
Hainin Mührü 2Övgü Deveci Safi · Dokuz Yayınları · 2026272 okunma