8/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 23:03
Kerbela serisinin son kitabını da büyük bir gönül yorgunluğu ile bitirmiş bulunmaktayım. Serinin üç kitabını da okurken okur çok zorlanmakta, büyük bir vicdan azabı çekmektedir. Alemlere rahmet olarak gönderilen güzel ahlakın tamamlayıcısı peygamber efendimizin ehli beytine yapılan bu zulüm inanan her bir müslümanın tahammül edeceği seviyenin çok üzerindedir. İlk kitap, Medine'den başlayan yolculuğun Kufelillerin ihaneti sonucu Kerbela'da ehli beytin insafsızca katli ile son bulmaktaydı. İkinci kitap ise ehli beytten geriye kalanların büyük bir işkence ve aşağılama ile Şam'a götürülmesi ve Yezid ile karşılaşmaları ile son buluyordu. Son kitapta ise Şam'dan ayrılan ehli beytin Medine'ye dönüş yolunda yaşadıkları ve Kerbela'ya uğramalarıyla cereyan eden olaylar ele alınıyor. Dört halife dönemi ve sonrasında başlayan siyasi karışıklığın İslam dünyasını derinden sarstığı bir gerçektir. Özellikle Muaviye ve Yezid döneminde yapılan ahlaksızlık, zulüm ve şirk hayatın her alanını kaplamıştır. Kerbela'dan yaşanan kelimenin tek anlamı ile soykırımdır. Hz. Muhammed'in soyuna karşı Süfyani sülalenin acımasız ve gaddarca giriştiği zulümdür. Bu zulmü ve ahlaksızlığı anlatmak için binlerce kitap olsa yetersiz kalır. Kerbela olayını farklı bir düzlemde okumak isteyen her okura tavsiye olunur.
Aşkın SecdesiAhmet Turgut · Kapı Yayınları · 2013355 okunma
Adaletsizlik
Puan vermedi·497 syf.··
2026 7. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 22:55
Savaşın hiçbir yüzü güzel değildir. Savaş kelimesi belki yetersiz kalıyor, düzeltiyorum; "Adaletsizliğin hiçbir yüzü güzel değildir". Çünkü savaş da kökünde adaletsizlikten gelir. Sovyetlerin işgali, mücahitlerin iç savaşı ve Taliban kadar Amerikan sömürgeciliği de adaletsizdi. Ama nedense yazara göre sonuncusu umut ve gerçekleşen hayallerden ibaretti! Neden adaletsizlik biliyor musunuz? Çünkü bu kitapta her şeyden çok adaletsizlik var. Olaylarda değil demek istediğim, yazarın gizli mesajlarında. On beş yıl boyunca kulübede yaşayıp ona ölçülü biçimde giyinmesi, başını kapatması gerektiği aşılmış bir kadın, kısa elbiseli, saçları açık ve elinde sigarasıyla kadınları gördüğünde onlara özenir mi yoksa onlardan tiksinir mi? Acaba yazar böylesi kadınları idol olarak tanımlamayı neden seçti? "Şeriat" Kanun ve yol demek, insanların hayatlarında ilkeleri çerçevesinde ilerleyeceği yol demek. İslam takip edeceğimiz yolu aydınlattığı gibi yoldaşlarımıza nasıl davranmamız gerektiğini de altını çizerek öğretiyor. Bir kızın şerefine geçip sorumluluktan kaçınmanın, bir kızı rızası olmadan evlendirmenin, bir kadına bebeği olmadığı için hayvan muamelesi yapmanın, bir kadını erkek çocuğu olmadığı için aşağılamanın ve bir evlattan erkek olmadığı için vazgeçmenin, Allah'ın kattında ve islam şeriatı çerçevesinde günahtır, zulümdür ve adaletsizdir. Bu kitapta islamın şeriatına uyacak tek adam Molla Feyzullah'tır. Ancak belki yazar onu değil, Raşit'i görmemizi istiyordur.
Bin Muhteşem Güneş (Cep boy)Khaled Hosseini · Everest Yayınları · 2017119,6bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·328 syf.··
2026 40. kitabı
Kalbim paramparça oldu… Allahım neden bu insanlar bu acıları yaşadılar sadece Müslüman oldukları için bu acılar unutulur mu? Uzun bir süre etkisinden çıkamadığım bir kitap yaşanan zulümdür işkencedir
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,4bin okunma
Okuduktan sonra
3/10
·320 syf.··
2026 1. kitabı
Osmanlı'nın kırsaldan şehre göçü önleme sistemi düşündürdü burada yeni bilgiler edindim. Karsla ilgili yeni detaylar öğrendim. Vahidüddin'e hiç değinmemesi garip olmuştur. O süreçte yaşananların anlatımı birilerini kızdıracak diye muhtemelen değinmemiştir. Harf inkılâbının gerekliliğini ispatta ikna edici olamamıştır. Nihayetinde bazı konuları netameli görüp enine boyuna ortaya koymazsan ne kadar faydalı olabilirsin? Fazladan saray yapımını haklı gösterme çabası ayrıca komikti. Topkapı sarayı çok sade Osmanlı'nın en güçlü olduğu dönemlere tanıklık etti. Ondan sonraki saraylar çok şatafatlı daha süslemeli hâliyle daha masraflı ve imparatorluğun en güçsüz kaotik dönemlerine şahitlik eder. Yersiz saray inşası korkunç bir israftır üstelik halkın fakirlikten açlıktan savaşmaktan bitap ise bu aynı zamanda zulümdür.
Osmanlı’ya Bakmakİlber Ortaylı · İnkılap Yayınevi · 2016430 okunma
10/10
·768 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
“Kim bir cana kıymamış veya yeryüzünde fesat çıkarmamış birisini öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir” (Mâide Sûresi: 5:32.) Âyetin mânâ-ı işarîsiyle, ✵ •⊰❉⊱• ✵ Bir mâsumun hakkı, bütün halk için dahi iptal edilmez. Bir fert dahi, umumun selâmeti için feda edilmez. Cenâb-ı Hakkın nazar-ı merhametinde hak haktır, küçüğüne büyüğüne bakılmaz. Küçük, büyük için iptal edilmez ✵ •⊰❉⊱• ✵ , Bir cemaatin selâmeti için, bir ferdin rızası bulunmadan, hayatı ve hakkı feda edilmez. Hamiyet namına, rızasıyla olsa, o başka meseledir. Adalet-i izafiye ise, küllün selâmeti için cüz’ü feda eder. Cemaat için, ferdin hakkını nazara almaz. Ehvenüşşer diye bir nevi adalet-i izafiyeyi yapmaya çalışır. Fakat adalet-i mahzâ kabil-i tatbik ise, adalet-i izafiyeye gidilmez. Gidilse zulümdür. İşte, İmam-ı Ali Radıyallahü Anh, adalet-i mahzâyı Şeyheyn zamanındaki gibi kabil-i tatbiktir deyip, hilâfet-i İslâmiyeyi o esas üzerine bina ediyordu. Mukabilleri ve muarızları ise, “Kabil-i tatbik değil; çok müşkülâtı var’ diye, adalet-i izafiye üzerine içtihad etmişler. Tarihin gösterdiği sair esbab ise, hakikî sebep değiller, bahanelerdir. Mektubat, On Beşinci Mektub, s. 56 *** Adalet-i mahzâ-yı Kur’âniye, bir mâsumun hayatını ve kanını, hattâ umum beşer için de olsa heder etmez. İkisi nazar-ı kudrette bir olduğu gibi, nazar-ı adalette de birdir. Hodgâmlıkla, öyle insan olur ki, ihtirasına mâni herşeyi, hattâ elinden gelirse dünyayı harap ve nev-i beşeri mahvetmek ister. Mektubat, Hakikat Çekirdekleri, s. 459 Bediüzzaman Said Nursî
MektubatBediüzzaman Said Nursî · Söz Basım Yayın · 20124,478 okunma
1984 İnceleme
8/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
DİKKAT BU SPOİLER UYARISIDIR VE MİNİK BİR KÜFÜRDE VARDIR! Bu kitabı ilk başta dinlemek istedim ancak okumak bana daha iyi geleceğini düşündüm. Ki öyle de oldu. Kitabı ilk okumaya başladığım andan sonuna kadar hep bir daralma, hep de birisi beni izliyor hissi hiç üstümden gitmedi. Yazar atmosferi o kadar iyi yansıtmış ki ruhunuza kadar hissediyorsunuz. Kitabı genel olarak beğendim. Sürekli olmasa da güzel bir distopik dünyanın içine kapana kısılmış biri olarak en iyi şekilde hayal ettirdi. Hikâyeye gelecek olursak, rejim o kadar ustaca düşünülmüş ve sağlam temellere oturtulmuş ki, kitabın sonunda okuduktan sonra benim de hiç umudum kalmadı. Hani Winston gibi benim de kitaptaki rejimi devirme umudum yok oldu. Kitap boyunca sürekli “aha şimdi bir şeyler olacak, aha düşmanlar gelecek, ele geçirip devireceğiz, Winston’un yüzü gülecek” diyorsun ama nafile. Boşa bekleyiş. Ne kadar distopik de olsa, günümüzde ve geçmişte buna benzer birçok sistemin denendiğini gördük. Ama burada can alıcı nokta geçmişin sürekli kontrol altında tutulması. Zaten “Geçmişi kontrol eden geleceği de kontrol eder.” Burada verilen eğitim de aslında bunun temeli. Çocuklara sürekli Büyük Birader ve parti için propaganda yapılıyor, yeri geldiğinde ailesini bile şikâyet etmesi bekleniyor. Düşünsene, öyle bir çocuğun var… Allah korusun. (İspiyoncu p*ç yani.) Neymiş, o dönemde çocuk yapmasan da olur. Hikâyenin bir yerinde, nezarethane kısmında, Winston’un tanıdıklarından biri uykusunda Büyük Birader’e lanet okuduğu için öz çocuğu tarafından şikâyet ediliyor. Adam da bununla gurur duyuyor. Ben de buradan “Allah analı babalı büyütsün” diyorum. Hani çocuk yapmak demişken, zaten iktidar cinsel ilişkiye de karşı. Bunun için ayrı bir organizasyon bile var. İktidarın ilmik ilmik işlediği planda aslında tüm
1000Kitap
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,5bin okunma