"Vey sadece yaşamanın savaş olduğunu bilir. Hele erce yaşamanın en büyük savaş olduğunu... Şöyle bir yol bulabilse Anadolu'ya doğru, Tanrı'nın önüne durulmaz buyruğu olmasa; dağlardan, ovalardan, vadilerden, kavruk çöllerden geçip gelecek. Gelecek de, tembel hafızalarımıza kin gibi akacak, nur gibi akacak ve 'Uyanın!' diyecek. O yağmurlu, acılı, kanlı geceden bahsedecek. Mayamızın toprağından kokular getirecek. Bin üç yüz yıldır sinesinde sakladığı, taze ve sıcak kanları damarlarımıza dökecek. Vey, damarlarımızda akacak."