Gece gece karşıma çıkan ayet
"Rabbinin merhametini umarak geceleyin secde halinde ve kıyamda durarak ibadet eden kimse inkarcı gibi midir?" Zümer/9
De ki: “Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Bu gerçeği ancak kavrama yeteneği olanlar anlar ve hatırlarlar. (Zümer suresi 9.ayet)
Duygu ve Düşünce
Reklam
Marifetullah (Ebdedi Saadet kazanmak isteyenler okusun!)
Marifetullah; Allah Teâlâ’yı isimleri, sıfatları, fiilleri, kudreti ve ilâhî sanatlarıyla tanıyıp kalben idrak etmektir. Bu bilgi, yalnızca zihinsel ve teorik bir bilgi olmayıp; kalpte yerleşen bir iman, muhabbet, haşyet ve kulluk şuurudur. İnsan, Rabbini tanıdığı ölçüde O’nu sever; sevdiği ölçüde de O’na yaklaşır. Bu sebeple marifetullah, bütün mânevî makamların özü ve kulluk hayatının temelidir. Marifetullah, insana yaratılış gayesini, dünyadaki vazifesini ve kâinattaki yerini kavratan en yüce ilimdir. Hakikatte gerçek ilim; insanı Allah’a yaklaştıran, takvâya ve güzel ahlâka sevk eden ilimdir. Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulur: “Yoksa geceleyin secde ederek ve kıyamda durarak ibâdet eden, âhiret azâbından sakınan ve Rabbinin rahmetini uman kimse (inkârcı gibi) midir? De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak akl-ı selîm sahipleri düşünüp ibret alırlar.” (ez-Zümer, 39/9) Bu âyet-i kerîme, hakikî ilmin insanı Allah Teâlâ korkusuna, ibadete ve marifetullaha ulaştıran ilim olduğunu göstermektedir. Marifetullahın İnsana Kazandırdıkları 1. İmanı Kuvvetlendirir Allah Teâlâ’yı daha iyi tanıyan kulun yakîni artar, şüpheleri azalır ve imanı kuvvet kazanır. “Gerçek müminler ancak Allah anıldığı zaman kalpleri titreyen kimselerdir.” (Enfâl, 8/2) Marifetullah, imanı taklitten tahkike yükseltir. İnsan, ilâhî kudreti ve hikmeti gördükçe Rabbine olan bağlılığı artar. 2. Allah Teâlâ Sevgisini Artırır Marifetullah, kalpte Allah muhabbetini kuvvetlendirir. Allah sevgisi arttıkça dünya sevgisi azalır; kul ibadetten, zikirden ve kulluktan lezzet almaya başlar. Hikmet Ehli Zatlar: “İnsan tanıdığı kadar sever.” buyurarak marifet ile muhabbet arasındaki kuvvetli bağı ifade etmişlerdir. 3. Takvâ ve Günahlardan Sakınma Şuuru Kazandırır Kul, Allah’ın kendisini her an gördüğünü
Hayat ve İnsan
HACI BEKTAŞI VELİ KÂFİRİNİN AÇIK AÇIK İNKÂR ETTİĞİ AYETLER
"Dili, dini, rengi ne olursa olsun iyiler iyidir" (Hacı Bektaş Veli) Hiç inanan ile inanmayan bir (eşit) olur mu? / Şüphesiz Allah katında, yeryüzünde yürüyen canlıların en kötüsü, inkâr edenlerdir. / Kim, İslâm’a davet olunduğu hâlde, Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalimdir? (Secde 18. Ayet / Enfal 55. Ayet / Saf 7. Ayet) 🌹 İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik; Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene, (özgürlükleri için) kölelere verenlerin Namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta, savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, (Takva sahipleri) Allah’a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir. (Bakara Suresi 177. Ayet) 🌹 Ey İnsanlar! Allah sizden câhiliye gururunu ve atalarla övünme âdetini gidermiştir. İnsanlar iki gruptur: İyi, takva sahibi, Allah katında değerli kişi ve günahkâr, bedbaht, Allah katında değersiz kişi. İnsanlar Âdem’in çocuklarıdır. Ve Allah Âdem’i topraktan yaratmıştır. / Allah sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza bakmaz. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar. (Tirmizî, Tefsîru’l-Kur’ân, 49; Ebû Dâvûd, Edeb, 110-111 / Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9; Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539) Ameli Boşa Gidenler: "Kim, İslâm’a davet olunduğu hâlde, Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalimdir? Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez." (Saf Suresi 7. Ayet) Allah (ﷻ) Şöyle Buyurdu: 🌷 Andolsun, sana ve senden önceki peygamberlere şöyle vahyedildi: “Eğer Allah’a ortak koşarsan elbette amelin
Edebiyat
Kur'anın hem düne , hemde bugüne hitap ettiğinin kanıtı!
1. Ayetlerle Kur'an'ın Evrenselliği Kur'an, hitap kitlesini sadece 7. yüzyıl Hicaz toplumuyla sınırlamaz; tüm insanlığı ve alemleri kapsadığını açıkça belirtir. Tüm İnsanlığa Hitap: "Ey insanlar!" (Ya eyyühen-nas) hitabı Kur'an'da çok sık geçer. Bu, mesajın yerel değil, küresel olduğunun en büyük kanıtıdır. "Biz seni ancak bütün insanlara bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik." (Sebe Suresi, 28. Ayet) Alemlere Zikir Olması: Kur'an, kendisini belirli bir zaman dilimine hapsetmez. "O (Kur'an), alemler için ancak bir öğüttür." (Tekvir Suresi, 27. Ayet) Değişmezlik ve Korunma: Bir kitabın her döneme hitap edebilmesi için tahrif edilmemesi gerekir. "Şüphesiz o zikri (Kur'an'ı) biz indirdik ve onu koruyacak olan da biziz." (Hicr Suresi, 9. Ayet) 2. Hadislerle Kur'an'ın Derinliği ve Eskimeyişi Peygamber Efendimiz (sav), Kur'an'ın her dönemin ihtiyacına cevap verecek bir dinamizme sahip olduğunu çeşitli hadislerinde vurgulamıştır. Tükenmez Bir Kaynak: "Kur'an'ın harikaları bitmez tükenmez, çok okumak ve tekrarlamakla eskimez." (Tirmizi, Fedailü’l-Kur’an, 14) Bu hadis, Kur'an'ın her çağda yeni manalar keşfedilmesine müsait bir yapıda olduğunu gösterir. Her Döneme Işık Tutması: "Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu şaşırmazsınız: Allah'ın Kitabı ve Resulünün sünneti." (Muvatta, Kader, 3) Bu vasiyet, Kur'an'ın geçerliliğinin kıyamete kadar süreceğinin beyanıdır. Bir ayetin nasıl iki dönemi de kapsadığına dair klasik bir örnek:
Din
Önemli Kuran Bilgileri 1- Üç sure secde ile bitiyor...( A'râf .. Necm .. Alak.) 2- Üç sure isimleriyle bitiyor .. ( Mâûn .. Tekvir .. Nâs.) 3- Dört sure, tüm âyetleri râ harfiyle bitiyor ..( Kamer .. Kadir.. Asr .. Kevser.) 4- Tüm âyetleri lâm harfiyle biten bir sure .. ( Fîl Suresi .) 5- Tüm âyetleri sîn harfiyle biten bir sure .. ( Nâs Suresi .) 6- Tüm âyetleri dâl harfiyle biten bir sure ..( İhlâs Suresi ). 7- Geçmiş zaman fiiliyle biten iki sure .. (Tâhâ .. Felak .) 8- İsmi geçmiş zaman fiili olan iki sure .. (Fussilet .. Abese .) 9- Hamd ile biten iki sure..( Zümer .. Sâffât .) 10- Tesbih ile biten iki sure..( Vâkıa .. Hâkka.) 11- Ardışık dokuz âyet "kâl" ile başlayan..( Şuarâ Suresi'nin 23. âyetinden 31. âyetine kadar .) 12- Ardışık beş âyet "kâlû" ile başlayan..( Yûsuf Suresi'nin 71. âyetinden 75. âyetine kadar) . 13- Ardışık üç âyet, resûlün sözüyle bitiyor .. (İsrâ Suresi'nin 93. âyetinden 95. âyetine kadar.) 14- Ardışık dört âyet "yâ eyyuhe" ile başlayan..( Tahrim Suresi'nin 6. âyetinden 9. âyetine kadar.) 15- Üç rükû "yâ eyyuhe" ile başlayan ... (Mâide Suresi: Yâ eyyuhe'r-resûl lâ yehzuneke .. Yâ eyyuhe'llezîne âmenû lâ tettehizû'l-yehûde ve'n-nasârâ evliyâe .. Yâ eyyuhe'r-resûl bellığ mâ ünzile ileyke min rabbike.) 16- "Küfr" kelimesini altı kez toplayan bir âyet .. ( O, sizi yeryüzünde halifeler kılanıdır. Âyet) Fâtır 39.) 17- Dâl harfiyle başlayan üç âyet ...( Derecatun minhu ve mağfiretun ve rahmet.. Nisâ 96.. Du'âhum fîhâ subhâneke'llâhum.. Yûnus 10.. Duhûrun ve lehum azâbun vâsi'b .. Sâffât 9.) 18- Zâ harfiyle başlayan tek bir âyet ..( Berda zâhera'l-fesâdü fî'l-berri ve'l-bahri .. Rûm 41.) 19- Şîn harfiyle başlayan dört âyet( ..Şehr .. Şehid .. Şâkir .. Şer'a .) 20- Şîn harfiyle biten iki âyet ..( Ve tekûnü'l-cibâlu kel-'ihnü'l-menfûş .. Leylâf
Din
Reklam
Reklam