birkitapbirilktir

birkitapbirilktir
Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku... Sabahattin Ali
TDE ÖĞRT./ EDİTÖR/ SOSYOLOG
@birkitapbirilktir/instagram
182 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
1/10
·250 syf.··
2023 12. kitabı
İçeriğinde bulunan iddiaların herhangi bir kaynak belirtmeden öylece ortaya atıldığını söyleyebilirim. Yazar sosyal medyada iyi bir kitleye sahip olduğu için 3. kez basılmış ve dördüncü basım yapılmak üzere. Bir çocuk kitabı ile birlikte satın almak zorundasınız. Her kitap insana bir şeyler katar elbette. Mutlaka yakın zamanda alıntıları paylaşacağım. Bununla birlikte kitabın adının içerikle hiçbir alakası yok. Üzülerek sazan.avi olduğunu belirtmek isterim
Din
Kuantum BilinciAyhan Kılınç · Maybes Education · 040 okunma
birkitapbirilktir
Kitabın ismiyle içeriğinin uyumadığını söylediniz, peki içerisindeki uygulamaları yapıp sonuç aldınız mı?
Reklam
Puan vermedi·216 syf.··
Beğendi
·
2018 83. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2018 06:32
Cinsiyet ayrımcılığının olmadığı bir dünya düşünün, ben Ursula okuduktan sonra bunun mümkün olduğunu gördüm. Görmek için duymak yeterli olmuyor, okumak gerekli. Okuyunca anlıyorsun anladıkça dünya insana ne güzel görünüyor. X, Y, Z ve 2012 sonrası gelen yeni kuşak. Farkında olmadan dünya kendini yeniliyor.. . Dünya belki de acıların en büyüğünü yaşamakta. İnsanın insana ettiği zulüm bu devirde daha çok şiddetlendi. Bir yerle doğru gitmekteyiz ama nereye? Haset, öfke, kin, ego... İnsanlık var olan her şeyi tüketti. Anaerki toplum derken ataerki topluma yol aldı dünya. Kitapta bir yer okudum ve beni derinden sarstı. Neden kadın peygamber yok? Her yerde her zaman diyet ödüyen bu cevabı olmayan soru? Kadın, dünya, güneş ay... Bu saydıklarım doğurganlığı olan her şey. Evet, erkek peygamber hep var; çünkü erkek doğurganlığı olmadığından anaerki yapıya bir başkaldırı olarak bu unvanı kullandı. Erkek var olmak istedi ve varoluşunu da bu şekilde ispatladı. Yıkılmaz bir duvarla dünyaya, anaerkile böyle bir başkaldırıda bulundu. Oysa cinsiyet ayrımı hiç olmamalıydı. İnsanlık gibi dünya da bu ataerkil hükmünde yok oluşa kapı açtı. Hissiyat kadında, önsezi kadında, toplumun devamlılığı kadından gelmekte. Kan bağı denen olayda kadın ve onun kanıyla var olan soyu. Yahudilerde anne önemli çünkü soy anneden geçer. Babanın kim ya da ne olduğu önemli değil. Gözümüzün önünde ilkel yaşamının varlığını ve anaerkil yaşamı göstermekte. Ama kendi dışındaki toplumlarda ataerkil toplumun devamlılığı için uğraşmakta. Ataerkil toplum daima çatışma ve kan akıtma toplumu. Anaerki toplumda sükunet var, huzur var ve neslin sağlıklı olması için emek var. Ursula aslında bize bilim-kurguyla bunu anlatmakta. Daha sonra okuduğum #kadınınevrimi #anaerkilklandanataerkilaileye bu süreci çok güzel
İçdeniz BalıkçısıUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 2010242 okunma
Büşra İlkar isimli okura yanıt verildi
birkitapbirilktir
Ne güzel yorumladınız. Ursula okursanız daima kadını yücelten ve asıl olması gereken konumda vurgulama yapmakta. Ursula bunları yazarken erkekleri rencide edecek bir anlatımı yok aksine insanın olması gerekeni olduğu gibi yazmış. Bu incelemeyi tek bir yazarın yazısından ziyade Kadınnın Evrimi I ve Kadının Evrimi II kitabı, Sapiens, Kurtlarla Koşan Kadınlar, Kadın Şaman bunun gibi birçok kitap kadının gücünü anlatmakta. Kadın narin bir yapılı ama kadın daima güçlüdür. Kadının doğurma özelliği erkeklere karşı büyük bir üstünlük. Erkek bu gücün karşısında kendine başka bir güç ve üstünlük arayışına girdi. Erkek hormanı saldırganlık üzerine çalışmakta, ki bugün gücün kimde olduğunu göstermekte. İlkel zamanlarda erkekler başka erkeklere karşı üstünlük sağlayıp bir kadın tarafından kabul edilmek uğruna saldırganlık genler aracılığıyla bugüne taşındı.
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2018 42. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2018 15:37
Bugüne kadar hemen hemen bütün yazarlar özellikle de Rus yazarlar -nasıl böyle bir fikre kapıldıysam- kahramanı daima açlık döngüsüyle ele almıştır. Her ülkenin edebiyatı yoksulluk sefaleti anlatımı farklıdır, hatta #dostoyevski nin #suçveceza romanında : " Sefalet kapıdan girdi mi onur bacadan çıkar." tanımını böyle yapmıştir. Ama Knut her ne kadar sefalet yaşasada insan onurunu elden asla bırakmamalı- yanlız kahramanımız inanılmaz yalan konuşmayı da ihmal etmiyor-der. Bahsedilen açlık öyle bir açlık ki; kahramanın parmaklarını ısırıp kanıyla midesini yatıştırmaya talaş yiyerek ayakta kalmaya yeleğinin düğmelerini satıp ekmek almaya giden bir süreci aktarır. Yine de katlanılan bütün bu sıkıntıların amacı yazmaktır. Namusuyla, onuruyla yazmak. Günlerce ağzına bir lokma sokmayan kahrama bakkala veresiye için ekmek almak yerine mum almaya gitmiştir. Hamsun, Açlık kitabının 49. sayfasında "Karnımı hiç değilse böyle doyurayım diye, tekrar tekrar tükürüğümü yutuyor, faydasını göreceğe de benziyordum." gibi benzer bir cümle yazmıştı. . . "Son günlerde pek sinirli, kolay heyecanlanır olduğum için kadının yüzü, bana ani bir tiksinti verdi... Benden yana döndüğü sırada, kadının bakışları sucuk doluydu hala." (6. sayfa) Gerçekten de dışarıda olduğumuz zaman gözlerinden sosis sucuk fışkıran bakışların arasında yürüyor gibiydik. İnsanlar bırakın sadece karınlarını doyurmayı gözlerini bile yeterince doyuramamaktan şikayetçilerdi. Fakat bu sistem içerisinde açların yeri yoktu, tok olmalıydınız. Eğer aç olup bir yerlerde, herhangi bir bankta uyumaya çalışırsanız kafanıza devletin polisleri üşüşüp "Sen neden açsın? Sen de tok olsana, kalk buradan!" der gibi sizin açlığınızı ve acınızı size unutturmamak için uyuyamamanız üzere kendilerine söz vermişlerdi. Sistemi rahatsız
Edebiyat
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201735,7bin okunma
Özlem isimli okura yanıt verildi
birkitapbirilktir
Teşekkürler b sevgiyle kalın.