Siyasetçilerden sonraki durağı ise önce ozanlar, daha sonra ise zanaatçılar olmuştur. Konuştuğu her insanın bilgeliğini sorgulamış ve her seferinde aynı kanıya varmıştır. “Tek bildiğim, hiçbir şey bilmediğimdir”
Değil mi ki yaşam bir yerde ölümle -yani yoklukla- sonuçlanıyor, öyleyse nedir bu didinip durma, bu yedim-içtim, aldım-verdim, benim-senin kavgasının anlamı?
“Çünkü hadiselerle beraber biz de değişiriz; ve biz değişince mazimizi de yeni baştan kurarız.” İnsan kafası böyleydi. Zaman, onda daima yeniden teşekkül ederdi. Hal bu bıçak sırtı,hem mazinin yükünü taşır, hem de onu çizgi çizgi değiştirirdi... /