Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev

8,3/10  (6 Oy) · 
13 okunma  · 
6 beğeni  · 
828 gösterim
La Boétie'nin tahminen 1550'de yazdığı ve 1579'da gizlice basılan Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev, çoğunluğun tek bir kişiye boyun eğmesinin nasıl mümkün olduğunu ve insanların gönüllü kulluktan nasıl kurtulabileceğini anlatırken devlet ve iktidar ilişkilerine de yeni yaklaşımlar getiriyor. İktidarın tahakkümüne biat eden insanlar üzerinden devletin, dolayısıyla da itaat ve iktidar ilişkilerinin sorgulandığı bu kitabı, La Boétie henüz 22 yaşında bir üniversite öğrencisiyken yazdı.

On altıncı yüzyılda yazılan, devlet egemenliği ve iktidarın meşruluğunu irdeleyen bu eser, on dokuzuncu yüzyıl toplumsal hareketlerine yön vermekle kalmayıp Tolstoy gibi dönemin anarşist düşünürlerini de etkiledi. La Boétie'nin kısacık hayatına sığan bu kısa metinde, iktidar ilişkilerinin nasıl sürdürüldüğünü ve bu tahakküm karşısında direniş ve sivil itaatsizlik teorilerinin nasıl hayata geçirilebileceğini görüyoruz.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2015
  • Sayfa Sayısı:
    135
  • ISBN:
    9786051710679
  • Orijinal Adı:
    De La Servitude Volontaire, Ou Le Contr'un
  • Çeviri:
    Ayşe Meral
  • Yayınevi:
    Alfa Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Celal Uslu 
24 Eki 2015, Kitabı okudu, 1 günde, 8/10 puan

1550 de yazılmış bir kitap günümüzde bile geçerliliğini koruyorsa çağın ötesinde bir eser olarak değerlendirilmelidir.
Beğendiğim bazı örneklendirmeleri var ki mesela: Tiranlar için halk yiyici, kral çıplakçılar için iktidarın organik aydınları benzetmesine gitmiş.
1550 yılında yaptığı tespitlerle günümüz iktidarlarının davlarnışlarını, işledikleri suçları, yozlaştırılan toplumları öngörmüş.
Kitap kısacası şuanda aşırı kutuplaşmış tolumumuzda ki 'futbol takımı gibi parti tutan holigan seçmeni, tek adamcılığa duyulan sevgiyi' anlatmış ve bunun nasıl gerçekleştiğini açıklamıştır, tüm bunları yaparken çözüm yolu sunmaması ise benim için ciddi bir handikapıdır.

İlker Uzun 
 26 Ağu 22:35, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 10/10 puan

Kitabın içeriği, halk kitlelerinin nasıl olupta, bir insana gönüllülükle itaat edip boyun eğdiğinin anlaşılabilmesi üzerine bir analizdir.
Buradaki kulluk edilen kişiden kasıt devlet yöneticisidir. Yazarın tabiri ile tirandır.
Boetie, halkı tahakküm altına alan bu hükümdarlara, halkın neden boyun eğdiğini neden isyanı değilde kulluğu seçtiğini dönemi içerisinde incelese de, bugün halk ve yöneticiler hakkında yazdıkları hala güncelliğini korumaktadır.
Boetie, söylevinde gönüllü kulluğu anlamak adına insan doğasını inceleyerek örnekler verir.
İnsan doğasında, hayvanlarda da olduğu gibi itaat etmek gibi şeylerin bulunmağını, bu durumun sadece aileye mahsus olması gerektiğini vurgulayarak insan doğasına aykırı bulur ve tüm siyasal otorite ve rejimleri red eder.
Boeiete, söylevinde karamsar bir tutum sergilemiş ve halktan ümidini neredeyse kesmiştir..

Özlem Özkan 
03 Oca 16:15, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Kaliteli zaman ayırıp berrak bir zihinle ve ciddiyetle okunup üzerinde çok düşünülmesi gereken bir kitap. Kesinlikle tavsiyemdir.

Kitaptan 26 Alıntı

Celal Uslu 
22 Eki 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

Eğer insanlar fazla sağır olmasaydılar, hayvanların onlara "yaşasın özgürlük" diye haykırdıklarını duyarlardı.

Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev, Étienne De La Boétie (Sayfa 28)Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev, Étienne De La Boétie (Sayfa 28)

Zorbaları savunan ne silahlar, ne de silahlı adamlar ( şövalye askerler )değil; inanması zor ama, üç dört adam bir zorbaya destek veriyor ve bütün ülkeyi ona köle yapıyor. Zorbanın en yakınındaki dairede bulunanlar,beş ya da altı adamı geçmez. Bu adamlar ya kurnazlıkla onun gözüne girmişler ya da onun tarafından seçilmişlerdir. Zulmün suç ortakları, zevk ve eğlencesinin yoldaşları olmak, çapulculuğuna paydaş olmak için. Bu altı kişinin gücü zorbaya nasıl davranıyorsa, onlara da öyle davranan alti yüz kişi bulunur. Bu altı yüz kişinin altında, hırslarina ve zulümlerine hizmet etmek koşuluyla, illerin ve mali işlerin yönetimine seçtikleri altı bin kişi vardır. Bunların da altında, daha büyük bir görevli bulunur. Sorunun özüne inmek isteyen kişi görecektir ki, sadece altı bin kişi değil, zorbaya bu zincirle bağlanmış yüz binlerce hatta milyonlarca kişi vardır. Bu yüzdendir ki, kamu gorevlilerinin sayısı artırılıyor ve bu da Zorbanın işine yarıyor. Ve bu gorevlere gelenlerin hepsi, aynı zamanda kendi ceplerini de dolduruyorlar, bu "ganimetler"lede zorbaya mahkum oluyorlar. Zorbanın yardakçısı olanların sayısı o denli çoğalıyor ki, özgürlük isteyenlerin sayısına yaklaşıyor. Doktorların dediği gibi, bedenimizde zehirli bir şey varsa, bütün kötü sıvılar sağlıksız noktaya akacaktır. Yönetim için de aynı şey geçerlidir. Bir zorba yaratılır yaratılmaz, devletin bütün kokuşmuş süprüntülerini ( sırf kişisel çıkarlarının peşinden koşan, onun bunun malını gasp eden, yağmaya katılmak ve baş Zorbanın altında küçük zorbalar olmak icin bir araya üşüşen, bütün hırsız sürülerini ve hic bir işe yaramaz tembelleri) çevresine toplar.
Böylece zorba, halkının bir kısmını, işe yaramaz olmasalar korkacağı kişiler aracılığıyla kölelestirir. "Tencere yuvarlanır kapağını bulur" dedikleri gibi, onun hizmetkarları, korktukları kişilerle kesinkes ayni cinsten olacaktır

Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev, Étienne De La BoétieGönüllü Kulluk Üzerine Söylev, Étienne De La Boétie

Erdemi sevmek, güzel olgulara değer vermek, aldığımız iyiliğin nereden geldiğini kavramak ve uğrunda yaptığımız her şeye yaraşır olan sevdiğimiz kişinin onurunu ve üstünlüğünü yükseltmek için kendi rahatımızı bozmak, akla uygundur. Öyleyse, onları korumak için büyük bir öngörüsü, savunmak için büyük bir ustalığı ve yönetmek için büyük bir özeni olduğunu sınama yoluyla kanıtlamış büyük bir kişiyi bulan bir ülkenin sakinlerini ele alalım; eğer bu insanlar daha ileri gidip kendi arzularıyla ona boyun eğmeyi kabul ederlerse ve ona bazı üstünlükler verecek kadar güven duyarlarsa,bunun pek bir bilgece iş olduğunu söyleyemem: Onu, iyilik yaptığı yerden alıp kötülük yapabileceği bir yere götürmekten başka bir şey değildir bu. Ama hiç kuşkusuz, şimdiye dek yalnızca iyiliği görülen bir kişiden hiç çekinmemek ve onda iyilik bulmak yanılgısına da nasıl düşülmez ki?

Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev, Étienne De La Boétie (Sayfa 20)Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev, Étienne De La Boétie (Sayfa 20)

.. Bunun üzerine Lakedemonyalılar şöyle dile getirdiler düşüncelerini: Bu konuda, Hydarnes, sen bize iyi öğüt vermesini bilemezsin; kralın lütfunu tanımışsın, fakat özgürlüğün tadının nasıl olduğu, onun ne kadar tatlı olduğunu hakkında hiçbir şey bilmiyorsun. Eğer özgürlüğü de tatmış olsaydın, onu mızrak ve kalkanla değil de dişlerimiz ve tırnaklarımızla savunmamızı öğütlerdin bize

Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev, Étienne De La Boétie (Sayfa 36)Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev, Étienne De La Boétie (Sayfa 36)
Celal Uslu 
21 Eki 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

Boyunduruk altında bir milyon insanın kendinden daha üstün bir gücün zorlamasıyla değil de, sanki tek bir kişinin adıyla büyülenerek sefilce hizmet etmesini görmek öylesine olağan bir şey ki, buna şaşırmaktan çok üzülmek gerekir.

Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev, Étienne De La Boétie (Sayfa 18)Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev, Étienne De La Boétie (Sayfa 18)
missprufrock 
25 Haz 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Tiranın söylediklerine, sesine, işaretlerine, gözlerine dikkat etmeleri gerekecek ve de arzularını bilebilmek ve düşüncelerini seçebilmek için sürekli olarak tetikte bulunacaklardır. Bu mutlu bir biçimde yaşamak mıdır? Buna yaşamak denebilir mi? Bunları iyi doğmuş bir insana değil, fakat yalnızca sağduyuya sahip bir kişiye ya da hiç olmazsa bir insan çehresi olan kişiye söylüyorum. Kendine ait hiçbir şeye sahip olmayarak ve rahatını, özgürlüğünü, bedenini ve yaşamını başkasının ellerine vererek yaşamaktan daha sefil bir durum olabilir mi?

Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev, Étienne De La BoétieGönüllü Kulluk Üzerine Söylev, Étienne De La Boétie

Boyunduruk altında doğan insanlar, kulluk kölelik içinde büyütülüp eğitilirler. Dolayısıyla bu insanlar, siyasal iktidarı tehlikeye sokacak herhangi bir eyleme kalkışmazlar. Böyle bir eylemin getirdiği özgür düşünceden, özgür iradeden yoksundurlar; kurulu düzeni sevip benimsemekte ve sürdürdükleri yaşamın dışında başka yaşam biçimlerinin olduğunun ya da olabileceğinin farkında olamazlar.

Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev, Étienne De La BoétieGönüllü Kulluk Üzerine Söylev, Étienne De La Boétie

Pek çok kişi, pek çok köy, pek çok il, pek çok ülke bazen tek bir tiranın (gaddar, acımasız) yönetiminden acı çeker; oysa bu tiranın, onların kendisine verdiği güçten başka bir gücü yoktur ve bu tiran, onlar kendisiyle çatışmak yerine katlanmayı tercih ettiği sürece onlara hiçbir zarar vermez.

Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev, Étienne De La BoétieGönüllü Kulluk Üzerine Söylev, Étienne De La Boétie
missprufrock 
25 Haz 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Tiranın hükmü altında hepsi de kendilerine özgü bir şey elde edebileceklerini sanıp zenginlikleri elde edeceklermiş gibi davranırlar ve herkesin her şeyini almaya yarayan ve kimsenin 'bu benimdir' diyebilecek kadar bile hiçbir şey bırakmayan bu gücü, ona kendilerinin verdiğini unuturlar

Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev, Étienne De La BoétieGönüllü Kulluk Üzerine Söylev, Étienne De La Boétie
Celal Uslu 
21 Eki 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

Elde edildiğinde kişileri mutlu ve hoşnut kılacak her şeyi arzulamak olan bu istek, bu istenç, bilgelerle cesurlarda olduğu gibi akılsızlarla korkaklarda da bulunur. Bu şeyler içinde yalnız bir tanesi eksiktir; doğa insanları bunu arzulamaktan yoksun kılmıştır: bu, özgürlüktür.

Özgürlük öylesine büyük ve öylesine hoş bir iyiliktir ki, bir kez kayboldu mu tüm kötülükler arka arkaya sıralanır; bu durumdan sonra hâlâ yok olmamış iyilikler ise kullukla yozlaştıklarından dolayı lezzetlerini tümüyle kaybederler.

Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev, Étienne De La Boétie (Sayfa 24)Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev, Étienne De La Boétie (Sayfa 24)
3 /