Leylim Leylim Ahmed Arif'ten Leylâ Erbil'e Mektuplar

8,8/10  (101 Oy) · 
286 okunma  · 
92 beğeni  · 
3.527 gösterim
Ahmed Arif'ten Leylâ Erbil'e Mektuplar 1954-1957

Ahmed Arif'in Leylâ Erbil'e gönderdiği mektuplardan oluşan bu kitap, edebiyat tarihçilerimize kuşkusuz önemli bilgiler sunmayı vadediyor. Yazıldıkları dönemin entelektüel ve yayın ortamını, Ahmed Arif'in sürgün günlerini, yaşadığı siyasi baskıyı, içsel dünyasını ve en çok da aşkını tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.

"Sabah gözlerimi sana açarım.

Akşam, uykularımı senden alırım. Nereye, ne yana dönsem karşımda mutluluğun o harikulade başdönmesini bulurum.

Böyleyken gene de şükretmem halime, hergelelik, açgözlülük eder, seni üzerim. Aklıma gelmezki seni usandırır, sana gına getiririm. Sana dert, sana ağırlık sana sıkıntı olurum. Nemsin be? Sevgili, dost, yâr, arkadaş... hepsi. En çok da en ilk de Leylâsın bana. Bir umudum, dünya gözüm, dikili ağacımsın. Uçan kuşum, akan suyumsun. Seni anlatabilmek seni. Ben cehennem çarklarından kurtuldum. Üşüyorum kapama gözlerini..."
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2013
  • Sayfa Sayısı:
    240
  • ISBN:
    9786053609308
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Emire Nişli 
22 May 21:28, Kitabı okudu, 10/10 puan

Şairlerin, yazarların mektupları vardır; sevgiliye, babaya, evlada yazılmış mektuplar. Ahmed Arif’in “Leylim Leylim”i de bunlardan biridir.

Ahmed Arif’in Leylâ Erbil’e seslenişi, serzenişi bir sevgiliye yakarış şeklindedir ki özel sayılacak hatta mahrem denilecek nitelikte mektupları da dikkat çekicidir kitabında. Arif, dost gördüğü, dost bildiği Erbil'e açmıştır koca yüreğini. Onu, yere, göğe sığdıramamıştır dünyasında. Çok sevmiştir, delicesine, tutkulu, şehvetli, ihtiraslı, önüne geçemediği, yüreğine söz geçiremediği bir aşktı bu. Bunun yanı sıra koruyan, esirgeyen babayiğit bir yürekle sarıp sarmalamıştır sevdiğini. Gözünden sakınmıştır. Onca kaba söylemlerinin içinde ne incelikler saklıdır oysa. Mektupları okurken ilk dikkatimi çeken de bu olmuştur. Mektuplarını kaba bir dille ve bazen küfür sayılabilecek söylemleriyle yazmış olması beni şaşırttı diyebilirim. Fakat okudukça ve derine indikçe anlaşılıyor ki koca yürekli Adamın yaşam tarzından dolayı kullandığı bir dil, bir ifade şekliydi bu. Yaşamındaki sürgün ve hapis yıllarının etkisi de bir hayli yansımıştır sözlerine.

Ahmed Arif, Leyla Erbil’e büyük bir aşkla bağlıydı. Ancak Erbil’de bu aşkın karşılığı yalnızca dostluktu. Aslında Ahmed Arif'in bu konuda da sessiz bir kabullenişi var. O ne olursa olsun Leyla Erbil'i hayatında tutma derdindeydi oysa.

Ahmed Arif’in, her mektupta hitabı değişmektedir. Mektuplara “Leylâ Zalim Leylâ!, “Leylim”, “Leylâ cânım Leylam”, “Leylam”, “Kardeş Çocuk”, “Dost”, “Canım Kardeşim”, “Canım”, “Çok Aziz ve Biricik Dost”, “Merhaba” gibi hitaplarla giriş yaparak onu yaşamının her yerine koymuştur. Âşıktır… Yeri geldiğinde bu duygusunu dile getirmiş, güzelliğinden, kadınsı cesaretinden ve yüreğinden dem vurmuştur.
“Suskun, uzanmış seni yaşıyorum."

"Gözlerinden, burnunun üst dudağına düşen fark edilmez incecik gölgesinden öperim canım. Öperim ömrüm. Yaşşa! "

"Gene uykusuz, mutsuz, tedirginim. Sana yazmak, yazmak, yazmak istiyorum... Seni bütün şafaklarda, evrenlerin o ıssız ihanet saatinde öperim. Ve sen geçersin içimden. Bitmek bilmezsin."

"Beni sevmediğini söylemek ne diye üzer seni? Bu da bir gerçek. Sevgiyi yaratmak gerek. Bunda da bazen tek yönlü uğraşma, verme, ölümü göze alma, sonuç vermiyor. İster istemez işi bir talih meselesi olarak ben çoktan kabullendim. Üzme, zorlama kendini. Beni hiç sevmedin."

Leylâ Erbil'in yaşam tarzı Ahmed Arif’in yaşam tarzıyla tamamen zıttır. Erbil, mütevazi, kibar bir hanımefendidir, bu yüzden Arif'in kullandığı küfürlerden ve kaba sözlerinden oldukça rahatsız olmuş ve onu uyarmıştır

Okuduğum ve hissedebildiğim kadarıyla söyleyebilirim ki bu derece mahrem mektuplarının paylaşılmasını asla istemezdi Ahmed Arif. Mektupları Leyla Erbil'in ısrarlara dayanamayıp yayınlattığını okumuştum bir makalede.

Şöyle not düşülmüştü; Leyla Hanım o yıllarda istemiyordu yayınlanmasını. ‘Ben öldükten sonra...’ düşüncesi hâkimdi. Ahmed Arif’in ailesini incitmekten ya da ‘Leyla Erbil, bu büyük şairin aşkıyla gündeme gelmek istiyor’ dedikodularından çekindiğini de söylemişti. Leyla Erbil yayıneviyle son görüşmelerinde zamanının kalmadığını ve ölmeden kitabı görmek istediğini dile getirdi. Sonra sağlık durumu iyice ciddileşti ve ne yazık ki kitabı göremeden aramızdan ayrıldı.( alıntıdır)

Ne hazin bir sonla bitmiştir bu hikaye.Ben okurken çok etkilendim Leylim Leylim'i. Ve halen etkisinden de kurtulabilmiş değilim. Özel mektupları okumak ne derece doğrudur tartışılabilir fakat okunması gereken bir kitap diyorum.

"Son defa gözlerinden öpüyorum. Sade, mezara kadar götüreceğim tek sevdasın. Bunu unutmamanı istiyorum..."

Nina 
05 Eki 17:47, Kitabı okudu, 13 günde, Beğendi, Puan vermedi

İnceleme değil, daha çok kitap bende hangi duyguları uyandırdığını anlatmak isterim ki aşk bence incelenecek bir konu değil onu yaşamak gerekiyor.

Ne çok hevesliydim Leylim Leylim’i okumaya! ... Şairin şair olarak değil de senin, benim gibi (normal) insanın yaşadıklarını, hissettiklerini öğrenmek ne güzel olur diye düşünmüştüm. Ama böyle olmadı… hem okuyordum, hem pişman oluyordum niye okuyorum diye… İki kişinin özel hayatına girmiş gibi hissettim kendimi…

Sevdiği kadına yazdığı mektuplar artık herkesin görebileceği yerde. Yanlış bir sözün bulunması, bu ikilinin artık hayatta olmayışı onlar için hak etmediği hükümleri vermeye hazır olanlar için ne iyi fırsat… Evet, Ahmet Arif’in içten ve samimi mektupları böyle bir etki bıraktı bende. Buna rağmen iyi ki Leyla Erbil bu mektupları bizlerle paylaştı diyorum. Ahmet Arif’in ne kadar dobra ve aynı anda ince yürekli olduğu sadece şiirlerden değil mektuplardan da anlaşılıyor.

Aşka ve sevgiye dair birçok alıntı yapılabilecek bir kitaptır Leylim Leylim. Leyla Erbil’in mektupları olmadığı halde, Ahmet Arif’in yazdıklarından anlaşılıyor Leyla Hanım’ın tavrı; Ahmet Arif’in istediği kadar olmasa da kendince sevmiştir Ahmed Arif’i. Kullanmış olduğu argo kelimeleri bence onun kızgın, sinirli, zaman zaman sitemkar olduğunu çok daha rahat anlatmayı yardımcı oluyor, yadırgamadım, hatta yerinde buldum diyebilirim.

Leyla Erbil; onu seven erkeğin mektuplarını yayınlamak hiç de kolay olmamıştır. Samimi itirafları böyle ortaya saça döke herkesin önüne çıkarmak… Neler düşünmüştür kim bilir… Bu herkese göre değil.

Mektuplaşma sonsuza sürecekmiş gibi idi ve okuduğum sayfanın son olmasına bir an inanamadım. Böyle bitmesin diye, içimden söylemek isterdim.


P.S. Kitabın asıl değerlendirmesi bence budur #8169157. Daha içten daha güzel daha samimi okumadım.

Mâsiva 
03 Mar 14:49, Kitabı okudu, 3 günde, Beğendi, 10/10 puan

Ne yazmam gerektiği ve nasıl yazmam gerektiği hakkında hiçbir fikrim yok.
Belki sadece bir kaç kişinin bu eşsiz eseri okumasına katkım olur diye yazamaya çalışacağım. (pek beceremesem de)
Ahmet Arif'in Leyla hanıma 1954 yılından 1959 yılına kadar yazdığı mektupların derlenmesidir. En güzel yanı yorumsuz oluşu.
Böyle bir aşk böyle bir sevgi... Fakat Leyla hanımın hiç mi sevmedi Ahmed'i. Bu kadar sevgi dolu mektubu Mehmed bey nasıl karşıladı. Çok merak ettim.
Hayatımda hiç mektup yazmamış ve mektup almamış birisi olarak çok özendim doğrusu.
Yazıldığı dönem hakkında bilgiler de vermektedir.
Ahmed beyin Leyla hanıma hediye kahve göndermesi ne hoş bir incelik. Her fincanda kırk yıl hatırının olduğunu düşünürsek. Bu amaçla göndermiş olabilir.
Ve o nasıl bir düşünce o nasıl bir sevmek...İnsan hayret etmeden geçemiyor.
Aşkına karşılık alamamış ve sevmekten vazgeçmemiş yüce bir adam durdu karşımda.
Bir filmi ikince kez izlemeyi bir kitabı ikinci kez hiç okumaktan çok zevk almam ama eminim ilerde tekrar okuyacağım bir kitap.
Gereksiz uzatmış damdan kapıdan yazmış olabilirim. Mazur görün k etkisinden çıkamadım.
Ve son olarak 1977'deki son mektubu okumamak isterdim...

Kitaba başladığımda ilk yaptığım şey Leyla Erbil'in resmine bakmak oldu. 'Kimmiş bu Leyla yahu' dedim.Gördüm ki sıradan bir insan.Ama Ahmed için değil onun için dünyanın en harika varlığı,bir güzellik abidesi ve onun kelimeleriyle daha nice sıfatlar.Her kadının muhatabı olmak isteyeceği sözler,her erkeğin aşık olmak isteyeceği bir kadın,en önemlisi yüce bir aşk.Şimdi ne yazsam Ahmed Arif'in Leyla'ya yazdıklarını okuduğunuz gibi olmaz o yüzden sizin okuyup tecrübe etmeniz gerek.
Ahmed'in Leyla'sına zaman zaman bende aşık oldum,bazen çok kızdım nasıl sevmezsin bu adamı diyerek ama en çok da kıskandım galiba...

‘Leylim Leylim’ Ahmed Arif’in sevgisine karşılık bulamasa da yanında ve hayalinde kalmasını istediği Leyla Erbil’e yazdığı duygu yüklü mektuplardan oluşuyor. Mektuplarda şairin yaşamından ve o döneme ait izler var.
Şairin yüreğinden kopup gelen satırları okuyunca aşkının anlamına hayran oldum.

halime balcı 
20 Kas 20:10, Kitabı okudu, 7 günde, Beğendi, 10/10 puan

muhteşem.insanın aşka hürmeti artar. şimdiki sevgiler yere atsan su tutmaz. ama ahmet arıf nasıl anlatmıs bı okuyun derim.okuyun ki sevgıye hurmetı gorun şahit olun.

Mevlüt 
26 Haz 04:18, Kitabı okudu, 5 günde

Kitabımız Ahmet Arif'in Leyla Erbile gönderdiği mektuplardan oluşuyor. Ayrıca Şairimizin şiirlerini de görebiliyoruz. Şairimiz ile bu kitap sayesinde tanıştım. Kitabımızda Leyla Erbil'e olan karşılık görmeyen aşkına şahit oluyoruz. Çok içten cümleler ile karşılaştım. Sevmediğim yanıysa küfürün kullanılması. Bana Franz Kafka'nın Milena'ya mektuplarını hatırlatıyor. Ama daha samimi ve kolay anlaşılır bulduğumu söyleyebilirim. Bu kitapdan sonra Hasretinden prangalar eskittim kitabını okumamak olmaz. Okuyacak okurlara keyifli okumalar dilerim.

Ozan Sezer 
06 Eyl 00:22, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

LEYLİM - LEYLİM

Leylim - leylim dünyamızın yarısı
Al - yeşil bahar,
Yarısı kar olanda
Gene kavim - kardaş, can - cana düşman,
Gene yediboğum akrep,
Sarı engerek,
Alnımızın aklığında puşt işi zulüm
Ve canım yarı geceler
Çift kanat kapılarına karşı darağaçları,
Mahpusanede çeşme
Yandan akar olanda,
Gelmiş yoklamış ecel
Kaburgam arasından.
Yoklasın hele...

Çağıdır, can dayanmaz,
Çağıdır, en çatal, en ası,
Cehennem koncası memelerinin.
Çağıdır, kırk gün - kırk gece
Kolların boynuma kement,
Ha canım kötüye inat...
Vah ki ne desem,
Kurşunları namlulara sürülü,
İ'kelleri kan,
Baskıncılar uykumuzu yıkar olanda,
Alır yüreğim:

Yankın yasak, aynalara.
İnemem bahçende talan,
Tam, boş yanı bu, derim namussuzun,
Tam, bıçağım cehennem gibi güzelken,
Aklıma düşüyorsun
Ellerim arık...

Bilmiş
Bütün zula'lar
Eğri hançer, kara mavzer, kan pusu.
Ve insan düşüncesinin o en orospu,
O en ayıp, frengili yemişi,
Çıldırtılmış uranyum
Bilmiş,
Bilsinler!
Sana nasıl yandığımı
Uuuuy gelin...

İşte kan tutmuş korsanlar,
Haramla beslenmiş azgın,
Düzmece peygamberler
Ve cüceleri
Ve iğdiş ve aptal kölelerine karşı,
İşte bir kez daha
Bu can bendeyken,
Delin, divanenim işte
Uuuuy gelin...

Bu yasaklar,
Firavun kalıntısı.
Yoksun,
Akdan - karadan.
Gizline, canevine kurulu faklar.
Gün ola, umut kesip korkunç yetinden,
Murdar tutkusuna dünyasızlığın,
Gün ola, düşesin bekler.
Düşme!
Ölürüm...
Gözlerinden, gözlerinden olurum.

Leylim - leylim
Ayvalar, nar olanda
Sen bana yar olanda.
Belalı başımıza
Dünyalar dar olanda.

Ahmed ARİF

baran yusuf 
21 Eyl 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Ahmed Aif'in Leyla Erbil'e yazdığı mektupların kitaplaştırılması sonucu biz okuyuculara sunulun harika bir eser.Evet saplantılı bir kişilkle karşı karşıya kalıyoruz neredeyse her mektupta ama saplantının da böylesine güzelini ben görnedim daha önce. Okuduğum her mektupta durmadan kendime sorular sordum. Bu kadar mı derinden yaşanır bir aşk ? Bu kadar mı saf , temiz ve hiçbir karşlık beklmeden sevilir ...?

'Seni anlatabilmek..kime ama? bu bok düzenin, bu dört boyut zindanın, kainat, sonsuzluk falan dedikleri bu ölümlü şakalar kaos'unun nesine, neresine anlatmak?'

'Oysa seni düşünmek, bu kokmuş erdemlerin çok uzağında.onlarla hiçbir ilişiği sebepliliği yok, belki de mutluluk bu..' Satırları bence her şeyi anlatmaya yetiyor.

Eğer ki kitaplığınızda okunmak için sırasını bekliyorsa en öne alın , yoksa da bir yerlerden edinin de okuyun ..

Agga 
22 Kas 01:25, Kitabı okudu, 9 günde, Beğendi, 9/10 puan

Ahmet arif hayrani biri olarak bu kitabin varligini bir ay önce duydum. Büyük bir aşk ve şevkle okudum. Kitap sadece ahmet arifin mektuplarindan oluşmakta. Ahmet arifin mektuplarinda sıkça kullandiği argo kelimeler hatta yer yer küfürler, beni hiç şaşirtmadi. Buna rağmen edebi açidan da zengin buldum mektuplari. Ve bu ikisini yağ ve su gibi birbirine hiç karistirmamasi ahmet arifin basarisi elbette. Sadeliği. Dogalligi..
Ahmet arifi sadece "bir şiir kitabi var, hasretinden pranglar eskittim, okudum onu" diye tanimlayan birine bu kitabi önermiyorum. Ama her başi sıkıştiginda, şiir lazim oldugunda, en az bir siirini ezberden bilenler icin, kesinlikle okunmasi gerekir diye dusunuyorum..
nasil yazilmis, kime yazilmis o siirler, bu kadar sevilir mi? Neden fazla şiir yazmadi.. ve daha bir sürü sorunun cevabini bulabilirsiniz..

3 /

Kitaptan 163 Alıntı

Mine 
21 Eki 2014, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

“Canım Benim,

Bilir misin, 'canım' dediğimde içimden canımın çıkıp sana koştuğunu duyarım hep.“

Leylim Leylim, Ahmed Arif (Sayfa 118)Leylim Leylim, Ahmed Arif (Sayfa 118)

Kimselere mecbur olmadım, olmam da. Yiğitliğim ve rivayet olunan erkekliğim bundandır... Ama senin mecburun olmak, beni hiç mi hiç küçültmüyor. Aksine yüceltiyorsun, İNSAN ediyorsun, yaşatıyorsun...

Leylim Leylim, Ahmed Arif (Sayfa 4)Leylim Leylim, Ahmed Arif (Sayfa 4)

Ben bütün bu manasız iç sıkıntılarından senin var olduğunu hatırlayarak sıyrılıyorum.

Leylim Leylim, Ahmed ArifLeylim Leylim, Ahmed Arif

Ömrümüz çelimsiz, kısa.Çabamız korkunç ama.Ayaklarımızı bastığımız toprağın, kokladığımız havanın, şunun bunun en ibne, en akla gelmez derdini dert edinmek. Kendimizi duymaya, yaşamaya yönelmek bile yasak.

Leylim Leylim, Ahmed ArifLeylim Leylim, Ahmed Arif
Ferah 
30 Ara 2014, Kitabı okudu, Puan vermedi

''Bir daha dünyaya gelsem aynı hayatı, daha ustaca ve korkusuz yaşarım.
Ama bu sefer seni tanımakta gecikmem...''

Leylim Leylim, Ahmed Arif (Sayfa 67)Leylim Leylim, Ahmed Arif (Sayfa 67)
Mâsiva 
02 Mar 10:41, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Hani milâttan önce,sonra diye bir deyim var ya! Kızmasan,küfretmesen,“Leylâ’dan önce”,“Leylâ’dan sonra”diye başlatıcam takvimimi.

Leylim Leylim, Ahmed ArifLeylim Leylim, Ahmed Arif
Emire Nişli 
21 Nis 13:18, Kitabı okudu, İnceledi, 10/10 puan

Gözlerinden, burnunun üst dudağına düşen fark edilmez incecik gölgesinden öperim canım. Öperim ömrüm. Yaşşa!

Leylim Leylim, Ahmed ArifLeylim Leylim, Ahmed Arif

Kitapla ilgili 1 Haber




Burası çok ıssız