Açlık

8,4/10  (241 Oy) · 
814 okunma  · 
201 beğeni  · 
15.457 gösterim
Norveçli büyük romancı Knut Hamsun'un kişiliğini ve ününü oluşturan en büyük romanı "Açlık"tır. Ünlü bir yazar olma sevdasıyla yanıp tutuşurken, bir yandan da açlıkla pençeleşen bir gencin, gerçekten duygulandırıcı öyküsü olan bu kitap, dünya edebiyatının başyapıtları arasında anılmaktadır. Behçet Necatigil'in usta kaleminden, örnek bir çeviri okuyacaksınız bu ciltte.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2012
  • Sayfa Sayısı:
    160
  • ISBN:
    9789754344073
  • Orijinal Adı:
    Sult
  • Çeviri:
    Behçet Necatigil
  • Yayınevi:
    Varlık
  • Kitabın Türü:
Muzaffer Akar 
26 Şub 10:56, Kitabı okudu, 9/10 puan

1890 Yılında yazılmış ve basılmış bu romanı da okumaya çok geç kalmışım. Gazeteci- Yazar olmak sevdasındaki kahramanın birkaç aylık sefil hayatı ve psikolojik travmaları çok gerçekçi anlatılmış. Kitabın başında romana başlamadan Knut Hamsun’un bu kitabı yazmadan önceki hayatı anlatılmış ki okuyucu anlatılan hikayedeki yaşanmışlığın farkına varabilsin. Biraz felsefi bilgisi olan ve psikolojiye de meraklı roman kahramanı içinde bulunduğu sefalete katlanmak için kimi zaman gerçeklikten kopuyor, kimi zaman da tam gerçeği kabul ederek isyan ediyor ( bir çoğumuz gibi).

Behçet Necatigil çevirisiyle roman, akıcı diliyle, açlığı ve sefaleti okuyucunun tüm duyularında hissetmesini sağlamış.

İnsanın var olması ve kader olguları da felsefi olarak incelenmiş.

Eğer her haliyle “gerçek” bir roman okumak istiyorsanız, Dünya edebiyatına damga vuran bu kitabı tavsiye ediyorum.

Mithril / Jake Epping 
 08 Şub 11:24, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 9/10 puan

Okurken İbrahim Tenekeci'nin şu sözleri geldi aklıma: "Adına yoksulluk dediğimiz şey,yokluktan değil;çokluktan kaynaklanır. Hakkına razı olmayanların çokluğundan..."

Ve yine okurken utandım. Tokluğun, başımı sokacak bir yuvam olmasının kıymetini bilmeyip hep fazlasını istediğim için utandım. Sokakta aç gezen insanların önünden umursamazca geçtiğim her anım için utandım.

KeMâL 
31 Eki 2015, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 10/10 puan

Bir fakir ne denli zarif olabilir, bir zarif ne denli aç kalabilir, bir kitap bir okuru nasıl parçalayabilir?

Açlığın bile ne kadar namuslu ve gururlu yaşanabileceğinin her ne olursa olsun umudunu yitirmemenin güzel kurgusu.

Bahsedilen açlık öyle bir açlık ki; kahramanın parmaklarını ısırıp kanıyla midesini yatıştırmaya talaş yiyerek ayakta kalmaya yeleğinin düğmelerini satıp ekmek almaya giden bir süreci anlatır. Yine de tüm bu sıkıntıların amacı yazmaktır. Namusuyla yazmak.Yoksa üç günlük açlığınızla bakkala gidip size uzatılan ekmek yerine ille de mum istemek başka türlü açıklanamazdı.

Sefaletin anlatılış şekline hayran olmamak elde değil. Yazarın sefalet ve açlığı bu denli anlatabildiği ve "diğer" lerinin yaşamlarını yüreğinde hissederek kaleme aldığına şahit olmaktan mutluluk duyacaksınız bu kitabı okurken. Hamsun'un kalemindeki ustalığı hissedeceğiniz oldukça farklı ve başarılı bulduğum bir eser.

Tasvirleri ile betimlemeleri ile bu kitap çok büyük bir övgüyü sonuna kadar hak ediyor.

Hayatınız herhangi bir döneminde parasız ve aç kalmışsanız kitabı çok iyi anlarsınız. Parasızlık ve açlık bu kadar iyi anlatılamaz.

Kesinlikle tavsiye ediyorum. Kısa, akıcı, duygusal, sürükleyici...

Nina 
 10 Oca 17:16, Kitabı okudu, 7 günde, Puan vermedi

Bir kitap okuyan kişiyi yorar mı? Beni şahsen bu kitap çok yordu. Sistematik açlık ve onunla birlikte gelen ruh halinin dengesizliği resmen sindi üzerime...

Bir gazete yazarı olmak isteyen genç, bu yolunu birlikte açlık ve parasızlık ile yürüyorlar. Olan durumundan sürekli ve kesin çözüm aramıyor o, sadece bir günlük çarelerle hayatını geçirmeye çalışıyor. Parasının son kuruşunu başkasına verip, parası olmadığı zamanı olsa da çiçek almayı düşünen birini gözlemlemek tuhaftı. Devamlı parasız kalıp üzerindeki yeleğini bile tefeciye vermek onun için çözüm ise gerisini siz düşünün.

Onun yazdığı yazı beğenilip ona para ve ün getirecek diye hep umudu ile yaşıyor geç yazar. Ama beklenen gün bir türlü gelmiyor.

Açlık onu esir aldı, bundan dolayı da kendinden emin olmamak ile birlikte zaman zaman gururlu ve havalı olmaya çalışıyordu. Bazen açlık başına vurur ve halüsinasyonlar görmeye başlıyordu. Sonu gelmez tereddütleri hep yaşıyordu o.

Aşk kıvılcımları aç ve susuz kalan bedenini sarıyorlar, fakat açlık nöbetlerinin arasında kayboluyorlar. Sahibinin boş midesi kalbe söz geçirebiliyor sonunda.

Otobiografik detayları içeren bu roman demekle yorumumu noktalıyorum.

Eren 
07 Nis 00:28, Kitabı okudu, Puan vermedi

Açlık, haftalık okuma listeme girmiş bir kitaptı. İştahı kabartan incecik yapısına heves edip, ne kitap ne de yazarı hakkında hiçbir fikrim olmadan elime aldım ve okumaya başladım. Üç saat sonra kitap bitmişti ve ben gözyaşlarıma engel olamıyordum. Üzerimde oluşturduğu farkındalığın etkisinden de uzun süre kurtulamadım. Nedir diyeceksiniz bu farkındalık?

Kimi zaman sokakta üstü başı döküntü, saçı sakalı birbirine karışmış, ayakta zor durup sendeleyerek yürüyen insanlar görürüz. Kimilerine göre deli, kimilerine göre zavallı, kimilerine göre serseridir isimleri. Genellikle de önemseyen yoktur onları. Görmemizle unutmamız arasında geçen zaman en fazla beş dakikadır.

Kitabın size bu insanları unutturmayacak etkisi oldukça yüksek. Açlığın, bir insanın üzerinde yarattığı fiziksel ve psikolojik etkileri fakat yenilmeyen gururun zaferini ve edebiyat aşkını ruhumuzun derinliklerine işleyerek anlatıyor.

1920 yılında bu kitapla Nobel ödülünü kazanmış Knut Hamsun. Onurunu kaybetmeden edebiyat aleminde yer edinmeye çalışan genç bir yazarın monolog şeklindeki romanı. Knut Hamsun’un yaşamından otobiyografik özellikler taşımaktadır. Ayrıca daha sonra James Joyce, Virginia Woolf gibi yazarların kullandığı “bilinçakışı” tekniğinin ilk örneklerinden biridir.

Kitabın kahramanı Kristinia’da yaşar. Genellikle açtır ve yorgundur. Bu durumunun temel sebebi gururu ve ahlakıdır. Açlığı, bazen Allah’a isyan ettirir, bazen taş ve ağaçları kemirtir. Kasaplardan kemik alır sıyırır. Kirayı ödeyemediği için oturduğu döküntü evden de atılır. Sokaklarda yatar. Yazdığı makalelerden para kazansa da bu para kısa süreliğine yeter. Yeniden aç dolaşmaya başlar. Öyle aç kalır ki yemek bulduğu zaman bile midesi artık yiyecekleri kabul etmez. Hayatı bir hayal dünyası içinde geçirir. İlerleyen günlerde bir gemide iş bulup Kristinia’dan ayrılır.

Kübra A. 
28 Mar 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Bu kitabı ilk kez gördüğümde mecazi bir açlık sanmıştım.. Bilhassa açken okudum, midemden gurultular gelirken.. Çok etkilendim... Bizler ihtiyaçların toplamına muhtaç bir varlığız ve biri dahi eksik olunca işlerin yoldan çıkışı bizleri sarsıyor. Bir insan acıkırsa neler yiyebilir? Çaresizlik nedir?

Bizim ülkemizde de bu denli açlık yaşayan birileri var mıdır? İllaki yoksul insanlar var ama bu denli yoksul olan? En kötü 10 kapı gezse biri yemek verir bizde, iş arasak ve bulamasak ve desek ki ''bakın çok muhtacım, günlerdir açım'' O kapı defalarca kapansa da yüzümüze ''bende sana verecek iş yok ama al kardeşim şununla karnını doyur'' diyen bir vicdan sahibi çıkar. Çünkü benim ülkemin insanları gerçek bir kalp taşıyor...

Kitabın kapağını önemseyenler için söylüyorum -benim için de önemli- kırmızı kapaklı olan bence çok hoş. Ama Varlık Yayınları'nınki çirkin, Bordo Siyah'ınki de güzel. Benim bu kitaba puanım tamamen yazanlara. Çünkü pdf den okudum. Ama Varlık okusam da 10 puan verirdim. Kapak için puan kırılmamalı.

Nobel ödülünü sonuna kadar hak ediyor ve kesinlikle ölmeden önce okunması gereken 1001 kitaptan biri olmayı. Mükemmel benim için budur.

Ce-mâ 
14 Kas 21:00, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 9/10 puan

Kitaptaki hiçbir kahramanın ismini bilmemek, bilmiyor olmak...O kadar hoşuma giden şey oldu ki kitapta biriyle başlayayım dedim.
Bir kitap kahramanıyla empati yapmak bu kadar mı zor olur? İnsanı bu kadar mı yorar, insan her sayfada acaba ben olsam yapar mıydım, ya da ne yapardım der mi? Ve aslında onun yerinde olmadığım, onun gibi milyonlarca insanın var olduğunu bildiğim için her sayfa her cümle beynimde balyoz etkisi yarattı.
İşin tuhaf yanı kitabın adı açlık olmasına rağmen diğer tüm duyguları daha fazla hissettim. Çünkü kahramanın yaptığı gibi açlığı unutmak için diğer duygulara yoğunlaştım.
Kitap gerçekten övülmeye okunmaya değer bir kitap.
Kitapta insanı etkileyen çok cümle var yalnız beni en çok üzen , etkileyen en doğru tabiriyle korkutan (evet bir gün bu cümleyi kullanmaktan korkuyorum) cümle şu; " Artık bu hayatı, mücadeleye değer görmüyorum."

nuray ayan 
04 Eki 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Uzun zaman önce okumuştum. Kitaptan o kadar etkilenmiş olmalıyım ki hatırlıyorum açlıktan midem kazınmıştı. Neredeyse her sayfasında 'yeter artık aldığın şu üç kuruşla da git kendine bir şeyler al ye diyordum' kitabın karakterine. Kesinlikle okunmalı.

Kubra Cangul 
01 May 02:37, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 10/10 puan

Böyle kitapları okudukça ne yazarlar geçmiş şu dünyadan diyorum.. Tek kelimeyle bayıldım ! Açlık böyle içten böyle can alıcı daha başka nasıl anlatılırdı bilmiyorum. Açlığın yarattığı sonuçlar, bir insanın psikolojik ve fizyolojik çöküntüsü.. Dili, üslubu çevirisi herşeyi ile mükemmel bir kitap okumalısınız. Okuyun !

cansu tekcan 
 25 Eyl 21:19, Kitabı okudu, 27 günde, 8/10 puan

Hani böyle rüyanızda bi şeyden kaçmaya çalışırken ayaklarınız bir türlü gitmez bi türlü ilerleyemezsiniz sanki birisi arkanızdan sizi cekiyormus gibi olur ya bu kitap işte öyle. İnce bi kitap olduğu için elime aldığım gün bitireceğim sandım fakat günlerce iki sayfa iki sayfa okuyabildiğim için bitirememiştim. Okuyamam sebebim de üzüntü oldu öyle güzel yansıtılmış ki onun açlığının sancısını ben kendi karnımda hissettim.

Kitaptan 106 Alıntı

Üfff çekingen insanlar ne zor! Onların yanında her şeyi bizim yapmamız, bizim söylememiz gerek.

Açlık, Knut Hamsun (Sayfa 119)Açlık, Knut Hamsun (Sayfa 119)

Gözlerimi açınca, eski alışkanlık, bugün için bir ümit var mı diye düşünmeye başladım.

Açlık, Knut HamsunAçlık, Knut Hamsun

Böylesine aydınlık bir günde ne olurdu insanın yanında bir parçacık yiyeceği de bulunsaydı?

Açlık, Knut Hamsun (Sayfa 8 - Cem Yay.)Açlık, Knut Hamsun (Sayfa 8 - Cem Yay.)
BİROL COŞKUN 
09 May 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

İnsanın birazcık ekmeği olsa! Sokaklarda ısıra ısıra gidebileceği, bir küçük nefis çavdar ekmeği! Hem yürüyor, hem de bu en iyisinden çavdar ekmeğini hayal ediyordum; şimdi yemesi ne hoş olurdu! Açlık iflahımı kesiyordu; ölmeyi, yok olmayı özledim, duygulandım, ağladım. Sefaletim bitip tükenmek bilmiyordu! Ansızın sokağın ortasında durdum, vurdum ayağımı yere, bastım küfürü.”

Açlık, Knut HamsunAçlık, Knut Hamsun

"Uzun zaman aç kalmış birine sizce ne yedirmeli? Ölüm kalım sorunu. Midesi biftek kaldırmıyor."
Adam şaşırdı : " Süt iyi gelir derler," dedi. " Kaynamış süt! Kimin için sordunuz?"

Açlık, Knut Hamsun (Sayfa 95)Açlık, Knut Hamsun (Sayfa 95)
Kübra A. 
28 Mar 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Akşamın alacakaranlığında ümitsiz yankılanan kendi sözlerim, dokundu bana; ağlamaya başladım. Rüzgar esiyor, gökte bulutlar hızla kayıp gidiyorlar, karanlık bastıkça serinlik artıyordu. Cadde boyunca hem yürüdüm, hem ağladım; kendime gittikçe daha çok acıyordum; defalarca tekrarladığım birkaç kelime, bir feryat, diner gibi oldukça gözyaşlarımı yeniden akıtıyordu: ''Rabbim, Allah'ım ne kadar bedbahtım! Rabbim, Allah'ım ne kadar bedbahtım!''

Açlık, Knut HamsunAçlık, Knut Hamsun