7,3/10  (10 Oy) · 
19 okunma  · 
6 beğeni  · 
704 gösterim
Bu roman, yazarı Michael Cunningham'a 1999 yılında, Amerika'nın en önemli iki edebiyat ödülünü kazandırdı. Saatler, 1941'de intihar eden Virginia Woolf'un yaşamına ve ölümüne göndermelerle dolu bir roman. Hem Virginia Woolf'un yaşamından, hem de onun Bayan Dalloway adlı ünlü romanından beslenen Saatler, üç kadının yaşamlarını üç ayrı zaman diliminde, ama üç koşut anlatımda sunuyor: Virginia Woolf, New York'lu editör Clarissa Vaughan ve Kaliforniyalı ev kadını Laura Brown. Birbirinden bağımsız görünen ama göndermelerle, benzeşmelerle ve ortak kahramanlarla hem birbirinin içine yansıyan, hem de Bayan Dalloway romanına bağlanan öyküler, toplumun koyduğu kurallara yüreklice karşı koyan, aşk ve dostluk, umut ve umarsızlık, başarı ve başarısızlık kıskacında sıkışıp kalan insanların yaşamlarından çarpıcı kesitleri anlatırken, varoluşumuzun nedenlerini de sorguluyor. İntihar izleri ile kadın ve erkek eşcinselliği, roman boyunca varlığını sürdürürken, Michael Cunningham, az bulunur bir ustalık ve yaratıcılıkla, iki kadının yaşamını Virginia Woolf'un yaşamına düğümlüyor, beklenmedik ve hüzünlü bir çözümde birleştiriyor. Berrak, güçlü ve şaşırtıcı derecede şiirsel bir anlatımla işlenen Saatler'de, bu üç kadının iç dünyalarının en kuytu köşelerine kadar erkek yazarlarda pek rastlanmayan bir başarıyla sokulan Michael Cunningham, tutku dolu, derinlikli ve çok etkileyici bir roman, bir başyapıt yaratmış.
(Arka Kapak)

Cunningham'ın SAATLER'inde yüceltme ve açıklama arasında gözden yitmiş kadını, insanı, Virginia Woolf'un kendisini buluruz her şeyden önce, olanca sahiciliğiyle, canına kıydığı günde ve yaratıcılığının doruğunda, olgunluk çağında, BAYAN DALLOWAY üstüne çalıştığı bir başka günde. Üstün yetenek, yaşlanma yolundaki yaralı insan, beceriksiz ev kadını, yaşamını karısının sağlığının ve yeteneğinin üstüne titremeye adamış o olağanüstü adamın, Leonard Woolf'un eşi, bir zamanların bohemi ve onu tanıdığımız sıradan bahar gününün mazbut evli kadını Virginia, taşkın ruhsal özgürlüğü ve olağan yaşamın tutuklukları ve tutsaklıklarıyla yanıbaşımızdadır:
...

SAATLER romanının ikinci kahramanı, organizmaya yayılan kan gibi, SAATLER'in en ince kılcallarında dolaşan BAYAN DALLOWAY romanıdır, SAATLER bir "metinler-arasılık" doruğudur. Bir yankı gibi BAYAN DALLOWAY'e ses verir, ayna gibi onu yansıtır. Ve ondan bambaşkadır. M.Cunningham, BAYAN DALLOWAY'deki kişilerin (örnekse Clarissa, Richard, Sally), sahnelerin (örnekse Richard'ın BAYAN DOLLOWAY'de, Walter'ın SAATLER'de eşlerine armağan seçmeleri), ruh hallerinin, duygu ve duyarlıkların, imgelerin (sarı güller) benzerlerini, bazen de aynılarını kullanır, bazen bilinçli kaydırmalarla. Benzer sahneyi, benzer kişi değil, başkası yaşar, söz gelimi. Kimi tümceler bile benzer (örnekse, s.17 deki paragrafı, s.44-45'teki BAYAN DALLOWAY alıntısıyla karşılaştırın); ve hiç benzemez.
...

Bireyler arasındaki tüm kopuşlara rağmen, hayatın sonuyla yüz yüze kalınca var olabilen ve sonuçta hepimizin ölüm karşısında kırılgan birer insan gövdesi olmamızdan kaynaklanan anlayış ve dayanışma -tıpkı Septimus'un intiharını etinde duyabilen Clarissa Dalloway'den genç ölüye akan anlayış ve onay gibi- SAATLER' in tek insancıl umudu.

( Erendiz Atasü, Bir Öpüş ve Rastlantının Belirleyiciliği, Cumhuriyet Kitap, 17 Ağustos 2000)

Virginia Woolf'un, 20. yüzyıl edebiyatının en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilen romanı "Mrs. Dalloway"in ilk adı "Saatler"di. Gündelik hayatın içindeki tek bir günün tarihinde; akıl ve deliliği, sığlığı ve derinliği, hayatı ve ölümü anlatan romanın 1925 yılında Londra'da "Mrs. Dalloway" adıyla yayınlanmasından yetmiş üç yıl sonra Amerikalı yazar Michael Cunningham "Saatler" adlı bir roman yazdı ve 1999 yılında Amerika'nın en önemli iki edebiyat ödülünü "Pulitzer" ve "Pen Faulkner"i kazandı.
..

Postmodern edebiyatta insan yazarken derin duygulardan çok gözalıcı buluşlarla yola çıkma ihtiyacı duyuyor galiba artık. 'İnsan' kaybolurken, yerini parlak buluşlar alıyor. Kimilerine göre gerçek yaratıcılık bu. Ama yaratıcılık özde değil de biçimdeyse sadece, ne kadar iz bırakır?
Michael Cunningham'ın karakterleri bir süre uzak kaldığımız, karşılaştığımızda yılların onları çok değiştirdiğini düşündüğümüz eski dostlar gibi. Zamana uymuş, asrileşmişler; bu onları biraz güvenilmez kılıyor ama yine de aşinalar bize. Peki yıllar sonra iki Mrs. Dalloway'den hangisini hatırlarız?
Kuşkusuz orijinalini.

(Pakize Barışta, Amerikan Edebiyatına İngiliz Aşısı, Radikal İki, 20 Ağustos 2000)



Ödüller:
1999 Pulitzer Ödülü
1999 Pen Faulkner Ödülü
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2012
  • Sayfa Sayısı:
    230
  • ISBN:
    9789758440276
  • Orijinal Adı:
    The Hours
  • Çeviri:
    İlknur Özdemir
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
yağmur 
24 Nis 2015, Kitabı okudu, 5/10 puan

3 kadının yaşamlarını üç ayrı zaman diliminde anlatıyor yazar.Kitabın ismiyle konusunu tam olarak bağdaştıramadım. Akıcı olmasına rağmen kitap ne anlatmak ne aktarmak istediğini tam olarak anlamadım. Bana kattığı bir şey olmadı.

Elif Küçükler 
12 Tem 18:18, Kitabı okudu, 2 günde, 6/10 puan

İlk okumaya başladığımda bu ne ya dedim sıkıcı geldi ama kitap yarım bırakma huyum olmadığından devam ettim okumaya devam ettikçe kitaba ısındım neler olacak nereye bağlayacak yazar sonunu diye düşündüm.Yani kısacası okumaya niyeti olanlar varsa başları sıkıcı gelse bile okumaya devam edin hoşunuza gidebilir...

Kitaptan 3 Alıntı