Yalnız Uyuyanlar İçin

8,0/10  (3 Oy) · 
11 okunma  · 
5 beğeni  · 
558 gösterim
Cemil Kavukçu, Can Yayınları arasında daha önce yayınladığımız "Uzak Noktalara Doğru" adlı kitabıyla, kendinden ve kitabından çok söz ettiren, yeni ve farklı bir yazar olduğunu kanıtlamıştı. Fethi Naci'nin "Tam bir anlatı ustası" diye nitelediği Cemil Kavukçu, bu yeni kitabında bir araya getirdiği öykülerinde, yine yeni insan tipleriyle tanıştırıyor bizleri. Bakışlarını dış dünyadan çok kendi içlerine çevirmiş insanlarla tanışıyoruz. Onların düşsel aşkları, hoşnut olmadıkları yaşam biçimlerinden kaçıp gitmekle kaçıp gidememek arasındaki kararsızlıkları, kırılgan mutsuz dünyaları, hiçbir sorunlarını çözemeyen küçük kaçamakları anlatılıyor bu öykülerde. Cemil Kavukçu, günlük ve sıradan bir yaşamı öyküye dönüştürürken, karamsar olmayan bir bakışla karamsarlığın öykülerini yazıyor. "Yalnız Uyuyanlar İçin", öykücülüğümüzün kalıcı kitaplarından biri olacak.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2012
  • Sayfa Sayısı:
    104
  • ISBN:
    9789755106854
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Rogojin 
23 Haz 21:32, Kitabı okudu, 2 günde, 7/10 puan

İlk kez Cemil Kavukçu okudum ve büyük ihtimalle bir daha da okumayacağım. Bu kitabında yazar kitabın tanıtımında ifade edildiği ve nice hikâye kitapları için de söylenebilecek bir şekilde, "sıradan hayatlar"ı anlatıyor; bu hikâyelerin bir çoğu ilginç, belki vurucu sayılabilecek sonlarla bitiyor. Cemil Kavukçu'nun kaçıncı kitabı bu, bilmiyorum; ancak kesinlikle kıvrak bir üslûbu var, cümleler, imgeler akıp gidiyor; bütün hikâyelerde kıvamı tutmuş bir tad seziliyor, bu tadı ala ala bitiriyoruz hikâyeleri. Kitabın adını da taşıyan ilk hikâyemiz en sevdiğim hikâye oldu; "Yalnız Uyuyanlar İçin", ramazan vakti sahurdaki iki davulcunun peşine düşen bir adamı anlatıyor, adam bu davulcuların peşine düşüyor, çünkü bu davulcuların seneler önce öldüğünü adı gibi biliyor karakterimiz...hikâye sona ererken kitabın adının ne anlama geldiğini şaşırarak öğreniyoruz, ama bunu önceden bilebilmemiz mümkün değil zaten; çok ilginç, hoş bir hikâyeydi.

Kitapta en beğendiğim ikinci hikâye ise "Kuzeydeki Kum Kosterleri". Bu hikâyede kitabın diğer bazı hikâyelerinde olduğu gibi denizin ucundayız, bir fenerdeyiz ve hikâyemizde bir kez daha ölüler var. Bir kaç hikâyede yazar, bana göre, çıtayı yükseltiyor, anlatımı daha güzel bir hâl alıyor.Kitabın tamamına yayılan üslûbun güzelliğini hikâyelerin kendilerinde de bulduğumu söyleyebilmek isterdim, ama bunu söyleyemiyorum..

Yine de, herkese öneriyorum bu kitabı.

Fatih DOĞANCI 
19 Eyl 2015, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 9/10 puan

Hepsi birbirinden güzel öyküler..farklı öyküler değil , hepsi aynı şeyi anlatıyor sanki.Hepsinde içimizdeki gündelik, olağan duygulardan izler var.Yalnızlığımız, yorgunluğumuz,umutlarımız ve umutsuzluklarımız..Cemil Kavukçu içimizin fotoğrafını çekiyor sanki..

Kitaptan 1 Alıntı