Yaprak Fırtınası

7,0/10  (20 Oy) · 
75 okunma  · 
19 beğeni  · 
1.079 gösterim
"1982 Nobel Edebiyat Ödülü'nü 'Gabriel Garcia Marquez'e veren İsveç bilimler Akademisi, bu ödülün gerekçesinin şöyle açıklıyordu: 'Gerçekle gerçeküstünü, bir anakaranın yaşamını ve çelişkilerini zengin bir hayal dünyasında birleştiren roman ve çelişkilerinden dolayı bu ödül Gabriel Garcia Marquez'e verilmiştir.'"
(Arka Kapak
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2014
  • Sayfa Sayısı:
    152
  • ISBN:
    9789750721915
  • Orijinal Adı:
    La Hojarasca
  • Çeviri:
    İnci Kut
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
ihtiyar 
25 Tem 19:31, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 9/10 puan

Yaprak Fırtınası yazarın Kırmızı Pazartesi’den sonra okuduğum ikinci kitabıdır. Bazı yazarların kitapları için cümle kurmaya gerek yoktur. Mükemmel diyerek geçebilirsiniz. O kadar usta bir anlatım tarzı var ki, sıradan bir akışı olan kitapları okumaya alışkın olanlar maalesef bu anlatım tarzının keyfini yaşayamıyorlar aksine sıkıldıklarını beyan ediyorlar. Yunan mitolojisinde yer alan Antigone efsanesinde gömülmeye izin verilmeyen cesetlerden yola çıkarak/ ya da oradan esinlenerek kurgulanan öyküde gizemli bir doktorun cenazesi esnasında yaşananları üç farklı gözden anlatan yazarın olayları işleyişi, bir birlerine bağlaması ve kullandığı dil tek kelime ile usta işi… Okuduğum iki kitabında da aynı tarzı gördüm ve ben bu tarza bayıldım. Tavsiye ederim.

Yaprak Fırtınası, Marquez’den okuduğum ikinci kitaptı.

Kitap yedi bölümden oluşuyor. İlk bölüm ile beşinci bölümde anlatılanlar birbirine bağlantılı olaylar içeriyor, hatta beşinci bölüm ilk bölümün devamı niteliğinde diyebiliriz. Bu bölümler haricinde kitapta yer alan bölümlerde ise birbirinden bağımsız hikayeler yer alıyor.

Yaprak Fırtınası başlıklı kitaba adını veren bölüm ve devamı niteliğindeki beşinci bölüm Macondo Kasabasında çıkan Yaprak Fırtınası öncesinde ve sonrasında yaşanan bazı olayları anlatmaktadır. Bu bölümler yapısı itibariyle biraz karışık olduğu için okurken bu bölümlerde anlatılanları anlamlandırmakta biraz zorlandım. Olaylar birden fazla kişinin bakış açısından aktarılmış ancak bu bakış açıları verilirken birinden diğerine yapılan ani geçişler yapıldığı için birkaç kez geri dönüp tekrar okumak zorunda kaldığım yerler oldu.

Kitapta yer alan hikayelerin her biri çok yaratıcı bir biçimde kurgulanmış, oldukça güzel ve ilginç hikayelerdi. Yaprak Fırtınası’nda biraz zorlansam da diğer hikayeleri kolaylıkla okudum ve hepsini çok beğendim.

Abdullah 
26 Kas 17:27, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 9/10 puan

Yaprak Fırtınası Marquez'in ilk önemli yapıtıdır ayrıca Marquez okumaya başlamak isteyenlere bu kitapla başlanması tavsiye edildiğini duymuştum. Ben de ilk bu kitabını okudum. Kitabı okumadan önce Marquez'in eserlerinin çok beğenildiğinin farkındaydım ve uzun zamandır onunla tanışmak istiyordum. Kitabı okuduktan sonra anladım ki bu kadar övgü boşuna değil, gerçekten de muhteşem bir anlatımla karşılaştım ve yazarın kendine has olan üslubunu çok sevdim bu yüzden diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum.

Kitabın içeriğiyle ilgili bir şeyler söylemem gerekirse, olay Macondo Kasabasında geçiyor. Kasaba halkı tarafından nefretle bakılan bir doktorun ölümüyle başlıyoruz romana. Öyle nefret ki cenazesinin gömülmesine bile razı olmayıp cesedinin kokusunu almayı dört gözle bekliyor kasaba halkı. Doktor bu kadar nefreti hak edecek ne yapmış olabilir ki diye sorgulayarak başlıyorsunuz romana daha sonra 3 kişinin gözünden geçmişteki olaylara giderek sorularınızın cevaplarını alıyorsunuz.

İyiki okumuşum dediğim bir kitap daha, edebi olarak insanı doyuran bir eser , Marquez'i herkes okumalı...

Gülçehre Aydın 
03 Kas 02:28, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 10/10 puan

Yine Marquez... Yine bir şaheser... Her defasında beni okumaya davet eden adam... Anlatımı ile sizi de saracak, konusu ile düşündürüp Makonda'dan biri haline getirecek bir eser.
Yaprak fırtınası dinmeden hiçbir şey düzelemeyecek, göreceksiniz.

Nazlıcan Yazıcı 
11 Haz 10:41, Kitabı okudu, 6 günde, 3/10 puan

En sevdiğim yazarın hiç sevmediğim kitabı. Ortada olmaması gereken bir cenaze töreni var. Kitabın ana konusu bu. Farklı bakış açılarıyla anlatıyorlar. Kolay okunan fakat okuduğumda zevk almadiğım bir kitap.

Hilda Blue 
04 Ara 19:25, Kitabı okudu, 150 günde, Beğendi, 6/10 puan

"Her ne olacaksa zaten olması gerekiyordur. Hani takvimde önceden haber verilmiş şeyler gibi."

***
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Diğerleri de zaten okumak istediğim kitaplar arasında bekliyorlar beni henüz karşılaşmadığım bir rafta.
Gabo ustalıkla bezenmiş satırların ardından bir süreci anlatıyor bizlere. Hemen hemen her karakterin içinden bir paragrafın geçiyor oluşu tasvir açısından ve karakterleri tanıyıp ısınma açısından zenginleştiriyor satırları. Bu kitaba uzun zaman önce başlayıp sonra kütüphaneye geri vermiştim. Araya bir sürü roman, deneme, şiir seçkileri, filmler, diziler girse de bir gün dedim ki "Hadi oku artık, vakti geldi."
Beklenilen bir sonu gayet abartmadan güzelce sunuyor bize. kitap benim olmadığı için altını çizemesem de etrafa not aldığım ok alıntısı bulunduğu da doğrudur.

Şöyle bir baştan sona tebessümler bırakarak etrafınıza elinizde kahveniz güzel bir Aralık akşamı okunup bitebilecek türdendir.
Keyifli günler cümlenize... :)

Dila. 
19 Oca 17:11, Kitabı okudu, 8 günde, 10/10 puan

Gabo'dan okuduğum ilk kitap. O kadar bağladı ki kendine devamında neredeyse tüm Gabo kitaplarını okudum. En sevdiğim yazarlar listesinde ilk sıraya yerleştirdim. Konuya gelecek olursam;
- Aslında hikaye akışı çok yoğun değil gibi gözüküyor, cenazenin başında bekleyen insanlar; bekliyorlar çok da bir şey yapmıyorlar. Ama alttan alta anlatılan hikayeler asıl öyküyü yüceltiyor, taçlandırıyor ve oldukça tatlandırıyor.
- En çok beğendiğim tarafı olayın farklı yaşlarda, farklı bakış açılarına sahip 3 kişi ve özellikle çocuk gözünden anlatılması oldu. Üçünün de düşüncelerini - vicdan seslerini ve belki bir nebze iç hesaplaşmalarını birinci ağızdan dinliyoruz.
- Anlatıcı karakter (aslında çok da farketmeden) değiştiğinde anlatım da değişiyor; yani aslında hepsi kendi konuşma tarzında konuşuyor.
bu yönüne bayıldım.
Özetle; özellikle Gabo'ya nereden başlayacağını düşünenler için önerdiğim ilk kitap.

Burak Akgün 
 07 Oca 12:33, Kitabı okudu, 11 günde, Puan vermedi

Kitabın konusunda da öte olayları üç ayrı kişinin gözünden anlatılıyor olması ayrı bir keyif katıyor.

Kitaptan 28 Alıntı

Özge Göksu 
23 Haz 14:01, Kitabı okudu, Puan vermedi

'Hatırlarsan gözlerine hiç bakmadım. Aşık olmaktan korkmaya başlayan bir erkeğin sırrıdır o.'

Yaprak Fırtınası, Gabriel Garcia MarquezYaprak Fırtınası, Gabriel Garcia Marquez

"Saat iki buçuk," diye düşünüyorum. 12 Eylül 1928 günü saat iki buçuk; bu adamın ilk kez soframıza oturup yemek olarak ot istediği 1903 yılının o günündeki hemen hemen aynı saat. Adelaida o zaman ona şöyle sormuştu:"Ne tür ot, doktor?"O da genizden gelen sesiyle geviş getirir gibi ağır ağır konuşarak, "Bildiğimiz ot, hanımefendi. Hani şu eşeklerin yediğinden," demişti.

Yaprak Fırtınası, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 30)Yaprak Fırtınası, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 30)

Hüzün dolu sessiz bir tebessümdü bu, hani gerçek bir duygunun sonucu değilmiş, sanki onu bir çekmecenin içinde saklıyormuş da ancak zorunlu olduğu anlarda çıkarıyormuş ama sanki tebessümün az kullanılması yüzünden onu normal şekilde kullanmayı unutmuş da hiç benimsemeden kullanıyormuş gibiydi.

Yaprak Fırtınası, Gabriel Garcia MarquezYaprak Fırtınası, Gabriel Garcia Marquez

Zamanın geçtiğini bir şey kımıldayınca anlıyorsun. Ondan önce anlaşılmıyor.

Yaprak Fırtınası, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 51 - Can Yayınları, 8.Baskı)Yaprak Fırtınası, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 51 - Can Yayınları, 8.Baskı)
Özge Göksu 
23 Haz 13:32, Kitabı okudu, Puan vermedi

Bir şey kımıldayınca insan zamanın geçtiğini anlıyor. Daha önce anlaşılmıyor...

Yaprak Fırtınası, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 61)Yaprak Fırtınası, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 61)

O gün -beş yıl aynı çatı altında yaşadıktan sonra- adını bile bilmediğimizi fark ettim.

Yaprak Fırtınası, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 57 - Can Yayınları, 8.Baskı)Yaprak Fırtınası, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 57 - Can Yayınları, 8.Baskı)

Öğlen uykusu saatinde her şeyin durduğu bir an vardır. Böceklerin bilinmedik, saklı küçük hareketleri bile durur o an için; doğanın çarkı yavaşlar; dünya kaos’un ucunda sendeler, kadınlar ağızlarından tükürükleri sızmış, yanaklarında işlemeli yastık yüzünün çiçeği ile doğrulurlar, sıcaktan ve kinden boğulacak gibi olurlar; ‘’Macondo’da günlerden hala Çarşamba,’’ diye geçirirler içlerinden. Sonra bir köşeye tıkılmaya, uyku ile gerçeği bağlamaya giderler; kasaba kadınları ortaklaşa işledikleri enli, kalın bir iplikçesine, fısıltıları dokuyarak anlaşırlar.

Yaprak Fırtınası, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 49 - Can Yayınları, 8.Baskı)Yaprak Fırtınası, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 49 - Can Yayınları, 8.Baskı)

Bir an konuşmadı, ay ışığının vurduğu sıvalı duvara baktı, sonra, ‘’Yaseminin hayalet çiçek olduğunu büyüdüğün zaman öğrenirsin,’’ dedi.

Yaprak Fırtınası, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 54 - Can Yayınları, 8.Baskı)Yaprak Fırtınası, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 54 - Can Yayınları, 8.Baskı)

Ucuz esanslara bulanmış kederli bir aşık gibiydi; ilk ziyaretinde çiçek götürmeyi unutan, günbatımı hayranı, sonsuz bahtsız aşıktı.

Yaprak Fırtınası, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 63 - Can Yayınları, 8.Baskı)Yaprak Fırtınası, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 63 - Can Yayınları, 8.Baskı)
3 /

Kitapla ilgili 1 Haber




Burası çok ıssız