Türkiye’de ateizm, agnostisizm, dinsizlik baskı altında. Oysa dünya nüfusunun yaklaşık %16’sı kendisini herhangi bir dine ait görmüyor. Yani dünyada yaklaşık 1 milyar dinsiz insan var. Bu kişilerin içinde ateistler ve agnostiklerle birlikte, dinsiz teistlerin de olduğu tahmin ediliyor. Hıristiyanlar %29 ile en büyük grup, Müslümanlar %24 ile ikinci büyük grup, dinsizler ise %16 ile üçüncü büyük grup. Geriye kalan %30 ise büyük ölçüde Hinduistler, Budistler, Taocular ve Şintoistler arasında bölünmüş durumda. Museviler ise yok denecek kadar az: %0,2. (Yüzdeler konusunda farklı araştırma kurumları farklı sayılar ortaya koysalar da, sıralama genelde değişmiyor.)
Miligramın yüzde birini tartan analitik bir terazinin bile tasarımı oldukça basittir. Fakat bu kadar kesinlik bilim adamllarını uzun süredir tatmin etmiyor. Sonuçta, yüzyılımızın başında miligramın onbinde birini tartan bir terazi tasarlandı. İngiliz fizikçi William Ramsay, raslantı eseri, 0.16 santimetre küp radonu tartmak için böyle bir terazi kullandı ve böylece radyumun radyoaktif bozunma mekanizmasına ilişkin Rutherford varsayımını kanıtladı.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sonuç ta dedem Abdülhamit 1metrekare toprak satmamıştır. Yersen.
Rothschildler ile Osmanlı Devletinin doksan yılı aşan bir sürede geliştirdiği ilişkileri inceleyen bu çalışmada varılan sonuçları şu maddeler halinde göstermek mümkündür. 1- Rothschildler ile Osmanlı Devleti arasındaki ilişkiler 1828-1829 yıllarında cereyan eden Osmanlı-Rus Savaşında başlamıştır. Savaş esnasında Rus tehdidi altında bulunan Tuna kalelerindeki Türk ordusuna gerekli olan zahirenin finansmanı Avusturyalı Stametz-Meyer Şirketi tarafından üstlenilmiş, Rothschildler tarafından temin edilmiştir. 2- Sultan il. Mahmud döneminde Rothschildlerin temsilcisi olarak, 1834 yılında Nathaniel de Rothschild istanbul'a gelmiştir. Nathaniel de Rothschild'in İstanbul'a geliş amacı Yunanistan'ın Osmanlı Devleti'ne ödeyeceği tazminatı teslim etmekti. Nathaniel, 1834 yılında Sultan 2. Mahmud'la da görüştürülmüştür. 3-2. Mahmud'un saltanat yıllarında, Osmanlı devlet adamlarından bazıları Rothschildlerden borç alınmasını teşvik etmişlerdir. 4- Rothschildlerden borç alınması için yapılan girişimlere dönemin muktedir devlet adamlarından Prens Metternich de destek sağlamıştır. 5- Kırım Harbi'nin öncesinde ve savaş sırasında Osmanlı Devleti ile Rothschildler arasında çok derin ilişkiler gerçekleşmiştir. Bu bağlamda Rothschildler, Osmanlı Devleti'ne savaş malzemesi sağlamışlardır. Temmuz 1853 'te Osmanlı Devleti, Rothschild aracılığı ile 40 bin tüfek, 2 bin şişhane, 1 0 milyon fişek, 50 milyon kapsül satın almış, bunlar için toplamda 10.5 14.976 kuruşluk ödeme yapmıştır. 6- Rothschild Ailesi, 1852 yılında yapılan fakat Sultan Abdülmecid tarafından feshedilen borcun, tazminatını Osmanlı Devleti adına ilgili bankerlere ödemiştir. 7- Rothschild Ailesi, gerek İstanbul Boğazı'na inşa edilecek fenerler için ve gerekse 1854 borçlanmasının taksitlerinin ödemek için Osmanlı Devleti'ne borç
Galatasaray-Fenerbahçe rekabetinin başladığı o günlerde Mustafa Kemal'de İstanbul'daydı. Ordunun siyasete karıştırıl­masına duyduğu tepkiden dolayı İttihat ve Terakki Cemiyeti'nden kopma noktasına gelmişti . Mustafa Kemal, 31 Mart İsyanı'nı bastırdıktan sonra 16 Ma­yıs 1909'da İstanbul'dan Selanik'e döndü. Cumalı Ordugahı ma­nevralarına katıldı. Daha sonra 3. Ordu Piyade Subay Talimgahı Komutanlığı'na atandı. Sonra da geniş yetkilerle Trablusgarp'a yollandı. Oradan döndükten sonra 13 Ocak 191 0'da, Selanik 2. Redif Tümen Kurmay Başkanlığı'na getirildi. Aynı yıl Fransa'da düzenlenen Picardia manevralarında Osmanlı Devleti'ni temsil etti. Oradan döndükten sonra ikinci kez Trablusgarp'a atandı, fakat yoldan çevrilip İstanbul'a çağrıldı ve Genelkurmay'da gö­revlendirildi.
Kur'ân'ın anlatımına göre, azmış, baş kaldırmış ve Allah'ın buyruğuna karşı isyan ederek sapıklığa düşmüş cinleri temsilen İblis adı kullanılır: "Hani biz meleklere 'Âdem'e secde edin! demiştik. İblis hariç hepsi secde ettiler. O yüz çevirdi, büyüklük tasladı ve kâfirlerden oldu." (Bakara 2/34) Cinlerin iyileri olduğu gibi, kötüleri de vardır. (Cin 72/11) Bu nedenle, şeytanlar cinlerin tümünü temsil etmeyip, onların kötü, bozguncu ve anarşist ruhlu olanlarını ifade eder. Allah'ın, meleklere Hz. Âdem'e secde etmelerini emrettiği anda, şeytanın da meleklerle birlikte bulunuşu, onun melekler sınıfına ait olmasını gerekli kılmaz. Kur'ân çok açık bir anlatımla, onun cinlerden olduğunu ve sonra başkaldırıp Rabbinin emrinden çıktığını beyan eder.(Kehf 18/50) 0, aşlında bir cin olmakla birlikte, ibadet ve teslimiyet yoluyla konumunu yükseltmiş, melekler arasına karışmış ancak isyanı nedeniyle de bu konumunu kalıcı olarak yitirmiştir. Kur'ân'a göre şeytan, apaçık insanların düşmanıdır ve taraftarlarını ancak ateş ehlinden (cehennemliklerden) olmaya çağırır.(Fâtır 35/6) Şeytanlar, kendi dostlarına insanlarla mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar.(En'âm 6/121) Öyleyse insanlar, yeryüzünde helâl ve temiz olanlardan yemeli ve şeytanın peşine takılmamalıdır.(Bakara 2/168) Bu nedenle Kur'ân insanlara, şeytan herhangi bir kötülük telkin ettiğinde derhal her şeyi bilen ve işiten Allah'a sığınmalarını salık verir.(A'râf 7/200) Çünkü kötülükten sakınanlar (takvâ sahipleri), șeytan kendilerine herhangi bir vesvese verdiğinde hemen gerçeği görürler.(A'râf 7/201) Melekler ve cinler gibi, cinlerle aynı familyadan olan şeytanların da metafizik düzleme (gayba) ilişkin herhangi bir bilgileri yoktur. Kur'ân, şeytanların ilahi gerçekliklere ve aşkın düzleme ilişkin bilgi hırsızlığı
Sayfa 201 - 201, 202, 203, 204 Syf·Kitabı okudu
Alıntı
Yahudilerin o günki ahlakı ile Bugünki halleri…
54 — Ve bir vakit Mûsa kavmine: «Ey kavmim, buzağıya tutunmakla nefsinize zulmetmig oldunuz. Hemen Xaradanınıza tevbe edip nefislerinizi öldürün. Bu, Yaradanınızın yanında sizin için hayırhıdır.» demişti. Allah da tevbenizi kabul etmigti. Şüphe yok ki tevbeleri en çok kabul eden, en çok merhamet eden O'dur. 55 — Bir de o zamanı hatırlayın ki siz : «Ey Mûsa, biz Allah'ı apaşikår görünceye kadar sana îman etmeyiz.» demiştiniz de bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı. 56 - Sonra sizi ةlümünuziin arkasindan yine diriltmistik. Şükretmeniz gerekirdi. 57 - Ve üstünüze bulutları gölge yaptık. Kudret helvasını, yelve kuşunu indirdik. Size rızk olarak verdiğimiz şeylerin iyile-rinden, güzellerinden yiyin. Onlar bize zulmetmemişler, ancak kendi kendilerine zulmetmişlerdi. 58 — Hani demiştik ki : «Şu kasabaya girin. Dilediğiniz yerde istediğinizi bol bol yeyin. Kapısından secde ederek girin. «Af-fet» deyin, kusurlarınızı örtelim. İyilik edenlere daha da artıra-cağız." 59 - Nefislerine zulmedenler sözü kendilerine söylenenden başkasına çevirmişlerdi. Biz de o zalimlerin üstüne gökten — fâ-sıklık etmelerinden dolayı — korkunç bir azab indirmiştik. 60 — Hani bir vakit Mûsa, kavmi için su arayınca «Asanı taşa vur» demiştik de taştan on iki çeşme fışkırmış, her zümre su alacağı yeri öğrenmişti. Allah'ın rızkından yeyin, için; yalnız, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. 61 — Hani siz : «Ey Mûsa bir çeşit yemeğe elbette dayana-mayız. Rabbına dua et de yerin bitirdiği sebze, acur, sarmısak, mercimek ve soğandan bizim için de çıkarsın.» demiştiniz. Mûsa da : «Siz bayağı olan şey ile hayırlı olan şeyi değiştirmek mi isti-yorsunuz? Öyle ise bir şehre inin, sizin için istediğiniz şeyler var-dır.» demişti. Onların üstüne horluk ve yoksulluk vuruldu. Allah'dan bir gazaba da
Sayfa 131 - Çelik yayınevi cilt 1.
Alıntı