23 Temmuz 1952 darbesi Mısır monarşisini sona erdirdi ve 1952 Eylül' ünde kanunlaştırılan toprak reformuyla yaygın olarak meşrulaştırıldı. Toprak sahipliği tavanını 200 feddan (aile için 300) gibi yüksek bir miktar olarak belirleyen kanun, 1969'a dek 50'ye (aile başına 100) indirildi. Ek önlemler (tarımda asgari ücret, kira reformları ve tarımsal kiralardaki verginin toprak vergisinin yedi katıyla kısıtlanması), muhtemelen çiftçilerin yaşam standartlarına toprağın yeniden dağıtılmasından daha çok etki etti. Önemli bir reformdu ama devrimci değildi. Büyük toprak sahiplerinin siyasi iktidarını kırdı. Ama mülklerini kamulaştırmadı ve tarım sistemi, özel mülkiyet altındaki toprağın oldukça eşitsiz dağılımına dayanmaya devam etti. Büyük toprak sahiplerinin tavan sınırının üstündeki topraklarını satmasına izin veriliyordu. Satın alanlar çoğunlukla orta halli ve zengin çiftçilerdi ki sayıları bu reform sayesinde arttı. 1952 reformundan sonra, toprak sahiplerinin yüzde 94,5'ü, 5 feddanın altındaki araziler halindeki toprakların yüzde 46,6'sına sahipti; toprak sahiplerinin yüzde 0,4'ü, 50 feddan veya daha büyük araziler halindeki toprakların yüzde 20,3'üne sahipti. Ekilebilir toprakların yaklaşık yüzde 15'i yeniden dağıtıldı ve 1950'de nüfusun yüzde 60'ı topraksızken 1970'de yüzde 43'e indi. Ücretli işçilerin ve 5 ftddandan az toprağı olanların tarımsal gelirdeki payı ikiye katlandı. Hükümet destekli kooperatifler üretimi düzenleme, pazarlama, kredi verme, tohum ve gübre sağlama gibi konularda toprak sahiplerinin yerini aldı.
Sayfa 168 - Mısır, Suriye, Irak ve Cezayir'de Toprak Reformu·Kitabı okudu
Alıntı
TEK TANRIYA İNANAN İLK KİŞİ
"Abram MÖ 2166 sonrasındaki bir tarihte Ur'u terk ederek Batı Sami topraklarına doğru yola çıkar, bu arada Yeni Sümer İmparatorluğu büyümektedir." "Sümerlerin Gutilerle mücadelesi sıralarında, Terah adında bir Ur sakini hizmetçilerini, hayvanlarını, kanlarını oğullarını ve ailelerini toplayıp batıya doğru yola çıktı. Ev halkı içinde, Terah'ın oğlu Abram ve onun, hala çocuk doğurmamış olma talihsizliğini yaşayan karısı Saray da vardır. Terah Sümer değildi, belki Akad ya da ilgili bir kabilenin üyesiydi; soyunu Samilerin Eski Ahit'teki atası olan Şem'e kadar uzatıyordu. Naram-Sin'in hükümdarlığı sırasında bir aralar doğmuş olan Terah herhalde Guti tehdidi altında olmayan bir Ur'da hiç yaşamamıştı. Çocukluğu sırasında Ur Akad krallarının güçlerinin zayıflamasından yararlanarak, Akad boyunduruğundan kurtulmuştu. Üç oğulun babası olduğunda, son Akad kralı taht için nihai mücadelesini veriyordu; genç ailesi büyürken, Gutiler başkent Akad'ı yıkmış, kuzey ovalarında serbestçe at koşturuyordu. Utuhegal'in fethetmek ve sonrasında da damadına kaptırmak üzere Ur üzerine yürüdüğü sıralarda, Terah ve ailesi (anlaşılır nedenlerle) kenti terk ederlerse daha iyi olacağına karar verdiler. Tekvin kitabına göre, "Kenan" ülkesine -batıya, Akdeniz kıyısına ve barbar Gutilerden, intikam peşindeki Elamlılardan ve hırslı Sümerlerden uzağa- doğru yola çıktılar. Bu yolculuk için Tekvin 12'de verilen dinbilimsel gerekçe, Abram'ın Tanrı'nın sesini duyduğudur. Bu bir Sümer ya da Akad tanrısı değil, Tanrı'ydı: Kendine muhtemelen "olmak" fiilinin bir biçimi olan akıl karıştırıcı YHVH adını veren bir Tanrı: Bu Abram için yeni bir fikir olmalıydı. Terah ve oğulları herhalde Ur kentinin koruyucu tanrıları olan ay tanrısı Sin ve kızı İnanna'ya tapınıyor olmalıydılar, çünkü tüm Ur sakinleri ay kültüne
Sayfa 149 - Abram, İbrahim, Terah, Ur, Saray, Sami, Naram-Sin, Utuhegal, Kenan, YHVY, olmak, vaat, Yehova, Yahve, Elohim, Levan, Çatalhöyük, Ceriko, Şekem, veba, Hagar, İshak, sünnet, Rebeka, İsmail, Kabe, Mekke, Kuran·Kitabı okudu
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Birinci Tablet
Birinci Tablet 1 . Henüz yukarının adı gökyüzü değil iken, 2. Aşağıya yeryüzü denmez iken, 3. Apsu vardı. [Tanrıların] ileri geleni, babasıydı o. 4. Ve onların hepsini doğuran Tanrıça Tiiimat vardı. 5. Ve [Apsu ile Tiii.mat] sularını birbirine karıştırdılar. 6. Henüz [tanrılar için] bir gipiiru-evi1 bile yapılmamıştı, kamış-evler kurulmamıştı. 7. Tanrıların hiçbiri ortada yok iken, 8. Esamileri okunmuyor iken, kaderler yazılmamış iken, 9. Suların içinde tanrılar yaratıldı. 1 0. Tanrı LaQmu ve Tanrıça LaQamu göründü, [onlar] adlarıyla çağrıldılar. 1 1. Büyüdüler, boylu poslu oldular. 12. An5ar ve Ki5ar yaratıldı, onlardan [tanrılardan] daha üstün oldular. 13. Günü güne eklediler, yılı yıla eklediler, 14. [An5ar ve Ki5ar'ın] oğlu Anu, ana babasıyla aynı ya- ratılmıştı, 15. An5ar, oğlu Anu'yu kendisiyle eşit kıldı. 16. Ve Anu kendi suretinde yarattı Nudimrnud'u,2 17. Nudimmud, babasından ve dedesinden üstündü, 18. Zekiydi, bilgeydi, çok güçlüydü, 1 9. Dedesi Ansar'dan çok daha güçlüydü, 20. Tanrı kardeşleri arasında benzeri yoktu, Gipa.ru: 1 . Tapınak evi. 2. Otlak alan. Destanda tanrıların yaptıkları evlere verilen bir ad (Birinci Tablet, 77). Nudimmud: Ea'nın diğer adı. 3 21. Bir araya geldi kardeş tanrılar,
1000Kitap
KİTABIN ÖZETİ
Hakarri Civarlarında Dağınık Beylikler: Belgelerde verilen bilgilere göre bölge, aşiretler halinde yaşayan halklar, irili ufaklı vadilere hükmen krallıklar ve beyliklerin vatanıdır. Az bilinen bu farklı etnik gruplarından en tanımışları Gutiler (Gutium), Lullubiler (Lullubum) ve Turukkular (Turrukum)’dır (9). Assur ordusunun hiçbir zaman Zagroslar’ı aşıp Hakkari-Yüksekova-Başkale taraflarına yönelmediği konusunda görüş birliğine varılmıştır (17). Tampon Bölge: Hakkari-Yüksekova yöreleri Assur ve Urartu gibi iki büyük rakip arasında adeta bir tampon durumundadır. Bu nedenle Assur ve Urartular’ın hiçbir zaman doğrudan doruya ele geçirmeyi düşünmedikleri bu dağlık bölgede Ukku gibi küçük beyliklerin yaşamasına izin vermiş olmaları mümkündür (18). Hakkari stelleri yöresel taşlardan 11!i çıplak erkek savaşçılara aittir ve yükseklikleri 0.81 m ile 1.42 m arasında değişmektedir. İki tanesi kadınlara aittir (28). Asya İle İlgili Bulgular: Eski Yakın Doğu’nun ortası direkli mahruti biçimlerinden farklı türdeki bu örnekler daha çok Asya bozkırlarının yurt tipi çadırlarıyla karşılaştırılabilecek özelliklere sahiptir. Taşlardan biri üzerinde resmedilmiş bir süvari motifi ilgi çekicidir (Sevin, 2015, s. 29). Çadırlarda yaşayan ve avdan hoşlanan bu kişiler birer tanrı ya da tanrıçadan çok yaşamış hükümdarlar ya da beyler ilke kimi güçlü kadınlar olmalıdır. Ölmüş kahraman savaşçı ataya duyulan bu tür saygı Avrasya bozkır kuşağında sık rastlanan bir olgudur (Sevin, 2015, s. 31). BAL BAL: Sonradan Moğolistan’a değin tüm Asya ve Avrupa’ya yayılacak insan biçimli taş dikme adetinin anavatanının da bu bölge olduğu anlaşılmaktadır. Hakkari taşlarının ikonografik açıdan en ayırt edici özelliği, figürlerin daima sağ elleriyle göğüsleri üzerinde, olasılıkla deriden yapılmış, tulum kırba
Alıntılar
Colin A. Ronan. (2003). Bilim tarihi. Ankara: Tübitak yayınları. Bilim nedir? Bilim insanı deyince aklınıza kimler geliyor? Neden bu insanlar geliyor? Bilimin yaşamımızdaki yeri nedir? Büyü Bilim İlişkisi Büyücü, insan ile onu çevreleyen dünya arasında bir ilişki bulunduğunu kavramıştı; doğru yöntem uygula ndığında, insan doğa güçlerine hakim olabilir ve onları kendi menfaati dotrultusunda kullanabilirdi (16). Büyü, genel olarak animistik bir doğa görüşüydü Dünya, ruhlar ve onların gizli kuvvetleriyle doluydu ve bunlar tarafından idare edilmekteydi. Bu kuvvetler, hayvanlarda veya ağaçlarda, denizde veya rüzgarda gizlenmiş olabilirdi. Büyücünün görevi, bu kuvvetleri kendi amacına uygun olarak yönlendirmek ve ruhların işbirliğini 􀅃lamaktı (16). Büyünün mistik özelliklerinin kişisel amaçlar do&rultusunda kötüye kullanılması, büyücülüğ"ün doğmasına sebep olduğu gibi, kamusal gayeler doğrultusunda kötüye kullanımı, güçlü bir rahip sınıfı yarattı, saf ve cahil insanları emellerine alet etti. Bu şekildeki bir gerileme, sırası gelince, eski Yunan nlozoAarını tamamıyla büyü dışı bir yaklaşıma yöneltti ve fllozoDar böylece, Batı bilim kültürünün çekirdeA"inl teşkil edecek düşünce tarzını ortaya koydular (17) Hekim, hastalığı başka bir canlı varlığa geçirmeyi de deneyebilirdi. Bu yöntem, "günah keçisi" ilkesinin ilk örneği sayılabilir (20). Standart Ölçüm Araçları X I I . sülale zamanında Teb'de hüküm süren Amenemhet ve onun halefleriydi. Yönetim, tartı ve ölçüleri standartlaştırdı. Yönetimdeki memurlar (ka.tipler), hiyeroglif veya el yazısına benzeyen hiyeratik yazıyı kullanmaktaydı. Hiyeratik kelimesi Yunanca "ruhani " anlamına gelen hieraticos'dan gelmektedir: genellikle, Mısırlı katipler aynı zamanda rahipti (25). Mısır Mısırlıların felsefi spekülasyona olan ilgisizlikleri ve
KİTABIN ÖZETİ
Gazne bugün Afganistan Devleti hudutları içinde olup, başkent Kabil'in güııeyindedir Denizden fJksekliği 2350 metredir ve müstahkem bir şehirdir. Ayrıca Hindistan'a giden tek yol üzerinde olduğu için stratejik bakımından önemi büyüktür (6) Bu devlete «Sebükteginller» denildiği gibi, S:ıltan Mahmud'un lakabı Yern1􀇩 r.ü'd-Devle'den dolayı «Yeminiler» adı ile de meşhurdu (6). Gazne devleti Samanilerin içinden çıkıyor. Samaniler Türklere orduda yer veriyor. Klasik gelişim gerçekleşiyor. Orduyu ele geçiren Türkler sonradan devleti ele geçirip kendi devletlerini kuruyorlar. Bunu yapan kişi de yani Gaznelilerin ilk hükümdarı da Alptegin. 850 yılına kadar Kabil'de Türk olan Kabul-Şahlar hanedanı hüküm sürmüş ve adı geçen bu hanedan IX. yüzyılın başında Horasan valisi Abdullah b. Tahir'e yıllık haraç olarak ikibin kişilik Oğuz esirlerinden bir grup göndermişti. Yine Abbasi halifesi Mansur zamanında (754-775), Zabulistan hakimi Zunbil, Sistan'ın Müslüman valisine yıllık harac olarak develer ,Türk çadır ve esirler yollamıştı. Bu örneklerden anlaşılacağı üzere, Gazneliler devrinden önce de Afganistan bölgesinde Türk toplulukları b􀜋·lunmaktayclı ve Gazneliler Devleti tabii ki,büyük ölçüde bu topluluklara dayanıyordu (12).. Alptegin'in oğlu İbrahim iyi yönetemiyor. LEvik geri geliyor bunu kovuyor. İbrahim Araplardan yardım istiyor. Levik'i kovuyor ama vassal oluyor. Üç yıl içinde ölüyor. İbrahim'in oğlu yok komutan olan Bilgetegin hükümdar olarak seçiliyor. Samanilere bağlılığını ifade ederken Türklerin oyu ile seçildiğini ifade ediyor. Samaniler saldırıyor onları yeniyor. 10 yıl sonra kuşatmada ölüyor. Sebüktegin de Börütegin'in yerine seçimle geliyor. Maşallah demokrasi var. Hükümdar Sıralaması • Alptegin. Onun oğlu İbrahim. • İbrahim sıçıyor, çocuksuz ölüyor. • Seçimle Bilgetegin