Eğitimde laik öğretimi baltalamak, özelleştirmede dinci şirketleri kayırmak, devlet kadrolarına kendinden yana olanları yerleştirmek, tarikatlara dayanan şeriatçı örgütleri devlet himayesine almak, iktidar gücüyle şeriatçılığı devlet düzenine aşılamak...
Gerilim bu yüzden çıkıyor...
Yolsuzluklarla şaibeli, dincilikle müsemma bir iktidar, laik Cumhuriyeti teslim alabilecek mi?..
Sieyès ilahiyat öğrencisi olduğu yıllarda siyaset felsefesiyle (özellikle Locke'un fikirleriyle) ilgilenmişti. Beceri ve yetenekleri tartışmalı kişilerin sadece soylu doğdukları için Kilisede hızla yükselmesi onu hayal kırıklığına uğratmıştı.
Amerikan Devrimi'nin kanaat önderlerinden Thomas Paine'den ilham alan Sieyès. çoğunluğun siyasette söz hakkının olmasını talep ediyordu: "Üçüncü Tabaka nedir? Her şeydir. Simdiye kadarki siyasi düzende Üçüncü Tabaka neydi? Hiçbir şeydi. Ne olmak istiyor? Bir şey olmak istiyor."
•Bir şehri ilk defa görüyorsanız 1 dakika bile dinlenmeyeceksiniz.
•Yürüyeceksiniz. Gençsiniz ve bir şehirde gönlünüzce yürüyemiyorsanız orayı gezdiğiniz söyleyemezsiniz.
•bir şehre ilk defa gidiyorsanız çok yoğun bir program yapacaksınız illaki yorulacaksınız.
•O şehir hakkında her fırsatta okuyacaksınız hatta şehri gezerken bile okuyacaksınız. 20 saat izliyorsanız mesela, 2 saatte okuyacaksınız. Gezi sırasında okuyacaksınız. Rehberde bulduysanız programınızda olmasa da üşenmeden gidip bakın.
•Harita bakacaksınız, fotoğraf çekeceksiniz, not tutacaksınız.
•Merkezi geçeceksiniz ama mutlaka çarşıya pazara da karışacaksınız. Bunları görmeden o çevreyi tanıyamazsınız.
•Güvenliğe hesaba katarak şehri gece de gelirim. Gece 1.01 şehrin güzelliğidir. Venedik,, Semerkant, Barcelona, Toledo muhakkak gece de görülmesi gereken şehirlerdir.