31.01.2026
Benimle konuşmuyor, sorularıma cevap vermiyor.
Alıntı
31.01.2026 Sen gülünce gün cumartesi olur Bir kuş havalanır gökyüzüne
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tarihteki eski Roma hoş bir hayaldir, Hayal bütün insanlarda olan bir haldir. Bu hayaller zamanları hızla aşmalı, Gök Türklerle Romalılar karşılaşmalı ! .... Bizim yanık Fuzuli’miz engin bir deniz! Karşısında bir göl kalır sizin danteniz! Bizler ulu bir çınarız, sizler sarmaşık! “General”ler “Paşa” larla atamaz aşık ... Beyrut - (31.01.2019)
31.01.2026
"Hangi gün ölümden kaçayım ki, Takdir edilmediği gün mü, yoksa takdir edildiği gün mü? Takdir edilmediği gün korkmama gerek yok ölümden. Takdir edilmiş günde ise tedbirin faydası olmaz."
Sayfa 384·Kitabı okudu
"Meydan kazanı kuruldu, Bebekleri kaynatıldı; Gün görmedik hanımları, Süngü ile oynattılar!" Adana'nın Saimbeyli İlçesi'ndeki Ermeni vahşetini anlatan yukarıdaki dörtlük, devlet çöktükten sonra Türk Milleti'nin başına gelen sonsuz felâketlerin şiirsel ifadesini özetlemektedir. Fransız İşgal Kuvvetleri'nden cesaret alan Ermeniler kendilerine vaadedilen toprakları ele geçirmek için bir sabah erkenden kalkıp, 900 yıllık komşularını öldürmeye başlarlar. Kadınlar ve genç kızlar, silah zoruyla getirilip Hükümet Konağına doldurulur. Çocuklar ve bebekler analarının kucaklarından alınıp, kazanlarda pişirilir, sonra tepsilere dizilerek analarının önüne konulur. Yukarıdaki ezgi, Melek Hatun adındaki bahtsız bir Türk kadının kızıl Afife için yazdığı 20 dörtlükten biridir. Aynı ilçeden bir görgü şahidi, Kürt Genco'nun nasıl öldürüldüğünü, değerli araştırmacı Cezmi Yurtsever'e şöyle anlatmıştır: "... Genco başçavuşu yakaladılar. Hükümet Konağı'nın olduğu meydana getirdiler. El ve ayaklarını bir çınar ağacına çiviyle bağladılar, (yâni el ve ayaklarından ağaca çakılılar) Başaşağı, koyun yüzer gibi derisini yüzerek öldürdüler." İnsanı ürperten bu vahşet sahneleri hemen hemen Anadolu'nun işgal görmüş bütün şehirlerinde ya Fransızların, ya İngilizlerin, ya da Rusların gözü önünde yaşanmıştır! Yâni bugün bizi soykırım yapmakla suçlayanlar da parlâmentolarında soykırım kararlarını kabul edenler de aslında Türkler'e karşı soykırım yapanlardır! Biliyoruz ki, Ruslar Doğu'da, İngilizler ve Fransızlar Güney'de Türkler'in elindeki derme çatma savunma araçlarını aldıktan sonra Ermenileri silâhlandırıp, kadınların, çocukların ve yaşlıların üzerine sevketmişlerdir. Batıanadolu'da Yunan birliklerinin vahşetini onaylayan İngiltere, Musul'da Ermenilere ilaveten Nasturileri de Türkler'i yoketmeleri
Sayfa 297 - Bilgeoğuz Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Aslolan yaşamdır!
Spinoza, hakiki bilgelik 'ölümü değil yaşamı düşünmektir' derken; Nietzsche, 'insanların ölümü akıllarına getirmemek istemeleri beni mutlu ediyor. Yaşamı düşünmeyi onlar için binlerce kat daha cazibeli hâle getirmek adına bir şeyler yapmalıyım.' demektedir. Mezar taşlarının sessiz çığlığı: İnsan doğar, yaşar ve ölür. Geriye kalan biraz eğlence, biraz da hüzündür. Ağlamayı, sızlamayı bırak, geriye dön ve hayatın tadını çıkarmaya bak!.. 31.01.2025