Ardından yakalamaya çalıştığım beni katıra bindirmiş, sise (k)açılan(!) yerdeyim. Kırpa kırpa çıkardığım fotoğraftan gülümsemelerim karalanıyor. Elini çeker misin hiçliğim? Hokkasına düşman mürekkebini ipimle değiştirmişin. Kepenklerini kapat(a)mıyor selleri dehlizin. Suyu dövmeye günlerim birikti. Veresiye defterini kaybetse "Neden?"lerim. Uzatmalara mızıklanıyorum; anlamına duvarlar sızmış göğün köşesini arıyorum. Yamalı fasıllarıma perde çekiyorum korniş stoperi hücumda ne arıyor? Ensesinden tutup getirin. Saat sabaha hiç var "Katır rötar yapmış diyorlar mirim." Kır! Söküyor diktiğim sonumu pencereler. Uyku gezer miyim neyim? Ayaklarıma ulu çınarlar dikilmiş, kafamdan doğuracağım dalların ölü meyvesi miyim? -Ezgiden masalların atiden yakarışına ses vereyim. Diyorum ki kulaklarım sevişiyor.- Kütük sarıp mı içti ciğerlerim, kalbimin ritminde dümdüz çizgiyim. "Haber geldi birader, katırı binicisi(!) kesmiş. Sen onu bekleme." Uykum kalkmıyor önümden, gözlerime parmaklarını geçiriyor, hissedemiyorum ki... Felç geçirmiş vinç gibi kiralıyorum yer çekimini. Kımıldayamıyorum ki çarkına çelenkler götüreyim düşlerimin. Serlevha nokta noktayı noktalayamamış Göz damlasından filiz verir miymiş eskiciler? Sekiz bin otuz gündür bu gezegendeyim, ilk kez duyuyorum. Dizelerin dizinde saçımı okşuyor kelimeler. 21 yüzyıl kadar yorgunum. 31 Mayıs 2026 07.01
01.31
Etrafındaki yangını söndürmeye çalışırken, kendi evinin odalarını birer birer kaybediyor gibisin. Bazen.
Duygu ve Düşünce
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
01/04/2026 18:31
Biri seni duasına koymuşsa, seni en kıymetli yere koymuştur; ellerin ulaşamadığı, niyetlerin bozamadığı, gürültünün değemediği bir yere… Duâ sevgidir; sessizdir ama derindir, gösterilmez ama vazgeçilmezdir. Bazen sebepsiz bir huzur iner kalbine, içini ısıtan o tarifsiz duygu vardır ya, işte o birinin sana ettiği duânın izidir. Ne mutlu, sen farkında değilken seni hatırlayan, adını Allah ile arasına taşıyan bir kalbe… Çünkü herkes sevemez böyle, herkes bir başkasını bu kadar içten taşıyamaz. Kalpten çıkan duâ kaybolmaz; vakti gelince yolunu bulur, en doğru anda dokunur hayatına. Ve bazen hiçbir şey yapmadan iyilikler bulur seni, işte o an anlarsın; bir yerde adın güzel anılıyordur. Gizli yapılan duâlar bu yüzden kıymetlidir; içinde gösteriş değil, tertemiz bir sevgi vardır. Allah seni de duasına koyacak bir kalple karşılaştırsın. (Alıntı....)
1000Kitap
Hasta Değil Susuzsunuz!
Dr. Batmanghelidj “Hasta Değil Susuzsunuz” kitabında bir insanın 46 nedenle suya ihtiyaç duyduğunu anlatmaktadır. 01- Hiçbir canlı susuz yaşayamaz. 02- Su yetersizliği vücudun bazı fonksiyonlarını önce bastırır, sonra öldürür. 03- Su temel enerji kaynağıdır. 04- Su vücudun her hücresinde elektriksel ve manyetik enerji üretir. 05- Hücre yapısındaki maddeleri birbirine bağlayan bir yapıştırıcıdır. 06- DNA hasarını önler ve onarım mekanizmalarının daha iyi çalışmasına yardımcı olur. 07- Bağışıklık sisteminin merkezi olan kemik iliğini, kanser de dahil olmak üzere, çeşitli hastalıklara karşı güçlendirir. 08- Vücutta besinleri küçük parçalara ayırır, sindirimlerinde ve son metobolik aşamalarında görev yapar. 09- Besinlere enerji verir ve parçalanan besinler sindirim sırasında bu enerjiyi vücuda aktarır. Susuz yenen yemeğin vücut için hiçbir enerji değeri yoktur. 10- Su, besinlerdeki gerekli öğelerin emilimini artırır. 11- Bütün öğelerin vücuda taşınmasına yardımcı olur. 12- Akciğerlerde oksijen toplayan kırmızı kan hücrelerinin çalışma verimini artırır. 13- Hücreye ulaşan su, o hücreye oksijen verir ve atık gazları vücuttan atılmaları için akciğerlere taşır. 14- Vücudun çeşitli bölgelerinden zehirli atıkları toplar ve atılmaları için karaciğer ya da böbreklere taşır. 15- Eklem boşluklarındaki temel yağlayıcı maddedir, artrit ve sırt ağrılarının oluşumunun önlenmesinde yardımcı olur. 16- Omurgadaki diskleri “şok emici su yastıkları”na dönüştürür. 17- Bağırsakları en iyi çalıştıran yağlayıcı maddedir, kabızlığı önler. 18- Kalp krizi ve felce karşı koruyucudur. 19- Kalp ve beyin damarlarında pıhtılaşmayı önler. 20- Vücudun soğutma (terleme) ve ısıtma (elektrik) sistemleri için vazgeçilmezdir. 21- Düşünme başta olmak üzere, bütün beyin fonksiyonları için bize güç ve
Hayat ve İnsan
Krallara hayır
Trump nihayet büyük halk kitlelerinin protestolarıyla karşı karşıya. ABD’nin doğu ve Batı sahillerinde hemen bütün büyük şehirlerde milyonlar “No Kings” pankartlarıyla yürüyor, savaşı protesto ediyor. Elbette onun karizmasına kapılmış, desteklemeye devam eden milyonlar da var. Ancak anketler oy oranının yüzde 30 civarına indiğini gösteriyor. Savaşta ucuz ve bol kazançlı bir zafer kazansaydı, Kasım’daki seçimlere “muzaffer kumandan” şovlarıyla girebilirdi, olmadı. İran’ın direnişi dünya ekonomisi gibi ABD ekonomisini de vuruyor. Askeri güçle İran’ı dize getirse bile, ekonomideki tahribat Trump’ın peşini bırakmayacaktır. Ayrıca, İsrail’in peşine takılıp bunca felakete yol açmasına kendi çevresinden de itirazlar var. Başkan Yardımcısı JD Vance artık apaçık belli ki savaşa karşı. ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent, “İsrail için savaşmamalıyız” diyerek istifa etti. Dışişleri ve Harp Bakanlığı bürokrasisinden de istifalar oldu. Senato’da eleştiriler başladı… OTOKRASİYE KARŞI NE? Ancak Trump’ın Başkanlık yetkileri ve bu yetkileri hoyratça, haydutça kullanması ona büyük güç veriyor. Bilhassa şirketler sinmiş durumda. Kongre’de çoğunluğa sahip Cumhuriyetçi Parti gibi bir siyasi gücü de elinde tutuyor. Financial Times’ta Martin Wolf, “Demokratik gerilemenin başını ABD çekiyor” diye yazdı. İsveç'te demokrasi araştırmaları yapan V-Dem Enstitüsü, 48 faktör açısından yayınladığı “liberal demokrasi Endeksi”nde Trump’ın ilk bir yılda “225 Başkanlık Kararnamesi” çıkardığına, oysa Kongre’den geçen kanun sayısının 49 olduğuna dikkat çekiyor. Trump’ın üst devlet kademelerinde yaptığı atamalarla “kendine sadık bir bürokrasi” kurduğunu anlatıyor, ABD’de “otokratlaşmanın ileri boyutlara” vardığını belirtiyor. “Trump diktatörlük hedefliyor.” (The Guardian, 17 Mart
Alıntı
Cehennem Azabı
(Azabı En Şiddetli Olana Hamdolsun) “Cehennem, nefse hoş gelen şeylerle kuşatılmış; cennet ise nefsin istemediği şeylerle çepeçevre sarılmıştır.” (Buhârî, Rikak 28; Müslim, Cennet 1; Ebû Dâvûd, Sünnet 22; Tirmizî, Cennet 21; Nesâî, Eymân 3) Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Cehennem ateşi katran gibi siyah ve gece gibi karanlıktır.” (Beyhaki) ✔ Kıyamet günü cehennem, yetmiş bin yuları olduğu halde getirilir. Her yularında, onu çeken yetmiş bin melek vardır. / Cehennemi kuşatan surun dört (ayrı) duvarı vardır. Her duvarın kalınlığı kırk yıllık yürüme mesafesi kadardır. / Cehennem ateşi bin yıl yakıldı. Öyle ki kıpkırmızı oldu. Sonra bin yıl daha yakıldı, öyle ki beyazlaştı. Sonra bin yıl daha yakıldı. Şimdi o siyah ve karanlıktır. (Müslim, Cennet 29; Tirmizi, Cehennem 1 / Tirmizi, Cehenmem 4 / Tirmizi, Cehennem 8; Muvatta, Cehennem 2) ✔ Yaktığınız ateş var ya, bu cehennem ateşinin yetmiş cüzünden bir cüzdür! Cehennem ateşi öbürüne (dünya ateşine) altmış dokuz kat üstün kılındı. Her bir katın harareti, bunun mislindedir. / Cehennemin kıyısından büyük bir taş bırakıldı. Bu taş yetmiş yıl aşağı doğru düştü de henüz dibe ulaşmadı. (Buhari, Bed'ü'l-Halk 10; Müslim, Cennet 29; Muvatta, Cehennem 1; Tirmizi, Cehennem 7 / Tirmizi, Cehennem 2) ✔ Cehennem, Rabbine şikâyet ederek: 'Ey Rabbim! Bir parçam diğer bir parçamı yemektedir.' dedi. Bunun üzerine, Allah Teala ona, iki nefes almaya izin verdi; bir nefes kışta, bir nefes de yazda. (Yazdaki nefesi) sizin rastladığınız en şiddetli sıcaktır. (Kıştaki nefesi de) sizin rastladığınız en şiddetli (soğuk olan) zemherirdir." / Yazın sıcaklığı sıcak cehennemin nefesinden, kışın soğukluğu da zemherir cehennemin nefesindendir. (Buhari, Bed'u'l-halk 10; Müslim, Mescaid 185; Tirmizi, Cehennem 9 / Buhari, Mevakıt: 9, Müslim, Mesacid:
Edebiyat