AZİZ KEMAL HIZIROĞLU'NUN "Son" İncelemesi
10/10
·64 syf.·
2021 35. kitabı
"POLAT ONAT VE 'SON' SESSİZLİĞİ" Mühür Kitaplığı’nca yayımlanmış ‘Son’ adlı bir şiir kitabı var elimde. Şair Polat Onat’ın ilk kitabı. Dönüp dönüp okudum kaç kez. Bazı dizelerini de günlüğüme iliştirdim. Sözcüğün anlam kaygısından çok, şiir ve şiir dili içinde nasıl yer kapladığını gözeten bir şairle karşı karşıyayız. İmge ve eğretilemelerle öyle çağrışımlar yaptırtıyor ki, şiiri ya da dizeyi merkez kabul edip çarçabuk uzaklaşıyor ve hemen merakla geri dönüyorsunuz. Şairliğin bir biçem ustalığı ve farklılığı olduğunu sezmiş P.Onat. Nesnel dünyayı ve algıları kendince dönüştürürken, aklını ve düşlerini nasıl kullanacağını iyi biliyor. Özü asla es geçmiyor, ama ayrıntılardaki görkemi de yakalıyor, yakalattırıyor. “güvertedeki kayıp kovayla eksiltiyor gökyüzünü” (s. 36, ‘Deniz’) Ayrıntıları yakalarken yalnızlıkta da ustalaşmış olduğunu anlıyoruz. Kendi iç konuşmalarıyla, öteki insanın nesnel ve düşsel hallerini; okuyucuya volümü yüksel(t)en bir sesle ve çağrışım zincirleri yoluyla anımsatmayı iyi beceriyor. Okuyucuyu analize ya da senteze çomak sokmaya zorluyor. İmge yaratmanın, ‘şey’lerle ilgili bir tasarımın bilinçle görünür hale getirilme çabası olduğunu fark etmiş genç şair. ‘Son’ adlı kitabı baştan sona okuduğunuzda, düş ile gerçek arasında gerilimli bir yalnızlıkla donandığınızı görüyorsunuz. Kendinizden uzaklaşıp başka nesnelere dokunsanız da yine kendinize dönmek zorunda kalıyorsunuz. “Şiir bir bakıma, kendi varlığımızı bütünüyle içerecek şekilde dünyayı ve şeyleri incelememiz gerektiğini imlemeli” diyor sanki P.Onat, özellikle dikkatli şiir okurları için. Bilinçöncesi, bilinç, bilinçaltı ve bilinçdışının bir şaire etkilerini usulca izliyoruz bu kitaptaki şiirlerde. Bir ilk kitap için böylesi iyi şiirlerin, şairini ileride daha büyük sorumluluklar altına
Edebiyat
SonPolat Onat · Mühür Kitaplığı · 200910 okunma
Puan vermedi
10:32 - 11:32 - 11:45 - 12:01 - 12:09 - 12:35 - 13:13 - 13:31 - 23:45 - 00:07 - 00:54 - 00:59 - 01:08 - 01:17 - 08:00 - 08:46 - 09:57 - 10:49 - 11:23 - 12:45 - 15:45 - 20:34 - 23:59 - 00:26 - 04:00 - 04:32 - 06:53 - 18:35 - 23:48 - 00:02 - 04:49 - 05:01 - 17:00 - 21:56 - 21:57 - 10:39 - 11:43 - 11:54 - 23:46 - 11:00 “ Artık hiç kimsenin acelesi yoktu... ”
Edebiyat
Zamanın EfendisiBülent Akyürek · C4 Kitap · 2017143 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
7/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
07.01.2021 saat 01.35 itibariyle bu kitabı bitirmiş bulunuyorum. İlginç bir hikaye... Sizi epey şaşırtacak. İçerisinde birçok farklı yöne değinilmiş olduğunu göreceksiniz: gelenekler, hurafeler, hoşgörü, din, siyasi konular, aykırılık, özgürlük... Daha pek çok şey ekleyebilirim buraya. Sürükleyici bir kitap fakat bazı noktalarda bazı sahnelerin fazla uzatıldığını düşündüğüm noktalar da oldu. İç içe geçmiş hayatları ve farklılıklarımızda bizi buluşturan bir hikayeyi anlatan bir kitap Baba ve Piç. İyi okumalar dilerim.
Baba ve PiçElif Şafak · Metis Yayınları · 200617,8bin okunma
10/10
·330 syf.··
2020 36. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2020 01:36
·
Çok uzun zamandır okumak istediğim kitabı şu anda bitirmiş bulunmaktayım ( 01.35) Benim gibi okumak isteyenlere elimden geldiğince -detaya girmeden- nacizane fikirlerimi yazmak istiyorum . Aslında nereden ve nasıl başlayacağımı, nasıl bitireceğimi bilmiyorum. Ama bildiğim kesin bir şey var ki , şu zamana kadar okuduğum en güzel kitaptı diyebilirim. Bu kitap Livaneli'den okuduğum ilk kitaptı.  Son olmayacağını ümit ediyorum  :) Kitabımız başkahramanları ikiz kardeşler Mehmet ARSLAN VE Ahmet ARSLAN.  Yardımcı karakterler ise Kerberos, Ludmilla , Olga , Oksanna , Arzu , Ali , Hatice Hanım , Muharrem , Pavel ... -Başlayalım bakalım- Emekli inşaat mühendisi olan Ahmet ARSLAN çalışma hayatını kendi isteği ile sonlandırdıktan sonra İstanbul'da bulunan Podima'da sessiz sakin bir hayat sürmeye karar verir ve oraya yerleşir.  Ev işlerinde yardımcı olması için günün belli saatlerinde Hatice Hanım eve gelmektedir.  Hatice Hanım'ın bir de zihin engelli oğlu Muharrem vardır.  Bu sessiz sakin hayat Podima'da yaşanan Arzu KAHRAMAN cinayeti ile son bulacaktır.  Cinayetin failinin bilinmemesi ve gizemlerle dolu olması olay yerine gazeteci akını olmasına sebep olmuştur.  Bir gün Ahmet Bey'in evine cinayet hakkında bilgi almak amacıyla gelen gazeteci kız , hayatının tuhaf günlerini bu evde yaşayacaktır.  Gazeteci kız Ahmet Bey'in evinde olduğu sırada yaşadığı talihsiz bir kaza sonucu burada üç dört gün misafir olacaktır. Zaten öncesinde de ara ara görüşmelerinden dolayı aralarında samimiyet gelişen Ahmet Bey ve gazeteci kız sohbet ederlerken Ahmet Bey kardeşi Mehmet'in sıradışı hikayesini gazeteci kıza anlatmaya karar verir. Romanın devamı Ahmet Bey için "Kardeşimin Hikayesi" olarak devam etmektedir . Buraya kadar  diyerek daha fazla detay vermemem gerektiğini düşünüyorum.  Eğer bir
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2019126,7bin okunma
10/10
·%58 (403/688 syf.)··
Beğendi
Çok güzel kitap. Sonra kalın kitap. Biraz ağır ve birazda bilgili bir kitap devam ediyorum 218 sayfaya geldim bugün gece okudum bakalım kitapta neler bekliyor. Çok güzel etkileyeceği suç ve ceza en güzel bir uzun kitap ilk defa okuyorum bir sürü olaylar, katiller, cesetler, evler, boyalar, duvarlar, işçiler var duvarlar eski ve yeni, kan, eskiden karıkoca ve kızı oturuyormuşlar, atlar, meyhaneler, votkalar, içkiler, şaraplar, evler, ev bulma, kat kat çıkmalar, iki kapıcalar sokağa atmalar, kovmalar, korokolllar, tuzaklar, konuşmalar, insanlar, karakterler, akşam ve gece olmaz kira işi sabah gel kapıcıyla gel dedi işçiler ve yaşlı işçi, camlara, perdeler yok bom boş bir ev kalmış ve üzülmüş işte ne yapsın, dereler, iskeler, yatmaya bırakmışlar ve B_O_Y_U_L_U_Y_O_R ! B_O_Y_U_L_U_Y_O_R ! DİYOR HERKES SEYİRCİLER GELMİŞ BEKÇİ ALMIŞ KADINI KURTARMAK İÇİN KURTARDI İŞTE DEDİLER HERKES GİTTİ BİRDEN. Sonra herkes gidince kadın ağlama sesi ve adam sarhoşluğu olmuş ikisi de valla çok açıklayıcı bir kitap uzun olması sıkıntı değil insanları okuma isteği getiriyor biraz. Ama ilk başlarda kısa kısa okumanız lazım kitaplar yoksa sıkılırsınuz bence.35, 36,37,38. 01.02.2021 Şubat Pazartesi 10:33 ve 10:34, 11:43 kadar okudum.01.02.2021 Şubat Pazartesi 11:00.331, 332,333,334,335,336,337,338.01.02.2021 Şubat Pazartesi 11:41. Burda kaldım. 01.02.2021 Şubat Pazartesi 12:06 ve 12:07,12:08...
Felsefe
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,4bin okunma
Not: Revize edilmiştir. "Tutunamayanlar Kullanma Klavuzu"
9/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2019 50. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2019 18:28
Dünyaya aynı gözlerle baktığımızı keşfettiğimiz yazarlara.. daha da önemlisi insanlara rastlamak. Hayatta bundan daha güzel bi buluş yok. Bundan daha güzel bi armağan yok. Hayata tutunamayanların tutunabileceği bi kitap bırakılmış. Tutunabilenlere aşk olsun. İnsanın bu hayattaki tutamaklarına selam olsun. Bırakın tutunalım. Okuyun... Okutun... (30 Eylül 2019) Şimdi birileri yahu senin derdin ne? Niçin böyle çırpınışlara giriştin diyebilir. İşin gücün yok incelemenimi yeniliyosun da diyebilir. Peki haklı mıdır? Değildir. Şimdi ben en sevdiğim kitabın yarım bırakılanlarda 3. sıra da olduğunu görünce içim nasıl cız etmez? İnsanlara yahu bak bu kitap karışık ama dikkatli okur, önceden ıccık bilgisini alır ve sabrını da cebine alırsan tadından yenmezi demeden nasıl uyurum? Okuyucu incelemeyi uzun bulmayıp sabretsin. Çünkü Tutunamayanlar iki cümlede anlatılacak bir kitap değildir. Kitaptan kaçanları belki tekrardan toplamak ya da kaçmadan yakalamak ya da bitirenleri de kitaba hayran bırakmak için bu yazıyı görev bilirim komutanım. Yok ‘Albayım’. Maksadım tutunamayanları herkese okutmak değil. Keza herkesin okuyarak kürk mantolu madonna gibi harcanmasına gönlüm razı değil. İkincisi ise kitabı her okuyucunun hazmedemeyeceği gerçeği. Bunun için hazmedebilecekleri kaybetmek istemiyorum. Oğuz Atay ve bilhassa tutunamayanlarla ilgili yüzlerce inceleme-eleştiri yazısı yazılmıştır. Şahsım bunlardan yüzlercesi olmasa dahi onlarcasını okuma çılgınlığına girişmiştir. Yazım ‘yaaa tutunamayanlara bayıldım’ gibi sığ bir inceleme yazısı olmasın diye gayretler etmişimdir. Kitap kıymetli olunca en az onun kadar kıymetli incelemeleri derlediğim bir inceleme oldu. Aksi halde -yeni bir inceleme- haddimi aşan bir durum olduğu kanaatine vardım. Niçin yeniden incelemedinin cevabı da verilmiş
Felsefe
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma