FIFA Dünya kupası
2026 dünya kupası fikstürüne bakınca ilk dikkatimi çeken şey takımlar değil saatler meksika - güney afrika | 11 haziran 22:00 güney kore - çekya | 12 haziran 05:00 abd - paraguay | 13 haziran 04:00 brezilya - fas | 14 haziran 01:00 türkiye - avustralya | 14 haziran 07:00 bir noktadan sonra dünya kupası fikstürü okumayı bırakıp imsakiye kontrol ettiğimi fark ettm. mynet.com/dunya-kupasi-ge... dünya kupası değil, 39 günlük futbol maratonu. sabah 04:00'te brezilya maçı, 07:00'de türkiye maçı, akşam almanya maçı. fifa bu sene uyku düzenini turnuvaya dahil etmiş. resmî tam fikstür (104 maç): fifa dünya kupası 2026 tam fikstür?? grup aşaması 11 haziran perşembe 22:00 / a grubu: meksika - güney afrika (açılış maçı) 12 haziran cuma 05:00 / a grubu: güney kore - çekya 22:00 / b grubu: kanada - bosna hersek 13 haziran cumartesi 04:00 / d grubu: abd - paraguay 22:00 / b grubu: katar - isviçre
Hasta Değil Susuzsunuz!
Dr. Batmanghelidj “Hasta Değil Susuzsunuz” kitabında bir insanın 46 nedenle suya ihtiyaç duyduğunu anlatmaktadır. 01- Hiçbir canlı susuz yaşayamaz. 02- Su yetersizliği vücudun bazı fonksiyonlarını önce bastırır, sonra öldürür. 03- Su temel enerji kaynağıdır. 04- Su vücudun her hücresinde elektriksel ve manyetik enerji üretir. 05- Hücre yapısındaki maddeleri birbirine bağlayan bir yapıştırıcıdır. 06- DNA hasarını önler ve onarım mekanizmalarının daha iyi çalışmasına yardımcı olur. 07- Bağışıklık sisteminin merkezi olan kemik iliğini, kanser de dahil olmak üzere, çeşitli hastalıklara karşı güçlendirir. 08- Vücutta besinleri küçük parçalara ayırır, sindirimlerinde ve son metobolik aşamalarında görev yapar. 09- Besinlere enerji verir ve parçalanan besinler sindirim sırasında bu enerjiyi vücuda aktarır. Susuz yenen yemeğin vücut için hiçbir enerji değeri yoktur. 10- Su, besinlerdeki gerekli öğelerin emilimini artırır. 11- Bütün öğelerin vücuda taşınmasına yardımcı olur. 12- Akciğerlerde oksijen toplayan kırmızı kan hücrelerinin çalışma verimini artırır. 13- Hücreye ulaşan su, o hücreye oksijen verir ve atık gazları vücuttan atılmaları için akciğerlere taşır. 14- Vücudun çeşitli bölgelerinden zehirli atıkları toplar ve atılmaları için karaciğer ya da böbreklere taşır. 15- Eklem boşluklarındaki temel yağlayıcı maddedir, artrit ve sırt ağrılarının oluşumunun önlenmesinde yardımcı olur. 16- Omurgadaki diskleri “şok emici su yastıkları”na dönüştürür. 17- Bağırsakları en iyi çalıştıran yağlayıcı maddedir, kabızlığı önler. 18- Kalp krizi ve felce karşı koruyucudur. 19- Kalp ve beyin damarlarında pıhtılaşmayı önler. 20- Vücudun soğutma (terleme) ve ısıtma (elektrik) sistemleri için vazgeçilmezdir. 21- Düşünme başta olmak üzere, bütün beyin fonksiyonları için bize güç ve
Hayat ve İnsan
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Gençler İçin Hadis-i Şerifler
01- Bir genç Peygamberimize gelerek: “Yâ Rasulullah! Bana zina yapmak için izin ver.” der. Orada bulunanlar gencin üzerine yürüyerek onu ayıplarlar ve men ederler. Onların aksine, Hz. Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem, “O genci Bana getirin” der. Engin şefkatiyle önce genci dinledi ve: “Bu zina fiilinin annene yapılmasını ister misin?” diye sorar. Genç: “Anam babam sana feda olsun ey Allah Teâlâ’nın Elçisi! Asla istemem!” diye cevap verir. Peygamberimiz: “(Başka) insanlar da anneleri için bunu istemezler” der. Daha sonra, “Kızın için kabul eder misin?”, “Kız kardeşin için.”, “Halan için.”, “Teyzen için bunu ister misin?” diye sorar ve her defasında, “Hayır” cevabını alınca, Hz. Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem da, “Diğer insanlar da buna razı olmazlar” der. Sonra elini gencin üzerine koyup, “Yâ Rabbi bu gencin günahlarını affet, kalbini pak et, iffetini muhafaza et” diye dua eder. Genç ondan sonra böyle hiçbir menfi eğilim göstermez, zinaya yaklaşmaz. (Müsned, 5/256, 257) Rasûlüllah Sallallahü Aleyhi Vesellem gençlerin yanına vardı ve şöyle dedi: “Sizden kimin evlenmeye gücü yeterse evlensin. Çünkü evlilik gözü haramdan alı kor; iffet ve namusu muhafaza eder. Evlenmeye gücü yetmeyen ise oruç tutsun. Çünkü (oruç), cinsî arzuyu azaltır. (Müslim, Nikâh 1) 02- Bir genç yaşlı bir insana yaşlılığından dolayı ikramda bulunursa, yaşlandığı zaman kendisine ikramda bulunacak bir kimseyi Allah Celle Celâlüh ona musahhar kılar. (Tirmizi, Birr 75) 03- Allah Teâlâ Hazretleri kötülüğe iltifat etmeyen genci, emsallerine karşı üstün tutar. (Feyzul Kadir, 2/263, no: 1799) 04- Bir genç Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem’a gelerek: “Ya Rasûlullah! Senden beni kıyamet gününde şefaat ettiğin kimselerden biri yapmanı istiyorum!” dedi. Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem Efendimiz:
Hayat ve İnsan
Gülün Gül ile Tartıldığı Bir Sabahtan
mavi bir gök birikir avuçlarımda beyaz bir kelebek tutar nabzımı bir rüzgar daha yürürüm yüzünün gamzeleşen çizgilerinde mutluyum yağmur kirpiklerimde duruyor dağlar uykudan uyanıyor gömleğimin cebinde ipek bir mendil sen kokan boynumu siliyorum ilk açan tomurcuğa düşerken çiğ taneleri bulutların yetişmeye çalıştığı şehir neresi ben niye mum oldum sen niye ateş oldun biz niye aşk olduk
Şiir
Saatleri Ayarlama Enstitüsü 🌿Ahmet Hamdi Tanpınar Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nde Hayri irdal, Halit Ayarcı, Dr. Ramiz ve ötekilerin yaşanti ve eylemleriyle modern bir Türkiye alegorisi inşa ediyor. Zamanlar ve yaşantılar arasından geçis krizlerinin insan ve toplumdaki karşılıkları bürokrasi ironisi üzerinden, derinlikli bir entelektüel arka planla inşa ederken, hüznün müstesna bir mizah sölemiyle nasıl aşılabileceğinin de imkânlarını sunuyor. Saatleri Ayarlama Enstitüsü, dünün olduğu gibi, bugünün ve geleceğin romanıdır. 30/01/2026 11:39
Çamurda yürümek...
İnsanın modern dünya içindeki varoluşsal çabası ve ahlâki duruşu, sadece bir "yol" hikâyesi değil, aynı zamanda bir istikamet ve haysiyet manifestosu niteliğindedir. Zemin çoğu kez aldatıcıdır, düz ama çamurlu bir yolda yürümek, dik ama kuru bir yokuşu tırmanmaktan daha zordur. Hayat yolunda çamurlu yol eğri yöntemlerle, yalanla ve ayak oyunlarıyla elde edilen "kolay" görünen hayattır. Ancak her adımda kişiyi içine çeker, ağırlaştırır ve kirletir. Kuru yokuş ise "dosdoğru" olmanın zorluğudur. Yorucudur, emek ister ama ayaklar yere sağlam basar; kirlenme riski yoktur. "Dosdoğru" olmak aynı zamanda estetik açıdan yalansız ve dolambaçsız bir hayat yürüyüşüdür. Bu bakış açısına göre; dürüstlük bir yük değil, aksine insanı gereksiz çabadan kurtaran bir hafifliktir. Kişi kendiyle barışık olduğunda, huzur dışarıdan aranılan bir şey değil, solunulan bir atmosfere dönüşür. Buna karşılık "eğilmekten kamburlaşmalar" ve "beyaz yakalara sıçrayan çamur" gibi toplumsal statü ve güç uğruna verilen tavizler, insan onurunda kalıcı hasarı bırakır. İktidar ve etiket müptelalığı, insanı eşref-i mahlûkat (yaratılmışların en şereflisi) vasfından uzaklaştırıp, kendi hırsının esiri haline getirir ve hırsın getirdiği fiziksel ve ruhsal çöküşü başlatır. Aslında her şey bir tercih meselesi değil midir? "Ve insana, kendi gayret ve çabalarının sonuçlarından başka bir şey verilecek değildir!" (Necm, 39) İblis'in bile bu denli gönüllü bir yozlaşma karşısında "sırıtması", insanın kendi eliyle hazırladığı sona dair acı bir ironidir. Günümüzün dünyasında "her ne pahasına olursa olsun başarı" ve "nasıl yaşadığımız, ne elde ettiğimizden daha önemlidir" diyenlerin yoz ahlâkı giderek yaygınlaşıyor gibi... nefes-kelam.blogspot.com/2026/01/camurda...