En muhtasar tefsir
Puan vermedi·1920 syf.··
2025 1. kitabı
Bu incelemeye bazı ansiklopedik bilgiler ile başlamak yerinde olacaktır. Bu eser Celalüddin el-Mahalli (791-864) ve Celalüddin es- Suyuti (849-911) tarafından kaleme alındığı için Celaleyn tefsiri olarak bilinmektedir.  Her ne kadar tefsir olarak adlandırılsa da Batılı bir sınıflama ile tefsirli-meal kategorisine yerleştirebiliriz bu eseri. Oldukça muhtasar olan bu eserde hemen hemen hiç rivayet, dirayet konularına uzun uzun girilmemiş. Arapça dil bilgisine de bazı okunuş farklılıklarından kaynaklı anlam karmaşasını giderecek kadar ufak bir miktarda değinilmiştir sadece.  Müteşabih ayetlerin en meşhurlarından olan mukattaa harflerinin tefsirinde mesela ilk cild boyunca Celalüddin el-Mahalli, Allah (cc) bu ayetle ne murat ettiğini en iyi kendisi bilir diyerek konuya yaklaşımlarını da çok net ortaya koymuştur; herhangi bir açıklamaya girmeden öylece bırakmıştır.  Ayrıca nasih ve mensuh ayetler hakkındaki bilgiler de okuyucunun doğru hüküm üzerinde sabit kalmasını kolaylaştırıyor. Bu inceleme de kendime yarar sağlayacağını ümit ettiğim kişisel notlarımı tutacağım. Lakin olur da, birini müspet anlamda etkilerim de bu eseri okumak ister ise diye düşünerek önemli bir noktayı paylaşmam gerektiğine inanıyorum.Eserin Sağlam Yayınları'ndaki basımında maalesef bazı ayet meallerinin yeri karışmış durumda gözüküyor. Editörlük faaliyeti ile ilgili olduğunu düşündüğüm bu kabahat neticesinde örneğin Bakara suresinin 25-28. ayetleri Ahzab suresinin aynı sıradaki ayetleri ile karışmış gözüküyor ve buna benzer bazı bir kaç hata daha tespit ettim. Dolayısıyla okuyucu bu konuda biraz titiz davranarak bu karışıklığın üstesinden gelebilmektedir; ama dikkatli olunmalıdır. I. cilt kişisel notlarım  *Bakara 57. ayetin tefsirinde kudret helvası ve bıldırcının bir kenara azık olarak
Celaleyn Tefsiri (3 Cilt Takım)Kolektif · Sağlam Yayınevi · 201619 okunma
Cudi - Bir Samimiyet Kelamı
10/10
·248 syf.··
2023 1. kitabı
Dostluk; Halil ile Ömer'den, sabır ve aşk Yusuf ve Hazal'dan öğrenilmeli. Sefine'yi tayahhül ettiren, adeta yaşatan. Halil'in mihmandarlığında onlarla ben de gezdim, yaşadım, anlamaya gayret ettim. Dert, insanın olmazsa olmaz hastalıklı bir uzvu gibidir. Hemderdini bulan ise dermanını bulmuştur zaten. Kadim Şehr-i Nuh'u başka bir pencereden gördüm burada. 5. senem ve Şırnak’ı, Sefine'yi gerçek manada daha yeni tefekkür ettim, etmeye çalıştım en azından. Satırları değil sadırları okuyabilmek duasıyla... Cudi, İbrahim BAZ. 3 Aralık 2021-01:39
1000Kitap
Cudiİbrahim Baz · Ketebe Yayınları · 202130 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Annem, Kovboylar ve Sarhoş Atlar Üzerine Bazı Mülahazalar
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2023 19:58
Annem, Kovboylar ve Sarhoş Atlar, Polat Özlüoğlu, İthaki Yayınları, 2. Baskı, İstanbul, 2022, 147 s. Yazım Yanlışları: Anlatım Bozuklukları ve Yazım Yanlışları 1. “… bir de kafası bozulunca yerinden sıkılıp koridorda dolanan nuhu nebiden kalma buzdolabımız vardı.” s. 48 (Nuh nebiden kalma) 2. “… sana sayılmıyordu hiç bir şey.” s. 64. (hiçbir şey) 3. “Annemin gözünden yaşlar bozuk musluktan sızan damlalar gibi boşalırdı.” s. 65. (gözünden (veya gözlerinden) yaş (veya yaşlar) boşanmak, sozluk.gov.tr, 20.01.2023.) 4. “Bir saat bilemedin yarım saatte ateş almaya gelmiş kovboylar gibi kaçıp giderlermiş.” s. 66. (bir saat hadi bilemedin bir buçuk saat) 5. “… vurdu mu duvardan duvara yapıştıran cinstendi…” s. 66. (vurdu mu duvara yapıştırmak) 6. “Halamlar öyle el elde, baş başta kalmışlar şam şeytanı gibi.” s. 66. (şam şeytanı: her taşın altından çıkan, hinlikler peşinde koşan sevimli yaratık. Kaknem halaların “sevimli yaratık olması” bir yana, “her şeylerini tüketmiş bir halde şam şeytanı gibi kalmaları” merama uygun değil.) 7. “Hepsinin birkaç tane çocuğu varmış, biz hiçbirini görmemiştik allasen.” S. 66. (“Allah’ını seversen” sözünün halk ağzında ve günlük konuşmadaki bir şekli. Acaba cümlede “Allah var ya, Allah için” ya da “Allahtan (çok şükür, iyi ki, en azından)” mı kastedildi?) 8. “Sıtıratsız suratına…” s. 69. (“sıfatsız” mı kastediliyor?) 9. “pürmelal öfkene” s. 69. (pürmelal: “hüzünlü, üzüntülü, sıkıntılı”, “hüzünlü öfke, sıkıntılı öfke”?) 10. “… senin suya sabuna dokunmayan zorbalığınmış.” (suya sabuna dokunmamak: “davranışlarını kimseyi incitmeyecek biçimde ayarlamak” Eşini feci biçimde döven bir adam için “suya sabuna dokunmayan zorbalığın” denebilir mi?) 11. “… fişten çekilmiş oyuncak bebekler gibi” s. 74. Hikâyenin yaşandığı zamanda “fişe takılan
Annem, Kovboylar ve Sarhoş AtlarPolat Özlüoğlu · İthaki Yayınları · 2022402 okunma
''BABALAR, ALINLARIMIZA YAZILMIŞ YALNIZLIKLARDIR.''
Puan vermedi·248 syf.··
Beğendi
·
2022 56. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2022 00:44
Eylül... Sonbaharın ruhu. Hüznün, yalnızlığın, kasvetin, siyah ve beyaz arasında kalmış grinin mevsimi. Böylesine güzel bir eylül gününde gri şehir Ankara'nın en güzel kitapçılarından birine, Dost Kitabevi'ne giriyorum. Yine her zamanki gibi en az bir saatimi geçiriyorum burada. Ne garip, sanki gerçekten evimdeyim... Kapıdan giren herkese hoş geldiniz demek istiyorum. Ritüel haline gelmiş Rus Edebiyatı bölümüne gidip canım Dostoyevski ile biraz sohbet ettikten sonra dolana dolana Türk Edebiyatı bölümüne geliyorum. Gözüme bir kitap çarpıyor. Öyle güzel bir ismi var ki kitabın, sanki hiç okumasam bile şimdiden en sevdiğim kitaplardan birisi olacak. ''Kuşlar Yasına Gider'' cümlesi ruhumda bir şeyleri harekete geçiriyor. Kapak fotoğrafına bakıyorum. Fotoğrafa harika bir kasvet hakim. Kasvetin yanında yalnızlığı, hüznü bastıra bastıra içimize işletiyor... Gecenin 01:39'u... Kapağı açıp kitaba başlıyorum. Kitabın Ankara'da geçtiğini daha ilk satırlarda anlamamla beraber daha bir şevkle okuyorum. Kitabın karakteri Olgunlar Sokak'tan geçerken ben de onunla birlikte yürüyorum. Sonra Güvenpark'a uğruyor karakter, yanında benimle birlikte... Fakat biliyorum ki birazdan kitaba bir hüzün dahil olacak. Ve çok geçmeden hüznün kaynağı kitabı ele geçiriyor : Baba. Baba... Kimimize göre aşktır baba, kimimize göre yalnızlık. Kimimiz babasız büyüdük, kimimiz ise babamız yanımızdayken babasız büyüdük. Kimine göre arkadaki en büyük güçtür baba, kimine göre ise hüzündür. Bazılarımızın bir sürü fotoğrafı var babasıyla, bazılarımız ise bir kere bile dertleşemedik babamızla... Baba karakteri kitaba girdiği andan itibaren kitabın her sayfasında sonbahar var, kasvet var, hüzün var, çamurlu sokaklar, bulutlar, gri bir Ankara var. Kitabın kalbini oluşturan baba karakteri öyle tanıdık geliyor ki
Kuşlar Yasına GiderHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202022,1bin okunma
Okuduğum incelemeler beni tatmin etmediği için yazdım.
Puan vermedi·559 syf.··
Beğendi
·
2022 85. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2022 04:13
Kitabın en az %90’ı Sabahattin Ali’nin yazdığı mektuplardan değil, Sabahattin Ali’ye yazılan mektuplardan oluşuyor. Tabii bu durumda, “…mektuplaşmalarını okuyoruz,” demek yanlış olur. Kitap, 1922-1948 yılları arasında ki -Nazım Hikmet Ran , Esat Adil Müstecaplıoğlu, Mehmet Ali Aybar, Mehmet Ali Cimcoz, Aziz Nesin , Melahat Togar (Melahat Kemal), Ayşe Sıtkı İlhan, Hüseyin Nihâl Atsız , Cemal Kutay, Samim Kocagöz, Pertev N. Boratav ; Sabahattin Ali’nin ailesi, arkadaşları ve öğrencileri- Sabahattin Ali’ye yazılan mektupların derlemesidir. Kitapta Sabahattin Ali’nin yazdığı sadece 52 mektup mevcut. -Ki bunlardan 37 tanesi eşi Aliye’ye yazdığı mektuplardır. Kitabı okurken kurgusal bir şey beklememek gerekir; çünkü o zamanlar iletişim kurmak için yazılmıştır. “Bir yazarı, ancak o yazarın kendi sözcükleriyle okumak gerek. O sözcükler her şeyi içeriyor.” der bir kitabında #y:695. Biz ne kadar Sabahattin Ali’nin mektuplarını okuyamasak da, ona gelen mektupları okuyabiliyoruz. O yüzden yazara yazılan mektupları ya da yazarın yazmış olduğu mektupları ve günlükleri yazarı daha iyi tanımak için okumamız gerekir. Tabii yazarın bütün eserlerini okuduktan sonra okumanızı öneririm. Mektuplarda, arkadaşları sık sık Sabahattin Ali’nin öykülerinden, romanlarından ve şiirlerinden bahseder. Sabahattin Ali’nin yazdığı mektuplar da olsaydı eğer, karşılıklı oturup sohbet ediyorlarmış gibi hissettirecek olan içten mektuplardır bunlar. Melahat Kemal, bir mektubunda Sabahattin Ali’ye kızdığından dolayı sevimli hakaretlerle başlayıp hikâyesini överek bitirdiği mektup gibi içten. Pertev Naili Boratav’ın mektuplarında Sabahattin Ali’ye “Sabahçığım” diye hitap etmesi kadar içten. Nâzım Hikmet’in, “Senin roman Ulus’ta mı çıkacak? Eğer ulus gazetesinde çıkacaksa rica ederim bana muntazaman, tefrika halinde yolla. Dehşetli merak ediyorum.
Edebiyat
Hep Genç KalacağımSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20081,412 okunma
Gökyüzü Varken Kuşlar Kafeste
10/10
·111 syf.·
2020 24. kitabı
GÖKYÜZÜ VARKEN KUŞLAR KAFESTE Pınar Vardar’ın İlk Şiir Kitabı: GÖKYÜZÜ VARKEN KUŞLAR KAFESTE Şiir, öykü ve masalları Türk Dili, Dil Ve Edebiyat, Edebiyat Ortamı, Hece Öykü, Temren, Temrin, Acemi, Yedi İklim, Hayal, Kurgan, Yaşam Sanat, Bireylikler gibi dergilerde çıktı. Gökyüzü Varken Kuşlar Kafeste, Pınar Vardar’ın ilk şiir kitabı. Klaros Yayınları arasında Nisan 2020’de çıkan kitpta 53 şiir bulunmakta. Gökyüzü Varken Kuşlar Kafeste ’ye değinmeden önce şairi tanımak adına öz yaşamına göz atmak gerekecek. Gerçi okur, bu kitapta öz yaşam öyküsü göremeyecek. Ama daha önce çıkan iki masal kitabında ve Gökyüzü Varken Kuşlar Kafeste ’den altı ay sonra yayımlanan Kehribar adlı öykü kitabında yer alan özgeçmişe ilişkin bilgileri burada paylaşmak sanırım yerinde olacaktır. Pınar Vardar 1971 Manisa doğumlu. İlk ve orta öğreniminin ardından çalışma yaşamına başlar, aynı zamanda evliliğe de adım atar. Doğduğu şehirden hiç ayrılmaz. Kendini “Manisa aşığı” olarak görür; güne Sipil Dağı’na bakarak uyanmayı “en büyük zevk” sayar. Yazma tutkusu giderek yoğunlaşır. O arada, Açık Öğretim Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ni bitirir (2019). Şimdilerde torunuyla zaman geçirmekte, yazma eylemini sürdürmektedir. Pınar Vardar’ın yazınsal açıdan önde gelen niteliği bana göre şairliğidir. Gökyüzü Varken Kuşlar Kafeste ’de, içinde bulunduğu çıkmaz durumun bunalımlarını, korkularını, yaşamının izlerini eriterek yansıtmakta. Bireyselliği üstte tutan şiirler daha ağır basmakta. Toplumsal temalar arasında şiddet, kadın cinayeti, çocuklar, eşitsizlik, özgürleşememe olgusu göze çarpmakta. Dinsel düşünceler, hadislerden alına sözler, peygamberlere ilişkin kıssalar, menkıbeler de şiirlerin dizelerinde yansımakta. Yaradılış, Âdem, Havva, cennet, cehennem, şeytan, Meryem, İsa, kâhin, ruhlar âlemi, iblis,
Şiir
Gökyüzü Varken Kuşlar KafestePınar Vardar · Klaros Yayınları · 20203 okunma