Bir türlü memnun olamayan bir akıl,satın aldiği krizlerle her gün yeniden kirilan bir kalp...
Yeni taniştiğim insanlarin hayat hikayesi karşisinda hayretler içersindeyim. Bazen o hikayelerde kendimden bir parça buluyorum,bazen de empatiyle onunla ayni derin hisleri yaşiyorum..
Günlerden pazar.Her yanim ağri içersinde uyandigim bir hafta sonu.Sanki geceleri uyurken, alip başimi dağlara vuruyorum kendimi. Ya da mezarimi kazmislar gibi tutulmuş oluyor kollarim.Yoksa yeniden bir başka ben olarak doğma arzusundan mi bu fiziksel acilar? :)) (Allah korusun)es kaza geldigimiz bu kainati, yeniden yaşama düşüncesi bile ürkütücü.Insan diyorum, hiç de öyle mükemmel bir canlı değil. Doğurup hayat verebiliyor,ama yenileyemiyor. Öldürüp yeniden yaşatamıyor. Sorsam Şimdi size mesela; aşkınız bittikten sonra aynı şiddetle, aynı güç ve arzu ile aynı kişiye yeniden aynı ask duyabilir misiniz?Hayir yapamazssiniz.İnsan bir kişiye,sadece bir kere aşık olabiliyor hayatında.Tıpkı yaşam gibi... Hayat bize sadece bir kere veriyor yaşama şansını.Oysa kaç kez ölmek istediniz bir düşünün;kaç kez o sevdadan vazgeçmek istediniz de başaramadınız,kaç kez var olmanın hastalığına yakalanıp yataklara düştünüz ve kaç kez aşktan yerlerde süründünüz. insan hiç de öyle mükemmel bir canlı değil ve hayatta anıldığından daha acımasız. Yaradan'in kendini arayanlar için gizlediği sır da bu. Tutmuyor hayatın verdiği ve aldığı.Bazen Allah ile konuşuyorum...Hissizleşmekten yoruldum diyorum... Her geçen gün biraz daha kendime dönüyorum, her geçen saniye biraz daha kendi içime çekiliyorum.Görünmez duvarlar örüyorum etrafıma, uçsuz bucaksız denizlerin ortasında aşılmaz surlarla çevreliyorum ruhumu.Ne kendine çıkışlarıma, ne de uzanacak bir yardım eline izin veriyorum. İnsanın kendi içinde de tıpkı cehennemde