Bu ne çiledir, Allahım; 40 yıldır tesviyesine çalıştığmız sahayı şimdi çilesizlerin istilâsına uğramış görmek!.. Çilemiz, çilesiz müslümanların hâli... Bu halin parti şeklinde de misalleri var... Bu hâli, çilesiz marka müslümanlarına anlatabilmek ne mümkün!.. Çile içinde çile!.. 16.07.1980
Hüseyin İnan'ın Savunması - Avukatlar Özellikle Okumalı!
Alevi olmam dolayısıyla arkadaşlar arasında “Dede” takma adıyla çağırılırım. İşlemiş bulunduğumuz suçlar oldukça ağır cezalar gerektirmektedir ancak hiçbir surette TCK’nın 146. maddesine girmezler. İfadelerde Rıfkı ismi geçmektedir. Bu aslında Alpaslan Özdoğan’dır. O zaman ismini yani gerçek ismini söylememiştim; zira henüz sağdı ve yakalanmamıştı. Nihat Çokyüce’nin arabasını alma olayında da Sinan Cemgil değil, Alpaslan Özdoğan yanımda idi. Nihat Çokyüce’nin ifadesindeki teşhis kısımları da dikkate alınırsa, hadiseler yanımdaki şahsın Alpaslan Özdoğan olduğunu meydana çıkarır. İfadelerimin birinde sosyalizm ihtilali, ayrıca halk ihtilalinden sonra kademe kademe proletarya diktatöryası ve dolayısıyla komünizme geçiş şeklinde beyanlar doğru değildir, bunları kabul etmiyorum. Yanlış zapta geçmiş. Ayrıca Muammer Aksoy’la pazarlık konusunda konuşmaya gittiğimde, gittiğim saat zapta yanlış geçmiş, 07.30 sıralarında gitmiştim. İfadelerimin diğer kısımları doğrudur. Hadiseler başladığında Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Sinan Cemgil’in isimleri emniyetçe biliniyordu. Alpaslan Özdoğan beraber olduğumuz hâlde henüz deşifre edilmemişti. Bu bakımdan onu gizledim ve bidayette Sinan Cemgil’in ismini verdim. Nasılsa Sinan Cemgil biliniyordu. Bu maksatla Sinan Cemgil’i söylemiştim. Ayrıca Sevim Onursal’ın evinde icra takibine gelen vazifeliler içeriye girdiklerinde Kor Koçalak tek başına idi, bilahare dışarı çıktı, arkasından ben, Yusuf ve Sevim Onursal evden çıktık. Biz hep beraber evi terk ettiğimizde adamlar daha bağlanmamıştı. Ve yine dört Amerikalının kaçırılmasında Mete Ertekin’i ben çağırdım. Evvela Amerikalıları kaçırdıktan sonra bir kısmımız vasıta ile, bir kısmımız da yaya olarak dönmeyi düşünüyorduk. Sonradan fikir değiştirdik. Yusuf başka bir araba buldu, o zaman bir
Sayfa 317 - İtalik Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
"Hüküm ancak Allah’ındır" (En'am, 57; Yusuf, 40, 67) İslam dünyasında derin izler bırakan akımlardan biri, Haricilerdir. Bunlar, Hz.Ali döneminde meydana gelen Sıffin savaşından sonra ortaya çıkan bir ekoldür. Hz.Ali ve Muaviye taraftarları arasında meydana gelen bu savaşta, Muaviye taraftarları yenileceklerini anlayınca mızraklarının ucuna Kur’ân sayfaları takarlar, "Aramızda Kur’ân hakem olsun." derler. Bunun üzerine çatışmalar durur, görüşmeler başlar. İşte bu "hakem olayından" sonra bir kısım insanlar "Sen insanları hakem olarak kabul ettin. Halbuki hüküm ancak Allah’ındır." diyerek Hz.Ali’nin saflarından ayrılırlar. (Şehristani, el-Milel ve'n-Nihal, s.106-07; Eş'ari, Ebu'l- Hasen, Makâlâtu'l-İslamiyyîn, Mektebetu'l- Asriyye, Beyrut, 1990, I, 167-168; İbn Teymiye, et-Tefsiru'l-Kebir,  II, 8-9; Şatıbî, el-Muvafakat fi Usuli'ş- Şeria, III, 292; Ebu Zehra, Tarihu'l-Mezâhibi'l- İslâmiye, I,65) Bunlara "Hariciler" denir. Üstteki ayet Haricilerin sloganı haline gelir. Hatta bir gün Hz.Ali halka hitab ederken Haricilerden biri kalkar, "Ey Ali! Allah’ın dinine insanları ortak kıldın. Hüküm ancak Allah’ındır." der. Bunun üzerine diğer Hariciler de "Hüküm ancak Allah’ın!", "Hüküm ancak Allah’ın!" diyerek slogan atarlar. Hz.Ali buna mukabil şöyle der: "Hak bir söz. Fakat bununla batıl murat ediliyor." [Şerif Radi, Nehcü’l- Belâğa, Müessesetü’l- Mearif, Beyrut. s.163. Şehristani, s.107 (dipnotta)] Hz.Ali, İbn Abbas’ı Haricilere elçi olarak gönderir. Onlar "Hüküm ancak Allah’ın!" dediklerinde İbn Abbas şöyle söyler: **"Evet, hüküm ancak Allah’ın. Fakat Allah karı-koca arasındaki
Sayfa 163 - Pınar Yayıncılık
ÖLÜM, KAN, İMAN, BİLGİ. ATEŞ, BARUT VE DEMİR: ATSIZ EFSANESİNİN ORHUN KÖKLERİ İlker Aytürk Atsız yirmilerinde ve otuzlarındayken, yani henüz çok genç sayılabilecek bir yasta, adı sevgiyle ya da nefretle anılan, yarı gerçek yarı efsane bir kişiliğe dönüşmüştü. Adını saran bu hale ilerleyen yaşlarında daha da genişledi. ölümünden bu yana ise artık yirminci yüzyıl Türk düşünce ve siyasi tarihinin en önemli figürlerinden biri olarak anılıyor. Beşir Ayvazoğlu, kendi yetiştiği yıllarda Türk sağını anlattığı makalesinde, sağın her rengi için Atsızı'ın zorunlu bir okuma haline geldiğini not eder. Nevzat Kösoğlu. İstanbul Üniversitesinde okurken, diğer Türk milliyetçileri onu görüp tanısınlar ve gelip tanışsınlar dive ceketinin ön cebinde Atsız'ın kitaplarını taşır. Atsız'ın ölümünün ardından onun için bir armağan kitabı hazırlayanlardan Osman F. Sertkaya için Atsız, Ziya Gökalp'tan bu yana Türk milliyetçiliğinin yetiştirdiği “hiç şüphesiz” en büyük düşünce insanıdır. Genç Atsız'ı bir aşk ya da nefret objesi olarak efsaneleştiren ya Arap asıllı bir subayı selamlamayıp subaylıktan tardedilmek. Dr. Reşit Galip Bey'e protesto telgrafı çekmek, Darülfünun Edebiyat Fakültesi Dekanı Ali Muzaffer Bey'e tokat atmak, Sabahattin Ali'ye düello teklif etmek. Başbakan Saracoğlu'na açık mektup yazmak gibi eylemleriydi ya da ırkçılık. Türkiye'deki akademi ortamını beğenmeyen bilimcilik sülaleler üstü Umumi Türk Tarihi tezi, CHP'ye, Kemalizme ve Kemalist milliyetçilik anlayışına getirdiği eleştiriler gibi düşünceleri. Dikkatle incelediğimizde göreceğiz ki tüm bu eylem ve düşüncelerin kökleri Atsız'ın Atsız ve Orhun dergilerini yayınladığı uzak geçmişe ama özellikle Orhun günlerine gidiyor. Orhun'un birinci (1933-1934) ve ikinci (1943-1944) dönemleri ile aradaki fasıla, Atsız'ın gelecekteki
KİTABIN ÖZETİ
1815 Viyana kongresi ile Fransız devrimi sonrasında Avrupa yeniden muhafazakarlaştırılmaya çalışıldı. Silistre Osmanlı’nın 10000 kişilik bir güçle 80000 kişilik Rus ordusunu yendiği Silistre Savunması 15 Mayıs – 25 Haziran 1815 arası 40 gün sürmüş olmasına karşın, Mart 1854’te Osmanlı’yla askeri ittifak antlaşması imzalamış bulunan İngiliz-Fransız orduları niçin bu süre boyunca Gelibolu’dan Silistre’ye ulaşamamışlardı (46)? Abdülmecid Silistre’yi “Senin İçin Savaştık, Senin İçin Yendik Avrupa!” diye madalyon bastırıyor (47). Abdülaziz Toprak Satışını Resmileştirdi Abdülaziz 1867’de “7 Safer Kanunu” olarak bilinen ünlü Yabancılara Toprak Satışı Yasası’nı çıkarttı (93). Yabancılar 5-6 milyon dönüm toprak aldıkları için Müslümanlar “Gavur İzmir” demeye başlıyorlar (94). Abdülaziz Şövalye İngiliz kraliçesi Viktorya, bir diz bağı nişanı takarak onu Hıristiyanlığa hizmet eden Garter Şövalyesi ilan ediyordu (98). Henry Layard (İngiliz Gizli Belgesinde Ali Suavi) Onu barındıran Ali Suavi, kendisiyle aynı görüşleri paylaşmaktadır. Ali Suavi’nin medrese öğrencileri üzerinde büyük bir tesiri vardır. Onları çok rahat biçimde tahrik etme gücüne sahiptir. Ali Suavi’nin mensup olduğu grup, son derece kuvvetli olup, savaşa dini bir mahiyet kazandırarak onu İslam’a yönelmiş hiç Haçlı Savaşı şeklinde gösterme çabasındadır (114). II. Abdülhamit 1889’da İstanbul’a gelip kendisiyle görüşen II. Wihelm’e bu kilisenin yapılması için olur vermişti. 1893’te temel taşı konularak yapımına başlanan kilise, 1898’in 31 Ekim REformation Gününde II. Wilhelm tarafından kutsanarak açılıyordu (152). Jön Türkler 4-9 Şubat 1902 tarihleri arasında Fransız senatör Mr. Le Tirere Pantalis’in evinde Abdülhamid yönetimini devirmek üzere I. Jöntürk Kongresi’ni yapmış, katılımcılar devirme işinde “yabancı
KİTABIN ÖZETİ
Duyum bilgilerinde çaprazlamanın istisnası kokudur (4). Bundan sonra, yaklaşık 248 milyon yıl önce, Permian periyodunun sonu kitlesel yok oluşla bitti. Günümüzdeki Sibirya’da bir seri katastrofik volkanik paylamalardan ortaya çıkan toz gökyüzünü kararttı, dünyayı soğuttu ve hayvan türlerinin yaklaşık %95’ini ortadan kaldırdı. Bunların arasında canlı kalanlar, ilk kez 220 milyon yıl önce ortaya çıkan memelilerin direct atası olan sinodont olarak bilinen küçük bir terapsiddi (13). 65 milyon yıl önce diğer bir kitlesel yok oluş ortaya çıktı (13). NÖRONLAR Akson boyunca gelen bir aksiyon potansiyeli terminal butonlara ulaştığında, terminal butonlar nörotransmitter denilen kimyasalları salıverir (28). Kromozonların çok önemli bir işlevi vardır: Protein yapmak için gerekli reçeteleri içerirler. Kromozomların her bir protein için reçeteye sahip olan kısımlarına gen denir (29). Enzimler belli moleküllerin birleşmesini ya da ayrılmasını sağlarlar (29). Proteinler, aynı zamanda hücre içi madde naklinde de görev yaparlar. Aksonlar örneğin insandaki en uzun akson, ayaktan beyindeki üssüne kadar uzanır (29). Kan-Beyin Bariyeri İşte bu deney, bizlere kan ve beyin hücrelerini çevreleyen sıvı arasında bir bariyer olduğunu göstermektedir; kan-beyin bariyeri. Kan beyin bariyeri kimyasalların beyne ulaşmasını engeller (33). Uyarılma eşiğine ulaşır ulaşmaz membrandaki sodyum kanalları açılır ve Na+ elektrostatik basınç ve difüzyon kuvvetleri tarafından itilerek hücre içine girer (42). Nöronların birçoğunun hormone reseptörleri vardır ve hormonlar reseptörleri uyararak ve bu nöronların aktivitelerini değiştirerek davranışı etkileyebilir (53). Sinir Sisteminin Yapısı Beyin hücrelerini meydana getiren ventriküler hücrelere öncü hücreler adı verilir (65). Erişkin beyni bazı bölünebilen ve
Reklam
Reklam