Gelgelelim arada korkunç düşüncesizlikler ediyor, bana acı vermekten gerçek bir kıvanç duyuyor sanki. Harry, o zaman da bana öyle geliyor ki ruhumun tümünü, yakasına takacak bir çiçek yerine koyan birine vermişim; kibrini okşayacak bir süs yerine koyuyor benim ruhumu, bir yaz gününde kullanılıp atılacak bir süs.
"Sırtın ıpıssız," dedi Ahmet parmaklarını Başak'ın kürekkemiklerinde dolaştırırken. (...) Öyle uçsuz bucaksızsın ki, dedi, kıyıya yaklaşan gemilerin direkleri görünmüyor. Sen şimdiki zamansın, dedi, şimdiki mükemmel zaman, içinden cümleler geçiyor.