Bitmesin diye sırf Memed’den ayrılmamak için yavaş yavaş okudum. Bir sinema filmi izler gibi bütün sahneler gözümün önünden aktı gitti.
Zulme , haksızlığa , adaletsizliğe karşı bir başkaldırının romanıydı. Görünüşü eşkiyaya benzemeyen ama yüreği isyanla dolu bir Memed. Her kitabında halka zulmedeni öldürüyordu Memed ama o zulmeden farklı bir kişi olarak güçlenmiş bir şekilde karşısına çıkıyordu. Çünkü “ Bir Abdi Ağa ölse de bin tanesi doğuyordu.” Bu düşünce onun beynini yerken fark etti “Bir İnce Memed ölse de bin tanesi doğacaktı” bu fark edilişten sonra Memed dağlara daha çok sarıldı zulme daha çok başkaldırdı. Bu uğurda her şeyden kendinden bile vazgeçecekti. Çünkü bu dağlarla “ Bir kere ölmeden bin kere dirilemezdin.”
Yaşar Kemal’in kalemi öyle büyüleyici ki yaptığı betimlemeler sayesinde bütün Çukurova’yı Anavarza’yı Çukurova köylerini , oradaki yaşayışı, kültürü çok güzel okuyucuyu sıkmadan ifade etmiş. Konusu itibariyle herkesin mutlaka okuması , okuyup derin manalar çıkarmasını gerektiren bir eser.
Keşke bitmeseydi ...