...Panikle salgılanan hormonlara maruz kalan nöronlar o kadar saçma seçenekler sunuyordu ki buna dayanamadı. Mutlaka her şeyin bir açıklaması vardı. Bu durumda yapılacak şey çok basitti. Aklına ilk ne geliyorsa, onu YAPMA. En azından sakinleşene kadar.
"Eğer âşık olup olmadığınız konusunda kafanız net değilse tek bir şeyden emin olabilirsiniz. Âşık değilsiniz. Çünkü aşk sorgulatmaz. Sadece çarpar. Öyle bir çarpar ki seni yere serer. Sen de yere serilmişken sana çarpan şeye değil de o an hissettiğin mutluluğa odaklanırsın. Serildiğin yerden gökyüzüne anlamaız bir gülümseme ile bakarsın. Bir anda beyninin arka planında, sürekli bir müzik çalmaya başlar. İşte o an anlarsın ki, gerçek hayatın en büyük eksikliği bu müziktir."
"...Tıpkı yaşlandığımızda başımıza gelenler gibi. Aslında buradaki asıl mesele dopamin etkisi. Eğer dopamin fazla olursa iç saatin hızlanmakta, az olursa yavaşlamakta. Bu durum, yaşlandıkça zamanın neden daha hızlı geçtiğini açıklıyor.Çünkü yaşlandıkça dopamin salgısında azalma meydana gelir ve bu azalma iç saatimizi yavaşlatarak zamanın daha hızlıymış gibi algılanmasına neden olur..."