Puan vermedi·448 syf.··
2026 29. kitabı
Ennnn sevdiğim padişahRahmetli İlber Ortaylı’nın kalemiyle ilk kez tanıştım. Gayet akıcı ve kolay anlaşılır bir uslubu var fakat kitap beni yordu diyebilirim. Biyografik bir kitap beklemiştim. İstedim ki sadece Fatih’i anlatsın. Ne yer?ne içer?nasıl yaşar?günü nasıl geçer? Onu daha çok daha çok tanımak istiyorum Ama beklediğim gibi değildi o yüzden modum düştü. Neyse kitapta ilgimi çekenlerden biraz paylaşım yapayım. Eskiden savaşın da bir ahlakı varmış onu gördüm.Padişahın makamına yürüdüğü bir tören var ve bu tören tüm dünyada kabul görmüş ki 1. Dünya savaşı esnasında bile normalde durmadan bombalar kızgın çiviler atan İngilizler,o gün tek bomba dahi atmıyor. Saygı var. Savaş kazanmak sadece maddi imkanlarla değil, fethedeceğin yerin coğrafi şartlarını konumunu göz önünde bulundurup, dönemine göre en gelişmiş tekniklerle stratejiyi uygulayabilmektir onu da Atam Fatih çok güzel uygulamış. Kısacık ömrüne 21 fetih sığdırmış canım benimmekanı cennet olsun Dizilerde hep ön planda olan kahramanlar asar keser vs ya aslında öyle değil. Fatih Sultan Mehmet,Konstantini öldürmemiştir. İmparator savaş esnasında kaçarken bir grup asker tarafından öldürülmüştür ve onun da Konstantin olduğunu giydiği çoraptan anlamışlardır.Çünkü tanınmayacak haldeymiş. Hatta Fatih’in Konstantin hakkında nerededir diye sorduğu bile söyleniyor. O da öldüğünü askerlerden öğreniyor. Ama işte biz film izlerken baş karakter olduğu için en kötü karakteri sevdiğimiz kişi yok etsin istiyoruz onlar da öyle kurguluyor. Aslında bire bir anlatılması daha güzel ve öğretici olur okumayanlar için. Genel olarak sıkıldım o yüzden zor bir kitap oldu benim için .Sürekli konudan koptum falan. Benim bu hâlim kesinlikle yazarın sıkıcı yazdığından dolayı ya da üslubundan dolayı değil sadece beklentimin farklı
Fâtih Sultan Mehmedİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 2025926 okunma
8/10
·328 syf.··
2026 3. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 14:29
Çok merak ederek almıştım ama nedense ilk başlarda bir türlü okuyamadım kendimi zorlayarak ilerledim ama iyi ki ilerlemişim ortalarına doğru çok merak uyandırmaya başladı. 1 haftada yarısına gelip 2 günde diğer yarısını bitirdim. Sonuna doğru sizi büyük bir şok yapmıyor tahmin edilebilir ama yine de sonlara doğru okurken çok keyif aldığım bir kitap oldu. Kesinlikle şans verilebilir
Bu Bizim HikayemizAshley Elston · Yabancı Yayınları · 20172,227 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·355 syf.··
2026 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 23:05
Bu kitabı okumadan önce iki kere düşünün! Nietzsche; iyi sandığımız insanları, dindar maskelerini ve en önemlisi kendi içimizdeki o karanlık aynayı suratımıza acımadan fırlatıyor. Birisine yardım ederken gerçekten iyi miyiz? Yoksa karşımızdakinin acizliği üzerinden kendi egomuzu mu gıdıklıyoruz? Kendimizi yüksekte görmenin pratik bir yolu mu bu? Peki ya Tanrı'ya dua etmek? Gerçekten göründüğü kadar masum mu? Tekrar düşünün :) İnsan, kendi türünden birini öldürünce "cani", bir sivrisineği ezince neden "kahraman" olur? Kendinize ahlaklı demeden önce bu sorularla yüzleşin.
İnsanca, Pek İnsanca 1Friedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,582 okunma
Uluslararası ilişkiler tarihi cilt 1
Puan vermedi·560 syf.··
2026 1. kitabı
Uluslararası ilişkilerin ve diplomasinin doğuşunu Antik Çağ'dan başlayarak Fransız Devrimi'ne kadar ele alan kapsamlı bir eserdir. Kitap; devletler arasındaki güç mücadelesini, savaşları, barış antlaşmalarını, ittifakları ve diplomatik geleneğin nasıl şekillendiğini tarihsel bir bakışla anlatır. Antik uygarlıklardan Orta Çağ'a, Rönesans ve Reform dönemlerinden viyana kongresiyle kutsal ittifaka kadar uluslararası siyasetin gelişimini ayrıntılı biçimde inceler. Olayları Sovyet tarih yazımının etkisiyle yorumlasa da, diplomasi tarihi ve uluslararası ilişkilerin temellerini anlamak isteyenler için hâlâ önemli bir başvuru kaynağıdır. Tavsiye ederim.
Alıntı
Uluslararası İlişkiler Tarihi 1Kolektif · Evrensel Basım Yayın · 200911 okunma
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 18:15
1917 doğumlu Tove Ditlevsen'in Kopenhag Üçlemesi Çocukluk Gençlik ve Bağımlılık adlı üç ayrı kitaptan oluşur. Aslında tek bir yaşam öyküsünün üç perdesi gibi demek yanlış olmaz. 1. Kitap: Çocukluk Bu kitapta Tove yaklaşık 7 yaşından ergenliğe kadar olan yıllarını anlatır. İlk bölümlerde Kopenhag'ın yoksul bir işçi mahallesinde yaşayan küçük Tove ile tanışırız. Sert bir anne, hayatta aradığını bulamamış bir baba ve küçük yaşta çalışmaya başlamış bir abinin olduğu evde Tove büyüdükçe kitaplarla ilişkisi derinleşir ve okudukça başka hayatların mümkün olduğunu keşfeder. Yazmaya başlar ve ilk şiirlerini kaleme alır. Yazı onun için bir sığınak olur. Her ne kadar çevresi bunu anlamasa da artık onun tek arzusu yazdıklarının başkalarına da ulaşabilmesidir. 2. Kitap: Gençlik Artık Tove genç bir kadındır. Okulu bırakıp çalışmaya başlar. Bir yandan geçimini sağlamaya çalışırken bir yandan da yazmayı sürdürür. Şiirlerini yayımlatabilmek için büyük çaba harcar.İlk edebiyat çevreleriyle tanışır. İlk aşkları ve ilişkileri başlar. Yazar olma hayali gerçekleşmeye başlasa da özel hayatı giderek karmaşıklaşır. Tove artık çocuk değildir. Ama yetişkin olmak sandığı kadar özgürleştirici olmaz. Kadın olmanın, evliliğin ve toplumun beklentilerinin ağırlığını hissetmeye başlar. 3. Kitap: Bağımlılık Üçlemenin en sarsıcı bölümüdür. Burada Tove artık tanınan bir yazardır. Ancak dışarıdaki başarı , iç dünyasındaki fırtınaları durdurmaz.Yoğun çalışma temposu, ilişkiler ve sağlık sorunları nedeniyle ilaç kullanmaya başlar. Başlangıçta bunlar tedavi amacıyla kullanılan ilaçlardır. Ancak zamanla bağımlılık gelişir. Bağımlılık hayatının merkezine yerleşir ve artık mücadele etmesi ve geriye kazanması gereken bir hayatı vardır. Kitapları okurken beni en çok etkileyen şey, yazarın kendine karşı
Edebiyat
ÇocuklukTove Ditlevsen · Monokl Yayınları · 20241,561 okunma
8/10
·128 syf.··
2026 52. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 13:25
1917 doğumlu Tove Ditlevsen'in Kopenhag Üçlemesi Çocukluk Gençlik ve Bağımlılık adlı üç ayrı kitaptan oluşur. Aslında tek bir yaşam öyküsünün üç perdesi gibi demek yanlış olmaz. 1. Kitap: Çocukluk Bu kitapta Tove yaklaşık 7 yaşından ergenliğe kadar olan yıllarını anlatır. İlk bölümlerde Kopenhag'ın yoksul bir işçi mahallesinde yaşayan küçük Tove ile tanışırız. Sert bir anne, hayatta aradığını bulamamış bir baba ve küçük yaşta çalışmaya başlamış bir abinin olduğu evde Tove büyüdükçe kitaplarla ilişkisi derinleşir ve okudukça başka hayatların mümkün olduğunu keşfeder. Yazmaya başlar ve ilk şiirlerini kaleme alır. Yazı onun için bir sığınak olur. Her ne kadar çevresi bunu anlamasa da artık onun tek arzusu yazdıklarının başkalarına da ulaşabilmesidir. 2. Kitap: Gençlik Artık Tove genç bir kadındır. Okulu bırakıp çalışmaya başlar. Bir yandan geçimini sağlamaya çalışırken bir yandan da yazmayı sürdürür. Şiirlerini yayımlatabilmek için büyük çaba harcar.İlk edebiyat çevreleriyle tanışır. İlk aşkları ve ilişkileri başlar. Yazar olma hayali gerçekleşmeye başlasa da özel hayatı giderek karmaşıklaşır. Tove artık çocuk değildir. Ama yetişkin olmak sandığı kadar özgürleştirici olmaz. Kadın olmanın, evliliğin ve toplumun beklentilerinin ağırlığını hissetmeye başlar. 3. Kitap: Bağımlılık Üçlemenin en sarsıcı bölümüdür. Burada Tove artık tanınan bir yazardır. Ancak dışarıdaki başarı , iç dünyasındaki fırtınaları durdurmaz.Yoğun çalışma temposu, ilişkiler ve sağlık sorunları nedeniyle ilaç kullanmaya başlar. Başlangıçta bunlar tedavi amacıyla kullanılan ilaçlardır. Ancak zamanla bağımlılık gelişir. Bağımlılık hayatının merkezine yerleşir ve artık mücadele etmesi ve geriye kazanması gereken bir hayatı vardır. Kitapları okurken beni en çok etkileyen şey, yazarın kendine karşı
Edebiyat
GençlikTove Ditlevsen · Monokl Kitap · 20241,177 okunma