10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
Evet yine bir küçük yetişkin kitabı Ve kesinlikle harika bir siyer mangası. Efendimiz in peygamberliği nden önce ebabil kuşlarının Kabe'yi koruduğu zamanları manga şeklinde anlatıyor. Evlatlarımıza anlatmaya çalışıp acaba nasıl anlatılabilir kısmını halleden bir manga. Çokkkk güzel.
Bir Siyer Mangası: Beklenen 1Ömer Faruk Paksu · Aile Yayınları · 202450 okunma
Puan vermedi
Hint kökenli, Trinidad doğumlu yazarı hiç duymamıştım. Oysa 2001 yılında Nobel de almış. Kendi yaşam öyküsünden izler taşıyan kitapta, Trinidad değil ama İsabella adlı bir ada mekan seçilmiş. Bir otel odasına kapanıp geçmişini 1. tekil kişili bir anlatımla yazan yazar, çocukluğundan siyasete atılış süreci , evliliği, Londra'daki yaşantısı arasında dağınık bir geri dönüş tekniği kullanıyor. Aklına o gün hangi anısı geldiyse onu yazar bir hali var. Bazı olaylar kurgu olsa da birçok yönüyle kendi yaşamını, özellikle sömürge toplumları sorgulamış yazar. Adından anlaşılacağı üzere sömürge ülkelerin Batı 'ya özenip kendi kültürlerinden uzaklaşması, daha doğrusu onları taklit etmesi ana konu. Yazar da İsabella adası, Hindistan, İngiltere arasında tam bir aidiyet hissetmeyişini anlatıyor. Sömürge ülkelerdeki siyaset üzerine öyle güzel tespitlerde bulunuyor ki birçok ülkeye uyan gerçekler bunlar. Yazar da zaten kendileri gibi en az 200 ülkede aynı siyaset anlayışı olduğunu söylüyor. Yani egemen güçlere bağlı, onların güdümünde yürütülen bir siyaset. Sol görüşte bir parti kurup bakanlığa kadar yükselen kahramanın ani düşüşü hiç şaşırtıcı değil. Benzer örnekleri gerçekte de bolca mevcut. Taklitçiler, kendisi olamayan insanların ve ülkelerin bir öz eleştirisi diyebilirim. Anlatım biraz dağınık olsa da anlaşılır nitelikte.
TaklitçilerV. S. Naipaul · Alfa Yayınları · 202438 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Rezillik ve Sapkınlık
1/10
·211 syf.··
2026 4. kitabı
Bu Kitap hayatımda okuduğum en kötü,en mide bulandırıcı,sapkın 1 kitap.Nobel almış edebiyatçı diye öve öve bitiremedikleri ORHAN PAMUKÇU,tek yapmış olduğu Batı efsanelerinden en çok sevilen Oidipusu+Doğu Efsanelerinden en çok sevilen Rüstem ve Sührap'ı kopyala yapıştır yapıp üzerine Yeşilçam dramı koymuş,başka birşey yok!Nasıl olsa NOBEL ödüllü,eleştirecek kimsede yok,sat gitsin! Orhan Pamuk okurlarıyla resmen dalga geçiyor.Okurlar olarak koyun sürüsü psikolojisinden çıkıp,herkes okuyor övüyor,ödüllü,diye okuduğumuz adama akıl ve mantığımızla bakarsak yazdıklarının sapıklıktan başka birşey olmadığını görürüz.Bugün Orhan Pamuğun yazdıklarını sıradan,fakir bir vatandaş yazsaydı,Toplumda linç edilir,Sapıklıkla itham edilirdi.Tabi bunu Orhan Pamuk yazınca(NOBEL ÖDÜLLÜ!);Geçmiş Efsanelerden;Oidipus ve Sührab'ı Modern ve sade bir edebi sanatla tekrar yazmıştır,deniyor.Kitab'ın içeriği ise;Bir gün çalışmaya giden 16 yaşındaki veledin,kırmızı saçlı evli bir kadınla yasak ilişki yaşamasını,Rüstem ve Sührap,Oidipusla kafayı sıyırmasını,bu düşüncelerle iş esnasında ustasını yaralar,kaçar,büyür,üniversite okur,şirket kurar,evlenir ama çocuğu olmaz.Daha sonra ustasıyla iş yaptığı yere ustasının sonunu öğrenmek ister.Ustasının sonradan işkazasından kurtulduğunu öğrenir.Ayrıca 16 yaşındayken birlikte olduğu kırmızı saçlı kadının,eskiden kendisini terk eden babasınında 3 yıllık sevgilisi ve ilişkisi olduğunu öğrenir.Bu yüzden 16 yaşındayken, Kırmızı saçlı kadın onu babasına benzettiği için birlikte olmuştur.Dahası bu kadından,30 yıl sonra çocuğu olduğunu öğrenir ve kadının geçmişte 2 evlilik yaptığınıda öğrenir.(İnsanın kusması geliyor!)Kadının, kitapta vermediği erkek karakter neredeyse kalmamıştır.Sonra kendi oğlu,kendisine neden babalık yapmadığı(klas yeşilçam)hesabını sorarken
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,1bin okunma
Venedik Taciri
Puan vermedi·115 syf.··
2026 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 19:16
Kitapta şiirsel değişik bir dil var. Merhamet , adalet, aşk gibi duyguları sorguluyor. Bir Yahudi, Antonia’ya borç karşılığı Antonio’nun etinin yarım kilosunu keseceğine ilişkin sözleşme imzalatıyor ve bununla ilgili bir mahkeme var. Diğer tarafta da babası tarafından üç kutu tercihi ile evlenmeye mahkum edilen bir kız var. İki kurgu mahkemede birleşiyor. Kurgusal olarak ve olayların akışı açısından başarılı bir eser olmakla birlikte bugünden dilini incelerken insan biraz yapaymış gibi hissediyor. Alıntılar: “Eğer sevginin buraya gelmene yetmiyorsa, bu mektubu dikkate alma.“ ANTONIO : “Lütfen, Yahudi ile tartışmayı bırak. Kumsala gidip gelgit dalgalarına "Bugün fazla yükselme," desen daha iyi; "Kuzusunu yiyip niye anasını meletiyorsun," diye Kurda sorsan daha iyi.” “Meyvenin en zayıfı erken yere düşermiş.” “ Merhamet adaleti yumuşattığı zamanDünyasal güç tanrısal güce yaklaşır.” “Zorlama yoktur merhametin özünde.Cennetten yağan ferahlatıcı yağmur gibidir Süzülür gelir aşağıya, yeryüzüne. İki kez kutsanmıştır: Hem verene hem alana rahmettir. O kudretlerin üstünde en büyük kudrettir. Tahttaki kralı tacından daha çok yakışır.” “Kendi yetkinizle yorumlayın. Doğru bir şey yapmak için azıcık yanlış yapın.” Shylock Antonia’nın etinin kesilmesi için “Balık yemi olarak kullanılır hiç kimseye doyurmasa bile, intikamımı besler,” diyor. Kitaptaki boşluklar: 1. Yarım kilo et kesip de kan gelmemesi gerekliliği nedeniyle Antonia’nın affedilmesi çok saçma. Bu düğüm böyle çözümlemeliydi. Sonradan canı kasıt için Shylock’a ceza veriliyor. Baştan bu söylenmeliydi. 2. Oyunun sonunda, Antonio’nun gemilerinin aslında batmadığını bildiren mektup Portia’nın eline nasıl geçtiği tam olarak açıklanmaz. O dönemde perukların büyük bir kısmı ölen insanların saçlarından yapılmış. Bu
Venedik TaciriWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202214,7bin okunma
SPOİLERSİZ
7/10
·528 syf.·
2026 42. kitabı
Bu kitap bir dark romance. O yüzden eğer bu kitabı okumak istiyorsanız ilk sayfalarda uyarı kısmını dikkate almanız lazım. Bakın öylesine okuyup geçmeyin, özellikle hayvanlara zarar verme ve zincirleme gibi tetikleyici unsurlara dikkat edin. Eğer bu uyarılar sorun yaratmıyorsa okuya bilirsiniz. Şimdi gelelim kitap hakkında düşüncelerime. Kitabın konusunu anlatmayacağım zaten kitabın açıklama yerinde(şömizin arka tarafında) yazıyor. Sadece sevdiğim sevmediğim kısımları belirteceğim. _________________________________________ 1.Kitabın yazım dili bana göre basit, ama akıcı kitap, çok hızlı okunuyor. 2.Ana erkek karakter, yani Tufan Ali Uluhan bir tefeci ve aynı zamanda manipulatif, insanları delirtecek özelliğe sahip, kesinlikle tedaviye ihtiyacı olan bir insan. 3.En sinir olduğum şey Tufan Nergise köpek muamelesi yaptıktan sonra, ya da Sena'nın hayatıyla tehdit etdikden sonra, ya da farklı kötülük yaptıktan sonra Nergisin özür dilemesi, ona yalvarması, onun haklı olduğunu söylemesi resmen çıldırttı beni. Kitap boyunca bazı yerlerde haklı isyanlar olmasına rağmen çoğu bölümde kızın yalvarmasını okuyoruz. 4.En sevmediğim diğer şeyse tefeciler arasında kadın bedenin çirkin imalarla öne sürülmesi. Bu kısımları okumak gerçekten çok sıktı beni. Yani bu kısımları dikkate alarak söyleye bilirim ki, akıcı olmasına, hızlı okunmasına rağmen bana göre 7 puanlık bir kitap. İncelemem bu kadar, umarım bu yorumumla size yardımım dokunmuştur. Hoşçakalın.
1000Kitap
Bir Nergis Tufanı: NefretCeylin Petrikor · Martı Yayınları · 202666 okunma
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Eğer 'Şeker Portakalı' kitabını okumadıysanız, hemen okuyorsunuz! O kadar güzel bir kitap ki... Kitabın içindeki bazı karakterle çok ayar oldum. Ama bazı karakterleri de o kadar çok sevdim. Gerçekten üzülmek istiyorsanız, bu kitabı okuyabilirsiniz. Ama merak etmeyin, bu kitap için üzülmeye bile değer. Kitabı okurken çok üzüldüm ama çok da sevdim. Kitabın hissettirdiği duygular o kadar yoğun ki... Bu kitabı -kesinlikle- size öneriyorum. Ayriyeten bu kitap benim asla değişmeyecek 1. favori kitabım olucak.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,1bin okunma