Taklitçiler

V. S. Naipaul
Tahmini Okuma Süresi:
10 sa. 26 dk.
Sayfa Sayısı:
368
Basım Tarihi:
16 Temmuz 2024
İlk Yayın Tarihi:
1967
Yayınevi:
Alfa Yayınları
Orijinal Adı:
The Mimic Men
ISBN:
9786253890407
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi
Hint kökenli, Trinidad doğumlu yazarı hiç duymamıştım. Oysa 2001 yılında Nobel de almış. Kendi yaşam öyküsünden izler taşıyan kitapta, Trinidad değil ama İsabella adlı bir ada mekan seçilmiş. Bir otel odasına kapanıp geçmişini 1. tekil kişili bir anlatımla yazan yazar, çocukluğundan siyasete atılış süreci , evliliği, Londra'daki yaşantısı arasında dağınık bir geri dönüş tekniği kullanıyor. Aklına o gün hangi anısı geldiyse onu yazar bir hali var. Bazı olaylar kurgu olsa da birçok yönüyle kendi yaşamını, özellikle sömürge toplumları sorgulamış yazar. Adından anlaşılacağı üzere sömürge ülkelerin Batı 'ya özenip kendi kültürlerinden uzaklaşması, daha doğrusu onları taklit etmesi ana konu. Yazar da İsabella adası, Hindistan, İngiltere arasında tam bir aidiyet hissetmeyişini anlatıyor. Sömürge ülkelerdeki siyaset üzerine öyle güzel tespitlerde bulunuyor ki birçok ülkeye uyan gerçekler bunlar. Yazar da zaten kendileri gibi en az 200 ülkede aynı siyaset anlayışı olduğunu söylüyor. Yani egemen güçlere bağlı, onların güdümünde yürütülen bir siyaset. Sol görüşte bir parti kurup bakanlığa kadar yükselen kahramanın ani düşüşü hiç şaşırtıcı değil. Benzer örnekleri gerçekte de bolca mevcut. Taklitçiler, kendisi olamayan insanların ve ülkelerin bir öz eleştirisi diyebilirim. Anlatım biraz dağınık olsa da anlaşılır nitelikte.
TaklitçilerV. S. Naipaul · Alfa Yayınları · 202438 okunma
ıstırap bile, yeterince tekrarlanırsa bayağılaşır.
5/10
·336 syf.··
2022 77. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2022 11:55
"İngilizleşmiş Hintli bir Trinidadlı... Hindistan'dan Karayiplere göç eden bir ailenin Londra'da eğitim görmüş çocuğu… Müthiş bir dil ustası. Kendine özgü, keskin bakış açısı olan, “Üçüncü Dünya’nın farklı sesi”ydi." diye tanıtmış yazarı Orhan Pamuk. Nobel ödülü almış ve 2010 da ülkemize İstanbul'un kültür başkenti olması münasebetiyle davet edilmiş ve ülkede ki yönetimi beğenmediğini dile getirerek bu daveti reddetmiş sanırım. Bu olay o zamanlar ülkemizde birçok tartışmaya yol açmış ve kendisi sert eleştirilere maruz kalmış. 85 yaşında ise vefat etmiştir. Kendisine, kendinizi nasıl tanımlarsınız sorusuna; " ben yazdıklarımın toplamıyım." diyerek yanıtlamıştır. Esere gelecek olursam; İngiltere sömürgesi olan bir ada da doğup büyüyen, İngiltere’de aldığı eğitim sonrası iki kültür arasında bocalayan, kimlik sıkıntısı çeken Ralp isimli birinin hayat hikayesini anlatıyor. İngiliz eşiyle adasına döndükten sonra, siyaset alanında basamakları hızla tırmanır ve hatırı sayılır bir servet elde eder. Ancak düşüşü de aynı hızda olur. Aidiyet, kimlik, üst kimlik, sömürgecilik, vb birçok konuda güzel tespitleri olan eser, genel akıcılık ve kurgu bakımından çok tatsız. Keyifli okumalar dilerim.
Edebiyat
TaklitçilerV. S. Naipaul · Can Yayınları · 201438 okunma
Taklit Edilen Hayatlar, Gerçek Olmayan Kimlikler
Puan vermedi·336 syf.··
2025 89. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2025 11:51
Roman, ilk sayfalardan itibaren okuru yerinden eden, kolay kolay kavranamayan bir metin. Anlatıcının parçalı, zamanlar arasında sıçrayan dili başta bir dağınıklık hissi uyandırsa da, ilerledikçe bunun karakterin zihinsel dağınıklığıyla örtüştüğünü fark ediyorum. Ralph Singh’in otel odasında geçmişini çözümlemeye çalışırken kurduğu anlatı, aslında kendi kimliğini bir türlü sabitleyemeyen, hem Batı’ya ait olmak isteyen hem de ait olamayan bir adamın çırpınışı gibi. Roman boyunca en çok hissettiğim şey, bir yere ait olamamanın yarattığı o içsel boşluk oldu. Singh’in İngiltere’deki deneyimleriyle, Karayipler’deki çocukluğunun hatıraları sürekli çarpışıyor. Ne oralı olabiliyor ne buralı. Bu gerilim onun hem özel ilişkilerine hem de siyasi kariyerine sızmış. Bir şey olmaya çalışıyor ama ne olduğunu bir türlü bilemiyor. Belki de Naipaul’un asıl derdi tam da bu: bir kimliği taklit ederek yaşamanın mümkün olmadığını göstermek. Metnin en çarpıcı yanlarından biri, sömürge sonrası toplumların Batı’yı taklit etme biçimlerinin yüzeyde kalmış olması. Siyasal yapılar, eğitim sistemi, hatta konuşma tarzı bile bir tür sahnelenmişlik içeriyor. Ralph Singh’in çevresindeki karakterlerde de bunu görüyoruz: ne kadar güçlü görünmeye çalışsalar da, kendi içlerinde büyük bir belirsizlik taşıyorlar. Hiçbiri kendi toprağından, kendi hikâyesinden beslenmiyor. Herkes başka birine, başka bir yere öykünüyor. Naipaul'un İçsel çözümlemeleri zaman zaman melankolik bir ton taşıyor. Özellikle Londra’daki otel odasının soğukluğu ile Isabella Adası’nın geçmişe ait, sisli sıcaklığı arasındaki karşıtlık çok etkileyiciydi. Sanki hem zaman hem mekân parçalanmış ve Ralph Singh bu kırık aynalarda kendini arıyor. Sonunda kitabı bitirdiğimde, olay örgüsünden çok bu arayış hali kalıyor içimde. Bir karakterin
TaklitçilerV. S. Naipaul · Can Yayınları · 201438 okunma
4/10
·270 syf.··
2026 2. kitabı
·
82 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2026 13:08
Çok zor okuduğum bir kitap oldu. Konuyu takip etmek zordu. Uzun yıllar sonra ilk defa bir kitabı okurken bitse de kurtulsam dedim. Belki bana hitap etmedi, belki de yanlış bir dönemde okudum. Birinci ağızdan yazılmış, diyalog çok nadir göreceğiniz sömürge hayatını çok ağdalı bir dille anlatan eser. Cümleler çok uzun...
TaklitçilerV. S. Naipaul · Merkez Kitaplar · 200738 okunma
8/10
·336 syf.··
2023 64. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2023 00:05
Kitabı okurken ve okuduktan sonra garip hissettim. Belki de beğendiğim içindir. Karayiplerdeki bir İngiliz sömürgesi ada da ve İngiltere de yaşadıklarını anlatır yazar. Kendi halkının mahkum olduğu bazı çaresizlikleri ve kültür çatışmasını dramatik bir şekilde anlatır. Dramanın da hayatın bir parçası olduğunu ekler. Sonrasında siyasete atılır. Alt ve orta sınıftaki insanların desteğiyle iktidar olur. İktidar olduğunda bir boşluğa düşer. Sanki ip çekme yarışmasında karşı tarafı ipi birden bırakmış gibi olur. Burada aklıma Orwell'ın Hayvan Çiftliği geldi. Başarıya giden yolda hiçbir sorun yoktu fakat hedefe ulaşıldığında gerçek idealleri ortaya çıktı. Yazar, herşeyi o kadar güzel anlatabiliyor ki kitabı beğenmemek elde değil. V. S. Naipaul
Edebiyat
TaklitçilerV. S. Naipaul · Can Yayınları · 201438 okunma
Giyinik otuz şilin, soyunuk iki gine.
Puan vermedi
Sir Vidiadhar Surajprasad Naipaul (1932-2018), Trinidad ve Tobago doğumlu, Britanyalı kurgu ve kurgu olmayan İngilizce eserler yazarıdır. Trinidad'da geçen erken dönem komik romanları, genişleyen dünyadaki yabancılaşmaya dair kasvetli romanları ve ihtiyatlı yaşam ve seyahat günlükleriyle tanınır. Çoğunlukla beğenilen, ancak bazen tartışmalara yol açan düzyazılar yazdı. Elli yılda otuzdan fazla kitap yayımladı. Yazar Nobel ödülü almış ve 2010 da ülkemize İstanbul'un kültür başkenti olması münasebetiyle davet edilmiş ülkede ki yönetimi beğenmediğini dile getirerek bu daveti reddetmiş. Uzun bir günlük gibi konular birbiriyle alakasız şekilde,kolay kavranamayan bir metin. Anlatıcının parçalı, zamanlar arasında sıçrayan dili başta bir dağınıklık hissi uyandırıyor, Dil kolay akıcı, sanki karşısındaki arakadaşına içini döküyor. Sömürgecilik sonrası dönemde kimlik bunalımı yaşayan Karayipli bir Hintlinin, sömürgeci kültürleri ve modern dünya düzenini "taklit etmeye" çalışırken kendi yalnızlığı ve kaosunda kayboluşunu anlatıyor. Güven ihtiyacı sürekliydi. İşe sık sık fahişeleri ziyaret ederek başladım. Bunu sadece içgüdülerim önermiyordu, okuduklarımdan da etkilenmiştim. Bu kadınların sundukları şeylerin müptelası olmuştum; az ya da çok zevk, korkunun yarattığı o ani tahrik ve ardından da bunun çabucak harcanışı. Ama bu grotesk(tuhaf-abartılı) bir işti; en az grotesk yanı da sözlük anlamıydı. Kişisel hizmet, cezalandırma, hükmetme, giyinik otuz şilin, soyunuk iki gine. (Beğenmedim kadınları aşağılıyor)(Syf.40) Churchill'i politik başarısızlıktan kurtar mak için bir dünya savaşı gerekmiştir. Oysa gerçek poli tikacı, yetenek ve kusursuzluğu yalnızca başarıda bulur. Yetenekleri ona aniden gelir. Başka zaman kötü, denge siz ve güçsüz olan o, artık cömertliğin, uzlaşmacılığın ve
TaklitçilerV. S. Naipaul · Can Yayınları · 201438 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

V. S. NaipaulYazar · 10 kitap
Sir Vidiadhar Surajprasad Naipaul (d. 17 Ağustos 1932 Chaguanas, Trinidad ve Tobago) yazar. Hayatı 1932’de Trinidad’da doğdu. 1950’de bursla geldiği İngiltere’de Oxford Üniversitesi'ni bitirdi. 1954’te ilk kitabını yazdı ve başka hiçbir işte çalışmadı. 1960’ta İngiltere dışına yolculuklar yapmaya başlayarak gezi türünde başarılı yapıtlar verdi. Çalışmaları Hakkında The Middle Passage’da (1962) Batı Hint Adaları ve Güney Amerika’daki sömürgecileri ve işbirlikçileri anlattı. Yarı-otobiyografik romanı An Area of Darkness’da (1964) Hindistan’da geçirdiği bir yılda edindiği izlenimleri aktardı. The Overcrowded Barracoon (1972) seçilmiş makalelerinden oluşur; A Wounded Civilization (1977) Hindistan hakkında analitik bir çalışmadır. The Return of Eva Peron ve Killings in Trinidad (1980) gerilla faaliyetleri sırasında Arjantin’deki olayları, Mobutu’nun Kongo’sunu ve Michael X Black Power hareketini konu eder. Among the Believers: An Islamic Journey (1981), yazarın 1979 ve 1980’de İran, Pakistan, Malezya ve Endonezya’ya yaptığı yedi aylık bir yolculuktaki izlenimlerini anlatan geniş kapsamlı bir araştırmadır. Finding the Centre (1984); iki farklı anlatım biçimiyle yazma sürecini ve okuyucuyu bu sürece ortak etme çabasını anlatır. A Turn in the South (1989) Güney Afrika’nın derinliklerine yaptığı yolculuk hakkındadır. India: A Million Mutinies Now ise modern Hindistan’daki toplumsal huzursuzlukları konu alır. V.S. Naipul 1993’te “yaşayan İngiliz yazarlarının yaşam boyu çalışmalarına” verilen David Cohen ödülünü kazandı. Eleştiriler Batının gözüyle doğuyu ve meselelerini ele alan yaklaşımı, bir başka ifadeyle oryantalizmi birçok kesim tarafından eleştirildi. 2001'de Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.