Sevmenin zorunluluğu yoktur.
...dünyada insanları birbirini sevmeye zorlayabilecek hiçbir şeyin bulunmadığını, insanlığı sevmenin yaradılıştan gelen bir zorunluluk olmadığını ileri sürdü. Böyle bir kanun yoktur, dedi.
Yordam edebiyatı·Kitabı okuyor
Bencil öykü
Kurşun yağmurundan, bomba, mayın korkusundan, tutuklanma kaygısından masalarını sokağa kurmaya cesaret edemeyenlerin sığınağıdır.
Sayfa 29·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Teslimiyetimizdeki saflığın bir tür karşılığı olarak hikâyemizi de "iyi söyleme"miz, "hayallerimizle süsleyerek "güzel"leştirmemiz ve başkalarının hikâyelerinden hikâyemize, hikâyemizden başkalarının hikâyelerine "değen"lerle zenginleştirmemiz gerekir
Sayfa 25·Kitabı okuyor
Söz gelimi sigaranın, haram olduğuna dair müctehid âlimlerden bir görüşün nakledilmemesinden dolayı sigaranın mubah sayılmasını doğru bulmayan Hâdimî, meselede müctehid bir âlimin her asırda bulunabileceğini söylemiştir. Kötü kokusunun insana eziyet vermesi ve malın ihtiyaç olmayan bir yere harcanıp israf edilmesi gibi sebeplerden dolayı sigaranın kullanılmasına cevaz vermeyen görüşün doğru olduğunu ifade eden Hâ-dimî, mutlak manada bir müctehid olmadığı durumda, mutlak müctehidin koyduğu kaide ve usûle riayet ederek bir âli-min meselenin hükmünü verebileceğini belirtmiştir.
Zıharın tarihselliği (Bir de sadece Medine'de var)
Cahiliye devrindeki boşama/boşanma türlerinden biri de "zıhar"dı. Aynı zamanda yemin hükmünde olan zıhar bir kişinin, karısını kendi anasına veya diğer mahremlerinden birine benzetmesiydi. Adam karısına, "Sen bana artık anamın sırtı/karnı/baldırı/ferci gibisin" veya "Sen bana artık kız kardeşimin, halamın, teyzemin sırtı gibisin" der ve bu suretle zıhar gerçekleşirdi. Daha ziyade erkekle karısı veya karısının akrabaları arasında husumet zuhur ettiğinde zıhara başvurulur ve bu uygulamada acelecilik, sorumsuzluk, ihtiyatsızlık, kendine hâkim olamama gibi saikler ön plana çıkardı. İbn Âşûr (ö. 1973) cahiliye devrindeki zıhâr âdetiyle ilgili şu tespitlerde bulunmuştur: "Öyle sanıyorum ki zıhar Yesrib/Medine ve çevresinde yaşayan Arapların uyguladıkları bir boşama usulüydü. Çünkü bu coğrafyadaki Araplar Yahudilerle iç içe ya­şıyorlardı. Arap Yarımadası'nın Mekke, Tihâme, Necid ve diğer bölgelerinde yaşayan Araplar arasında zıharın bilindiğini sanmıyorum. Çünkü anılan bölgelerdeki Arapların sözlerinde zıhara benzer bir ifadeye rastlamadım. Zıhardan sadece Medine'de inen Mücâdile ve Ahzâb surelerinde söz edilmiş olması bu tezi güçlü kılan bir delildir (...) Bana öyle geliyor ki Yesribli Araplar zıharı kesin boşanmada tahrim hükmüne ilişkin bir vurgu/mübalağa ifadesi olarak icat ettiler. Çünkü onlar İslam'dan önce Yahudilerle iç içe yaşıyor ve onların örf, âdet ve geleneklerinden etkileniyorlardı. Yahudiler nisâüküm harsün leküm ayetinin tefsirinde de bahsi geçtiği üzere, erkeğin karısına arkasından yaklaşmasını yasak sayıyorlardı. Bu sebeple, zıhar ifadesinde zahr kelimesi kullanılmıştır. Dahası, Yesribli Araplar tahrimi çok ağır bir şekilde ifade etmek için arka (dübür) kelimesiyle ana arasında ilişki kurmuşlar ve böylece zıhar kişinin kendi anasıyla ters yönden ilişkiye
Sayfa 101 - Kırmızı Kedi Yayınevi·Kitabı okuyor
Din
Rambo - İlk Kan" filmi 1982 yılında gösterime girmiş; sadece Amerika'da değil, tüm dünyada çok fazla izlenince dört devam filmi daha çekilmişti. Filmin resmi hasılatı yaklaşık 1 milyar dolar olmuştu. Bilgisayar oyunları, kitaplar, tişörtler, başta "Rambo bıçağı" olmak üzere aksesuarlar, korsan vs. ile filmin oluşturduğu sektör birkaç milyar doları aşmıştı. Ne anlatıyordu Rambo? Bütün dünyada neden bu kadar izlendi? İçinde kan, gözyaşı, aşk, macera, şiddet, güç, cesaret, intikam her şey vardı. Eğlenceliydi. O kadar mı? Tabii ki hayır. Aynı zamanda öğreticiydi. Amerikan askerinin ne kadar güçlü, dayanıklı, iyi eğitilmiş, bilgili, donanımlı, fedakâr, vatansever ve yenilmez olduğunu öğretiyordu. Amerikan ordusu sadece ve sadece bir Amerikan askeri tarafından zorlanabilirdi. Tek bir Amerikan askeri bile bir ülkeyi, örneğin Afganistan'ı dize getirebilirdi. Bırakınız ABD ordusunu, tek bir ABD askerini bile yenebilmek mümkün değildi. 1982'den 2019'daki "Rambo - Son Kan" filmine kadar her beş filme de ABD dışında dünyanın hemen her ülkesinde insanlar hem para ödemiş hem de ABD'nin nasıl yenilemez olduğunu bile isteye idraklerine kazımışlardı. ABD hem film çekip para kazanıyor hem de küresel ölçekte çok verimli ve başarılı biçimde propagandasını yapıyordu.
Sayfa 19 - Sembol / Aydın Ünal / Merkava·Kitabı okudu