Bu 23 yılda ne oldu? Resûlullah (sav) vahiy ile toplumda çok büyük dönüşümlere sebep oldu. İnsanların sadece yeme içme âdetleri değişmedi, uyuma ve uyanma şekilleri de değişti. Temizlenme biçimleri değişti. Evlenme ve boşanma hukukları değişti. Nefret ettikleri ve sevdikleri davranışlar değişti. Bakışlarının şekli değişti. Seslerinin rengi değişti. Sohbet konuları değişti. Dost-düşman olma kriterleri değişti. 23 yılda kültürel, sosyal, dinî, ekonomik, siyasi açıdan her şey değişti. İnsanların eski hallerinden eser kalmadı; kalan sadece kendi dilleriydi. Araplar yüzyıllardır şiirleriyle iftihar ediyorlardı. Sonraki yüzyılda ise artık kimse şiir yazmıyordu çünkü artık nesilden nesle geçen tek şey Kur'ân ve Resûlullah'ın (sav) sünneti olmuştu. Bu durumu -bu kelimeyi sevmiyorum ama- 23 yıl süren herhangi bir devrimle karşılaştırın. Devrim sona erdiğinde, ekonomik ya da siyasi sistem belki değişir ama dinî görüş genellikle aynı kalır. Siyasi görüş belki değişir ama kültür aynı kalır. İslam söz konusu olduğunda ise "Ne değişti?” değil, "Ne değişmedi ki?" demeniz gerekir.
Alıntı
Her amelde -bu amel az da olsa- mutlaka, Allahu Teala’ya ait şu üç şey bulunur: 1- Tevfik: Yapılacak işle kulun buluşmasını sağlamak. 2- Kuvvet: Kulda işi yapacak imkanların bulundurulması. Bunların başında akıl gelir. 3- Sabır: Fiilin tamamlanmasını sağlayan manevî destek.
Sayfa 495 - Semerkand Yayıncılık, 2. Baskı, Aralık 2003 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okuyor
Kul, kalbinde kötü bir düşünceden sonra, kendisini ondan alıkoyan bir hayır düşüncesi buluyorsa bu, onun ilâhî himayede olduğunu ve manen desteklendiğini gösterir.
Sayfa 494 - Semerkand Yayıncılık, 2. Baskı, Aralık 2003 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okuyor
Bazen, kalbe, önce, meleğin hayrı emreden ilhamı gelir. Peşinden de, kulun nasıl amel edeceğine bakmak için Allah-u Teala’dan bir imtihan olarak ve şeytanın da hasedinden dolayı, kulu hayırdan alıkoyan, onu ağırdan alma ve gecikmeye sevk eden şeytanî vesveseler kalbi sarar. Bu durumda kula, melekten gelene itaat, şeytandan gelene ise, isyan etmesi gerekir.
Sayfa 493 - Semerkand Yayıncılık, 2. Baskı, Aralık 2003 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okuyor
"Benzeri bir sure getirin"
Kureyşliler kan akıtmaya, sırf Müslüman oldu diye kendi ailelerini bile öldürmeye veya şehirden sürmeye, savaşa katılmaya hazırdılar ama kelimelere karşı koyamadılar. Kur'ân'a benzer bir şeyle gelebilselerdi tartışma orada bitecekti. O zaman kimseyi öldürmelerine, savaşmalarına gerek kalmayacaktı. Bu pahalı girişim en baştan bitecekti. Allah (cc) onları kendi kelimeleriyle mağlup etti. Bu kelimeler çok daha ağır ve zordu. Babalarına, kardeşlerine, çocuklarına karşı savaşmak onlar için daha kolaydı.