Puan vermedi
"Bazı yaralar görünmezdir; onları ancak satır aralarında hissedersiniz." Beyaz Leke, yalnızca romantik bir hikâye anlatmıyor; aynı zamanda insanların geçmişlerinden taşıdığı izleri, kırgınlıklarını ve iyileşme çabalarını da gözler önüne seriyor. Karakterlerin kusursuz olmaması, onları daha gerçek ve daha yakın hissettiriyor. Okurken zaman zaman sinirlendiğim, zaman zaman ise duygulandığım anlar oldu. Yazarın akıcı anlatımı sayesinde sayfalar hızla ilerliyor. Özellikle diyaloglar ve karakterlerin iç dünyasına yer verilmesi, hikâyeyle bağ kurmayı kolaylaştırıyor. Elbette bazı olaylar klasik gençlik romanı havası taşısa da, duyguların samimi aktarılması bu eksikliği büyük ölçüde kapatıyor. Bu kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey, herkesin içinde başkalarının göremediği bir "beyaz leke" taşıyabileceği düşüncesiydi. Kimileri bunu saklamayı seçerken, kimileri ise doğru insanlarla karşılaştığında iyileşmeye başlıyor. Eğer duygusal yönü güçlü, akıcı ve karakter gelişimine önem veren gençlik romanlarını seviyorsanız, Beyaz Leke'ye bir şans verebilirsiniz. Benim için keyifli ve düşündürücü bir okuma deneyimiydi. Puanım: 8,5/10.
Beyaz LekeAslı Arslan · İndigo Kitap · 20246,1bin okunma
KalpKalpKalp
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 19:40
__"Kendin yaşa kendin gör boşver sana anlatılanları. Biz ne anlatsak yalan, biz ne anlatsak dolan" __ kitabın yazım dili konusu herşeyi aşırı güzeldi sonda rüyaya bağlama işi aşırı saçma olsada 10/10 olmasını değiştirmiyo biraz daha uzun olsaymış keşke tüm karakterler (özellikle az ve değerli karakterler olduğu için) çok iyi anlatılmış kapak tasarımı dikkatimi çekmişti ama bu kadar çok alıntı olduğunu bilmiyordum iyikialmisimkalpkalpkalp ama depresyon garanti
Başkalarının TanrısıMine Söğüt · Can Yayınları · 20225,1bin okunma
Reklam
Beyaz Leke (Abartıldığı Kadar İyi Mi?)
Puan vermedi
Özellikle Wattpad camiasına dahil olan neredeyse her okurun duyduğu bir kitaptan bahsedeceğim: Beyaz Leke... Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, bu yorum eleştiri amacıyla yazıldığından kaynaklı bol bol spoiler içerecektir. Gerekli uyarılar yapıldığına göre yiyeceğim muhtemel linçleri göze alarak konuşmama başlıyorum. Öncelikle Beyaz Leke distopya türüne dahil olarak satışa sunulmuş bir kitap. Ana kadın karakterimizin ismi Eftalya Atalar, ana erkek karakterimizin ismi ise Tugay Demir Çeviker. Eftalya Atalar bir avukatken, Tugay ise bir örgüt lideri. Her şeyden önce beni rahatsız eden ve kurgudan uzaklaştıran şey kitabın distopya olarak pazarlanmasına rağmen daha çok bir aşk romanı özellikleri taşıması. Elbette bir roman diğer unsurların yanında aşk içerebilir ancak bu kitabı okurken sürekli aşk fazla ön planda tutulmuş ve tamamen bir aşk romanı haline gelmiş gibi hissettim. Mesela eğer bir kurgu distopya ise ben öncelikle detaylı işlenmiş bir distopik evren bekliyorum, bu kurgu ise bu isteğimi karşılamadı. Yazılmış bir baskıcı devlet vardı fakat bu evren detaylandırılmamıştı. Sadece arka planda baskıcı bir hükümet olduğu söyleniyordu. Tek detaylandırılan yer ada hapishanesinin içi ve krallıktan kişilerdi. Onlar da Tugay ile Eftalya aşkında dram yapabilmek içindi. Yani bir distopik kitap değil, dramatik aşk kurgusu gibiydi. Başka bir hoşuma gitmeyen şeyse yazarımızın Tugay'ı mükemmel ve kusursuz bir erkek karakter olarak yazmaya çalışırken Eftalya hariç herkesi arka planda bırakmasıydı. Ben bir kitap okurken o kitapta kendimi ana kadın karakter gibi değil de orada onları izleyen görünmez bir kişi gibi hissederim. Bu sebeple de hiçbir zaman bir romanı okurken sırf erkek karakter kadın karaktere iyi davranıyor diye onu sevmem. Bir erkek karakteri sevmem için sadece müstakbel
Eleştiri
Beyaz LekeAslı Arslan · İndigo Kitap · 20246,1bin okunma
10/10
·320 syf.··
2026 88. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 18:48
En beğendiğim Alice Feeney kitabı oldu. Bundan öncekileri de çok beğenmiştim ama bu gerçekten çok ince düşünülerek yazılmış ters köşelerde doluydu. Benim puanım 10
Kocamın KarısıAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 202621 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 43. kitabı
Uyanan Güzel,Jale Sancak'ın 2018 yılında Attila İlhan Roman Ödülü'nün sahibi hem duygusal hem sert gerçekçi kitabı. Tıpkı hayat gibi. Çok sevdim ben. Okurken kendimi karakterlerin yerine koydum,onların derdi benim derdim oldu. 1980 darbesinin savurduğu bir aşk,Bosna savaşı travmaları,kadınların küllerinden doğma hikayelerini anlatan etkileyici bir roman bu. Romanın adı içeriğine çok yakışmış:Uyanan Güzel. Yine dili de çok masalsı çok şiirsel. Tutturulan dil ve anlatım da içerik ile çok örtüşmüş. Romanda italik harflerle yazılan bölümlerde , 10 binlerce yıl önce İstanbul'a gelip yerleşen kişilerin ve insanoğlunun doğayı nasıl tahrip ettiğini yine masalsı bir dille anlatmış yazar. Üstelik diğer bölümlerde küresel iklim krizi,kentsel dönüşüm için yapılan eylemlerle bütünleştirerek . Romanın iki ana karakteri vardır:Vahide ve Adrian. Vahide ,kırklı yaşlarının sonlarında, terzilik yaparak yaşamını kazanan ve yeğenine annelik yapan bir kadındır. Asıl hayali resim yapmak olan, gençlik aşkı Sedat’ın babası tarafından ihbar edilmesiyle hayatı sekteye uğrayan Vahide, zamanla, roman boyunca kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenir. Adrian ise Romanya'dan İstanbul'a savrulmuş sokak çalgıcısı ve akordeon ustasıdır. Bosna Savaşı'nda bacağını ve sevdiklerini kaybetmiş, ağır travmalar atlatmıştır. İstanbul'da Vahide ile yollarının kesişmesi, her ikisinin de yaralarını sarmasına vesile olur. Eserde Vahide karakteri üzerinden ataerkil düşünce kalıpları, kadına dayatılan edilgenlik ve susturulmuşluk sorgulanır. Vahide, geleneksel bağların gölgesinde kalmışken kendi içindeki potansiyeli fark edip varoluş sancılarını aşar. Tabii bunda aktivist yeğenine ve Adrian'a duyduğu aşkın payı da vardır. Evdeki yatalak baba Azmi Bey ise gerçekten çok sinir bozucuydu. Toplumda böyle bir baba
Uyanan GüzelJale Sancak · Sia Kitap · 202610 okunma
10/10
·240 syf.··
2026 142. kitabı
Bugün sizlere iş hayatının içinde kaybolmuş, yönünü arayan herkesin kendinden bir parça bulabileceği bir kitapla geldim: Beyaz Yakanın Dört Mevsimi Bu kitap klasik kişisel gelişim kitaplarından biraz farklı. “Başarılı olmanın 10 yolu” ya da “liderlik sırları” gibi keskin kurallar sunmuyor. Bunun yerine çalışma hayatının iniş çıkışlarını, insan ilişkilerini, tükenmişliği, yeniden başlamayı ve büyümeyi mevsimler üzerinden samimi bir dille anlatıyor. Okurken en çok hoşuma giden şey, kitabın kendini bir üst perdeden anlatmaması oldu. Sanki kahve molasında bir arkadaşınız size yaşadıklarını anlatıyor gibi hissettiriyor. Özellikle Ikea örneği çok etkileyiciydi. Her sistemin herkese uymayacağını, iş hayatında bazen adapte olmanın ne kadar önemli olduğunu çok güzel anlatıyordu. Bence bu kitap özellikle: İş hayatına yeni başlayacak gençler, Ofis hayatında yorulan beyaz yakalılar, Kariyerinde yönünü sorgulayanlar için güzel bir rehber olabilir. Altını çizmelik cümleleri, kısa ama düşündüren pasajları ve sıcak anlatımıyla okunması keyifli bir kitaptı. Çünkü bazen insanın ihtiyacı olan şey büyük başarı formülleri değil, “yalnız değilsin” hissidir… Kitapla kalın dostlar
Beyaz Yakanın Dört MevsimiEren Gülsever · Ceres Yayınları · 20263 okunma
Reklam
Reklam